1. Haberler
  2. Genel
  3. DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN… DENİZİN TUZU ÇOKTAN KOKTU

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN… DENİZİN TUZU ÇOKTAN KOKTU

Duyduk duymadık demeyin! Denizin tuzu çoktan koktu... Tamer Şahin, “Denizi Çorba Ettim” romanıyla okuyucuları edebiyatın şifa dolu enginliklerine davet ediyor. Bu davete icap edip kitabın sayfalarını çevirdikçe, Amerika kıtasını güçlü, zengin ve dalkılıç Osmanlı denizcileri yerine, neden parasız, pulsuz, hatta güçsüz denebilecek Hıristiyan korsanların keşfettiği üzerine düşünmeye başlayacak, soluk soluğa okuyup bitirdiğinizde tarihe ve denizlere çok farklı gözle bakacaksınız.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anadolu’nun bağrından çıkıp Kuzey Afrika’ya yerleşen Osmanlı korsanları

Osmanlı Akdeniz’den dışarı çıkmadı derler. Tamer Şahin, Denizi Çorba Ettim romanında bu söylemin doğruyu yansıtmadığını gösterirken, gerçekte olup bitenleri deniz tuzuyla pişirip kaynaklarıyla birlikte okuyucuya masal tadında aktarıyor.

 Bir kayığımız var idi, güvertesi sazdan, karinası deniz kabuğundan. Bir tüfeğimiz var idi, deniz ile doldurur, güneş ile ateşlerdik. Çıkardık dalga tepesine, heyamola gezer iken, kırk martı ayağa kalkar idi. Zaman o zaman idi; kaşalot bineğimiz, yunus yedeğimiz idi; yedi düvel bizden korkar idi.

Anadolu’nun bağrından çıkıp Kuzey Afrika’ya yerleşen Osmanlı korsanlarının Akdeniz ve Atlantik Okyanusu’nda yaptıkları akınlarla yüzyıla damgasını vurduğunu, Türk denizciliğine altın çağını yaşattığını biliyoruz. Bu denizciler, bize anlatılanlara göre gaza için yani Allah ve Hak yolunda kılıç sallamışlar. Lakin ilginç olanı şu ki, kesilen kellelerin üçte ikisi Müslüman!

 

Bu denizciler yeri geldiğinde çok ilginç taktikler uyguluyorlar. Örneğin İstanbul’un fethinde Fatih’in gemileri karadan yürütmesi gibi Barbaros ve Turgut Reis, Sultan Mulay’ı ele geçirmek için gemilerin toplarını, yelkenle donatıp Kayravan Kalesine (denizden 50 km içeride) kadar çölde yürütüyorlar.

Okyanusların bilinmeyen sularında gemilerin aşağıya yuvarlandığına, alev alev yandığına inanılan bir dönemde, Piri Reis, dünyanın ilk haritasını yapıyor ve önce Sultan Selim’e sonra da Sultan Süleyman’a gösteriyor. Allah’ın yeryüzündeki gölgesi sayılan o yüce sultanlar ise bu haritalara her nedense pek fazla yüz vermiyorlar.

Okyanuslardaki Türk izleri

Barbaros’un Vatikan ve Papa Paulus ile ilişkisi, Fransa’nın Toulon şehrinde Osmanlı Donanmasıyla uzun süre kalırken kiliselerde günde beş vakit ezan okutup, Fransız halkından vergi toplaması. Murat Reis’in Atlantik Okyanusunda dalkılıç hücumları, İzlanda ve İngiltere’ye saldırması, oralardan esirler toplaması, Manş Denizini haraca kesmesi, Kuzey Amerika seferi gibi bilinmeyen olaylar kitapta sizleri bekliyor.

 

 

 

 

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN… DENİZİN TUZU ÇOKTAN KOKTU
0







Bizi Takip Edin