Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın operasyonel savaş birliklerinden AMFİBİ Deniz Piyadeleri, savaş koşullarına hazırlık için yine eğitim yaptı. Savaş koşulları dışında iç güvenlik ve terörle mücadele gibi farklı hizmetlerde veren ve Timsahlar olarak adlandırılan Amfibi Deniz piyadeleri, keskin nişancı eğitimlerini arazi koşullarında ve doğal şartlarda gerçekleştirdi.
Amfibiler, gece ve gündüz şartlarında eğitim yaparken harba hazırlık eğitimlerinin önemli bir aşamasını daha tamamlamış oldu. Amfibi Görev Grup Komutanlığı’na bağlı Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı “Keskin Nişancı” eğitimlerini tamamladı. AMFİBİ güçleri, değişik arazi şartlarında hedef seçme, gizlenme, arazi şartlarında bekleme ve mevzilenme eğitimini başarıyla yaparken, her türlü savaş ortamında harekat yapabileceklerini kanıtladı.
Karadeniz’de ticari gemi seyrüsefer emniyetini tehdit eden olaylara bir yenisi eklendi. İsrail’in Hayfa Limanı’ndan yüklediği 421 konteyner ile Romanya’nın Köstence Limanı’na doğru seyir halinde olan Liberya bayraklı, Yunanistan merkezli firmaya ait CONTSHIP JET adlı konteyner gemisi, Bulgaristan açıklarında saldırıya uğradı. Edinilen bilgilere göre olay, 28 Ekim günü Bulgaristan’ın Kaliakra Burnu açıklarında meydana geldi. Uluslararası sularda rotasını sürdüren gemi, nereden fırlatıldığı henüz netleşmeyen üç adet kamikaze insansız deniz aracı (İDA) tarafından eş zamanlı olarak hedef alındı. Saldırı anı gemideki mürettebat ve çevre unsurlar tarafından anbean görüntülendi.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.