Sayın Yunus Emre Aşkın, TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası’nın nisan ayında yapılacak genel kuruluna adaylığını açıklayan ilk listeyi siz oluşturdunuz. Neden GEMİMO gibi Türk deniz ticaret filosunun vazgeçilmez meslek odasına talip oldunuz?
Ben bu soruya öncelikle bir görev duygusuyla cevap veririm. Çünkü bazı kurumlara talip olunmaz; o kurum size yıllarca bir kimlik, bir meslek terbiyesi ve bir dayanışma zemini verdiyse günü geldiğinde siz de ona borcunuzu ödemek istersiniz. Bizim çıkış noktamız biraz da budur: Bu mesleğin bize kazandırdığını, bu odaya emek ve sorumluluk olarak geri verebilmek.
GEMİMO yalnızca bir meslek odası değildir. Bu oda; Türk denizciliğinin emeğini, disiplinini, teknik aklını ve kurumsal hafızasını taşıyan çok kıymetli bir yapıdır. Biz bu göreve bir makam arayışıyla değil, bu yapıyı bulunduğu yerden daha ileriye taşıma sorumluluğuyla talip olduk.
Çünkü inanıyoruz ki odamız; sahip olduğu birikim, temsil gücü ve tarihsel ağırlıkla çok daha görünür, çok daha etkili ve çok daha kapsayıcı bir yerde olmalıdır. Denizcilik dünyası değişiyor; teknoloji, çalışma biçimleri ve insan kaynağı ihtiyacı dönüşüyor. Böyle bir dönemde meslek odalarının da sadece takip eden değil; yön gösteren, daha fazla inisiyatif alan kurumlar olması gerekir.
Biz bu sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu düşündüğümüz için bu yola çıktık. Geçmişten aldığımızı büyüterek geri vermek, bu göreve talip oluşumuzun en yalın tarifidir. Manifestomuzda da ifade ettiğimiz gibi hedefimiz, odamızı bulduğumuzdan daha iyi bir yerde bırakmaktır.

Peki, kimdir Sayın Yunus Emre Aşkın? Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Ben her şeyden önce bu mesleğin içinden gelen bir denizci ve mühendisim. İTÜ Denizcilik Fakültesi Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği mezunuyum. Mezuniyetimin ardından uzun yıllar gemilerde görev yaptım; daha sonra kariyerime karada, denizcilik sektörünün yönetim ve operasyon tarafında devam ettim. Hâlihazırda özel sektörde yöneticilik sorumluluğu taşıyorum; aynı zamanda odamızın farklı dönemlerinde yönetim kademelerinde görev alma fırsatım da oldu.
Bunu söylerken özellikle mütevazı bir yerden ifade etmek isterim: Ben üçüncü jenerasyon denizci bir ailenin ferdiyim. Yani denizcilik benim için sonradan tanışılmış bir alan değil; çocukluğumdan itibaren saygıyla bakmayı öğrendiğim, emeğini evin içinde hissettiğim bir hayat biçimi. Belki bu yüzden mesleğe yalnızca bir iş olarak değil, bir emanet olarak da bakıyorum.
Kendimi tarif ederken en çok önem verdiğim şey şu: Ben bu odanın ve bu mesleğin dışından gelen biri değilim. Makine dairesinin yükünü de karadaki sorumluluğu da meslek örgütlenmesinin önemini de bilen bir anlayışla hareket ediyorum. Benim için yöneticilik; konuşmaktan önce sorumluluk almak, temsil etmekten önce dinlemek ve eleştirmekten önce üretmektir.
“Odanın Dünü, Bugünü ve Yarını” isimli oluşumu bize anlatır mısınız?
Kimlerin enerjisi ve bilgi birikimi buluşacak bu listede?
“Odanın Dünü, Bugünü ve Yarını” bizim için sadece bir slogan değil, bir yönetim yaklaşımının özeti.
“Dünü” diyoruz; çünkü bu odanın geçmişini reddeden bir yerden konuşmuyoruz. Bu kurum, yıllar içinde çok önemli bir birikim oluşturdu, güçlü isimler yetiştirdi ve hepimize bir aidiyet zemini sundu.
“Bugünü” diyoruz; çünkü güncel sorunlara sahadan, gerçekçi ve cesur bir bakışla yaklaşmak gerektiğini düşünüyoruz.
“Yarını” diyoruz; çünkü denizcilik artık çok daha çok boyutlu bir yapıya sahip ve buna uygun bir temsil anlayışı gerekiyor.
Bizim listemizde yalnızca belli bir yaş grubunun enerjisi değil, mesleğin çok farklı alanlarında oluşmuş ciddi bir bilgi birikimi var. Gemi tarafı, ticari filo, sigorta, tersane, teknik enspektörlük, sörvey ve danışmanlık tarafı, hukuk uzmanlığı, megayat işletmeciliği ve akademik bakış… Yani bu liste; denizciliği tek bir başlıktan okumayan, sektörün bütünlüğünü görebilen bir temsil iradesiyle kuruldu. Manifestoda da özellikle vurguladığımız gibi biz “sadece gençler geliyor” demiyoruz; sahayı bilen, farklı kulvarlarda emek vermiş, teoriyi ve pratiği birlikte taşıyan bir ekip olarak geliyoruz.

GEMİMO’da “Görev Duygusu” Dönemi Başlayacak
Böylesine değerli ve etkin bir odanın yönetimine talip olmak bir dizi sorumluluk yüklüyor sizlere. “Sadece Gençlik Değil, Mesleğin Tamamını Gören Birikim” şeklindeki manifestonuzu nasıl temellendirdiniz?
Bu manifestoyu özellikle bu başlıkla kurduk; çünkü meseleyi sadece kuşak değişimi olarak okumuyoruz. Elbette dinamizme, yenilenmeye ve yeni bir nefese ihtiyaç vardır; ama bizim esas iddiamız yaş değil, temsil kabiliyetidir.
Burada çok önemli bir hususun altını çizmek isterim: Odamızın mensupları yalnızca Gemi Makineleri İşletme Mühendislerinden ibaret değildir; Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisleri de bu büyük meslek ailesinin ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla bizim bakış açımız; makine dairesiyle köprüüstünü, gemiyle karayı, operasyonla tekniği, ticaretle kamu tecrübesini birlikte gören bir anlayıştır.
Bugün bu iki bölümden yetişen meslektaşlarımız; yalnızca özel sektörde değil; kamu kurumlarında, düzenleyici yapılarda, limanlarda, tersanelerde, klas ve sörvey mekanizmalarında, hukuki alanlarda, sigortada, akademide ve bürokraside de çok önemli görevler üstleniyor. Hatta bu ülkenin denizcilik hafızasında, bu meslek çizgisinden gelip bakanlık seviyesinde görev almış isimler de var. Yani temsil ettiğimiz alan sanıldığından çok daha büyük, çok daha etkili ve çok daha stratejik.
Biz manifestomuzu tam da bu gerçeklik üzerine kurduk. Mesleğin yalnızca bir cephesini değil, tamamını gören; yalnızca bugünü değil, geçmişin birikimini ve geleceğin ihtiyaçlarını birlikte değerlendiren bir anlayışla yola çıktık. Bu yüzden bizim için mesele sadece “gençlik” değil; tecrübeyi, çeşitliliği, kamuyu, özel sektörü ve sahayı aynı masada buluşturabilmektir.

Uzak rotalara rota tutan gemilerde kaptan köprüüstünde, başmühendis ise makine dairesinde domino taşı gibi görülür. Hatta kaptan ve başmühendis gemi yönetiminin ayrılmaz parçasıdır. Gemilerde ter döken emekçiler için neler yapacaksınız? Gemi insanlarının mevcut durumunun iyileştirilmesi ve ileriye götürülmesi için hareket planınızı anlatır mısınız?
Biz gemi insanını sadece bir unvan üzerinden okumuyoruz. Makine dairesindeki mühendis de köprüüstündeki zabit de güvertedeki sorumluluk da geminin bütünlüklü emniyet ve operasyon kültürünün parçasıdır. Başmühendis nasıl gemi yönetiminin ayrılmaz bir parçasıysa kaptan ve köprüüstü ekibi de aynı bütünün vazgeçilmez unsurudur. O nedenle bizim yaklaşımımız, denizde emek veren tüm meslektaşlarımızı birlikte gören bir yaklaşımdır.
İlk yapacağımız şey, sorunları uzaktan tanımlamak yerine sahadan toplamak olacaktır. Çalışma koşulları, sözleşme yapıları, görev tanımları, vardiya yükü, yıpranma, yetki-sorumluluk dengesi, karaya geçiş süreçleri ve mesleki güvence başlıklarında düzenli veri üreten bir oda yapısı kurmak istiyoruz.
İkinci olarak, hukuki ve mesleki destek mekanizmasını güçlendirmek istiyoruz. Gemi insanı çoğu zaman sorun yaşadığında yalnız hissediyor. Oysa oda, sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir yapı değil; gerektiğinde üyeye kalkan olan, rehberlik eden ve hakkını savunan bir kurum olmalıdır.
Üçüncü başlık ise eğitim ve dönüşümdür. Bugün hem Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri hem de Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisleri; çevre regülasyonlarından otomasyona, enerji verimliliğinden dijital izleme sistemlerine kadar çok hızlı değişen bir dünyada görev yapıyor. GEMİMO’nun bu değişime üyelerini hazırlayan, onların mesleki gelişimine doğrudan katkı sağlayan bir merkez hâline gelmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bir diğer önemli konu da denizden karaya geçiş. Pek çok meslektaşımız belli bir dönem sonra operasyon, teknik yönetim, sigorta, sörvey, tersane, hukuk, danışmanlık ya da kamuda kariyerine devam ediyor. Biz odamızı yalnızca gemideki çalışma hayatını değil, bu geçiş yollarını da destekleyen bir mesleki omurga hâline getirmek istiyoruz.

“Dünü Unutmadan, Yarını Birlikte İnşa Edeceğiz”
Sizin yönetiminizde GEMİMO nasıl bir vizyonda ilerleyecek? Yönetime gelirseniz neler yapacaksınız ya da neyi değiştireceksiniz?
Biz bu soruya “neyi eleştireceğiz” üzerinden değil, “neyi kuracağız” üzerinden cevap vermeyi tercih ediyoruz. Yönetim vizyonumuz üç temel başlığa dayanıyor:
Daha Güçlü Temsil: GEMİMO’nun sektörün bütün paydaşları nezdinde daha görünür, daha itibarlı ve daha fazla başvurulan bir kurum olması gerektiğine inanıyoruz. Armatörle, tersaneyle, akademiyle, sigortayla, kamu kurumlarıyla ve üyelerle daha etkili bir ilişki zemini kurmak istiyoruz.
Daha Fazla Temas: Oda ile üye arasındaki bağ sadece aidat ilişkisine ya da seçim dönemlerine indirgenemez. Daha çok saha buluşması, teknik toplantı, komisyon çalışması ve ortak akıl üretimi istiyoruz.
Daha Hazırlıklı Bir Gelecek: Denizcilik değişiyor. Dijitalleşme, alternatif yakıtlar, emisyon hedefleri, enerji verimliliği ve yapay zekâ destekli izleme sistemleri gibi alanlarda odamızın takip eden değil; hazırlık yapan, yol açan ve yön gösteren bir rol üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bizim farkımız şudur: Biz yalnızca bir seçim listesi değiliz; hangi alanı niçin temsil ettiğini bilen, iş bölümü yapabilen ve mesleğin farklı cephelerini aynı masa etrafında toplayabilen bir ekibiz.

GEMİMO nasıl bir sivil toplum kuruluşu olmalıdır? Rotanızı bize kısaca özetler misiniz?
GEMİMO, yalnızca idari bir çatı değil; üyeleriyle yaşayan, gerektiğinde söz alan, gerektiğinde yön gösteren ve gerektiğinde de meslektaşının yanında duran gerçek bir meslek kurumu olmalıdır.
Bizim rotamız kısa ve nettir: Geçmişine saygılı, bugünle ilgili, yarına hazırlıklı; üyeye yakın, sektöre açık, sözü olan ve karşılığı bulunan bir GEMİMO.
Geniş katılımcı ve kucaklayıcı bir anlayışla aday listenizi oluşturdunuz. Yönetim ekibinizde öne çıkan isimlerden ve yapacaklarından kısaca bahseder misiniz?
Biz aday listemizi oluştururken sadece isimlere değil, temsil ettikleri alanlara baktık.
Orkun Aksoy: Tanker tecrübesi ve teknik enspektörlük geçmişiyle teknik yönetim tarafını temsil ediyor.
Mert Vural: Endüstriyel teknik satış, marka geliştirme ve girişimcilik alanlarında farklı bir perspektif sunuyor.

Nuri Mert Can: Acentelik, deniz ticareti ve kurumsal temsil alanlarında ciddi bir saha birikimi taşıyor.
Cavit Memişoğlu: Deniz ulaştırma kökenini deniz hukuku uzmanlığıyla birleştiren, hak savunuculuğu bakımından önemli bir güç.
Alev Aktuğ Akpınar: Tersane süreçleri, yeni inşa ve megayat işletmeciliğinde görev almış çok özel bir profil.
Anıl Elmas: Köprüüstü tecrübesini sigorta sektörüne taşıyarak risk yönetimini okuyabilen bir isim.

Prof. Dr. Selçuk Nas: Akademik birikimi, liman planlaması ve risk değerlendirmesi uzmanlığıyla yapımıza ciddi bir derinlik katıyor.
Bu ekipte ortak nokta, herkesin yalnızca konuşan değil, sahada üretmiş olmasıdır.

Son olarak vermek istediğiniz mesaj nedir?
Biz bu yola ayrıştırmak için değil, birleştirmek için çıktık. Geçmişi inkâr eden değil, geçmişten güç alan; bugünü doğru okuyan ve yarına hazırlanan bir anlayışla hareket ediyoruz.
Meslektaşlarımıza vereceğimiz mesaj nettir: GEMİMO, sadece seçimden seçime hatırlanan bir kurum olmamalı. Üyesinin hayatına temas eden, onun hakkını savunan, mesleki gelişimine katkı sunan ve sektörde sorumluluk alan bir oda olmalıdır.
Dünü unutmadan, bugünü sahiplenerek, yarını birlikte inşa edeceğiz.



















