DALGIÇLAR SUYUN ALTINDAN TEPKİ VERDİ: ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
DALGIÇLAR SUYUN ALTINDAN TEPKİ VERDİ: ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
Toplumu derinden sarsan 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin iki çocuk tarafından öldürülmesine bir tepki de dalgıçlardan geldi. Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu üyeleri, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 15 yaşına girecek olan Mattia Ahmet Minguzzi’nin fotoğrafının bulunduğu ‘Çocuklar Öldürülmesin’ yazılı pankartı suyun altında açtı. Minguzi’nin ailesinden alınan izin üzerine açılan pankart ile çocukların öldürülmesi protesto edildi. Ahmet’in sembol fotoğrafıyla birlikte hayattan kopartılan diğer çocuklarda hatırlatıldı.
Toplumsal olaylara verdikleri tepkiyle tanınan dalgıçlardan oluşan Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu, son yıllarda artan çocuk cinayetlerinin son bulması için daldı. Türk toplumunu derinden etkileyen Mattia Ahmet Minguzzi’nin iki çocuk tarafından öldürülmesi ve mezarının saldırıya uğramasına tepki gösteren dalgıçlar, Suadiye sahilinden denize girdi. 6 metre derinlikte ve sahilde ‘Çocuklar Öldürülmesin’ yazan ve Minguzzi’nin fotoğrafının bulunduğu pankartı açan dalgıçlar, çocuk ölümlerinin son bulması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu Başkan Yardımcısı Gökhan Karakaş, “Bu cinayette her çocuk ölümü gibi bizleri çok etkiledi ve üzdü. Sesimizi suyun altından duyurarak tepkimizi dile getirmek istedik. Bu güzel evladımızın mezarının tahrip edilmesi ise toplumun geldiği ürkütücü saldırganlığı kanıtlıyor. 23 Nisan gibi özel bir günde doğan Ahmet’i, ailesinden izin alarak suyun altında andık. Toplumun vicdanında derin yara açan Ahmet’in fotoğrafıyla birlikte Narin Güran, Leyla Aydemir, Irmak Kupal, Melike Tanhal ve diğer masum çocukları da hatırlatmak istedik” dedi.
SUYUN ALTINDAN YÜKSELEN TEPKİ VİDEOSU: ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
Binlerce yıldır Asya ile Avrupa’yı bağlayan en stratejik deniz geçitlerinden biri olan Marmara Denizi, bağrında barındırdığı tarihi batıklar ve kültürel varlıklarla dünyanın en zengin su altı açık hava müzelerinden biri olmayı sürdürüyor. Antik ticari amfora batıklarından Bizans dönemi kadırgalarına, Osmanlı yük gemilerinden yakın döneme ait batıklara kadar geniş bir kronolojik yelpazeye sahip olan Marmara’nın dibi, su altı arkeologlarının yürüttüğü titiz çalışmalarla haritalandırılıyor. Yalova’nın Altınova ilçesi sınırlarında yer alan Hersek Deltası’nda yürütülen kara ve su altı arkeolojik kazıları, Marmara Denizi’nin en önemli kıyı yerleşimlerinden ve antik liman komplekslerinden birini gün yüzüne çıkarıyor. Cumhurbaşkanlığı kararlı su altı kazıları statüsünde yer alan ve Marmara Denizi’ndeki tek aktif su altı arkeolojik kazısı olma özelliğini taşıyan projede, Helenistik Dönem’den Doğu Roma ve Osmanlı’ya uzanan 2 bin 500 yıllık tarih belgeleniyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.