

Akdeniz’de baskın hale gelen istilacı
İklim değişikliğinin hızlı etkisiyle Kızıldeniz, Hint ve Pasifik okyanuslarındaki yaşam alanlarından Süveyş Kanalı aracılığıyla kıyılarımıza gelen göçmen türler, denizlerimizde istilacı olabiliyor. Büyük tehlike yaratabilen Lesepsiyen balık türleri olarak adlandırılan canlılardan en az 100 adedinin Akdeniz’de yaşadığı tahmin edilirken keskin dişleriyle balıkçı ağlarına zarar veren benekli balon balığı en çok dikkat çekeni. İlk balon balığı saldırısı Ağustos 2019 tarihinde Mersin Anamur’da gerçekleşirken 8 yaşındaki E.B.D.’nin sol el yüzük parmağının son boğumu bu balık tarafından kopartılmıştı. Akdeniz de yaygın olarak bulunan ve Ege’de de bazı yerlerde kaydı verilen balon balığının yaşam özelliklerini ve oluşturduğu tehlikeyi kamuoyuna daha iyi anlatmak isteyen bilim insanları bir araya gelerek deneyimleri ve bulguları üzerinden bilimsel bir makale hazırladı.
“İstilacı balon balığı Karadeniz’de bile kaydedildi”
Mersea Marine Colsulting’dan Dr. Aylin Ulman’ın başlattığı çalışmaya İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nden Dr. Nazlı Demirel, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Taner Yıldız ve Dr. Özgür Çanak, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Dr. Emre Yemişken ve The University of British Columbia Institute for the Oceans and Fisheries & Department of Zoology’den Dr. Daniel Pauly destek verdi. Kıyılarımızda görülen 8 balon balığı türünden en tehlikelisi olan ve kuyruğu başına 5 TL ödenen Lagocephalus sceleratus üzerine yapılan araştırma, balık hakkında yeni bilgiler içeriyor. Bu türün Akdeniz’de yayılan en başarılı istilacı olduğu Karadeniz’de bile görüldüğü uyarısı yapıldı.


Fotoğraf: MERT GÖKALP
Avlayan yırtıcı eksikliği onların leyhinde
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Taner Yıldız, “Çalışmamız, balon balığının biyolojik özellikleri ve deniz ekosistemindeki rolü kadar biyolojik çeşitliliği nasıl etkilediğini daha iyi anlamak içindi. Mevcut tüm çalışmaları gözden geçirdik. Temel amacımız balon balığının Akdeniz ekosistemine ve balıkçılığa verdiği zararın daha fazla görünür kılmaktı. Bilimsel veri üretmek için yaptığımız çalışmada Akdeniz’in en büyük yırtıcısı (predatör) kabul edilen balon balığının; insan sağlığına, balıkçıların geçim kaynaklarına, doğal biyoçeşitliliğe verdikleri zararla istilacı türlerin en kötü etkilere sahip olanı olduğunu vurguluyoruz. Tehlike altında kendisini korumak için şişen ve büyüklüğünün birkaç katına ulaşan yetenekleri kadar toksisiteleri(zehirleri) nedeniyle popülasyonlarında yırtıcıların kontrol eksikliği var. Akdeniz ekosistemine gireli 15 yıldan fazla süre geçti ama zararları konusunda toplumsal farkındalık çok zayıf. Umudumuz toplumsal farkındalığın bu çalışma ile artması.” dedi.

Çalışmayı başlatan Mersea Marine Colsulting’dan Dr. Aylin Ulman ise, “Bu çalışma, balon balığının Akdeniz ekosistemindeki etkilerini oldukça geniş bir yelpazede daha iyi anlamak için planlandı. Ancak istilacı türlerle ilgili daha fazla kaynak, daha fazla bilimsel çalışma ve bilimsel bilgiye ihtiyaç var, deniz ekosistemindeki değişiklikler, yerli türler ile ekosisteme sonradan giren türler arası etkileşim incelenmeli. Özellikle yabancı türlerin yerli türleri nasıl etkilediğini, kaynaklarını ve tüm topluluklar üzerindeki etkilerini öğrenmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

FOTOĞRAF. TAHSİN CEYLAN
Doğal avcısı sadece Caretta caretta
Akdeniz’de şu ana kadar kaydedilmiş nadir doğal avcısının sayıları hızla azalan ve nesli tehlike altındaki Caretta caretta olduğu öğrenildi. Dr. Yıldız, “Bilgilerimiz henüz kısıtlı ama Carettalar’ın balon balıklarının popülasyonlarını baskılayıcı olduğunu gördük. Balon balıklarının aşırı çoğalmaması için en büyük umut carettalarda. Üreme alanları korunmalı ve sayılarını azaltacak yanlış uygulamalar yapılmamalı. Bize ilginç gelen balon balığının kendi türlerini bile yemesi. Balon balıklarında yamyamlık yani kendi türlerini tükettiklerini bulduk. Kızıldeniz’den gelen aslan balığı, Nil barbunyası hatta istilacı uzun dikenli deniz kestanesiyle beslendiği yönünde de bulgulara ulaştık. Popülasyonlarının büyüklüğüne atfedilebilecek şekilde kanibalizm(yamyamlık) yoluyla kendi türleri ile beslenme başladılar. Bakanlıkça başlatılan ödül programı türün kontrolü gerektiği için çok olumlu bir girişim. Ancak balıkçılarımızın kayıpları, halk sağlığı ve ekosistem üzerindeki etkilerini azaltmak için yeterli değil. Bazı balıkçı tekneleri özel ve sağlam ağlarla donatılmalı. Ayrıca, bu tür derisiyle giyim ve diğer sektörlerde kullanılmalı. Son derece zehirli balığı insanların tüketmesi ölümcül etkisi olabilir.” dedi.

FOTOĞRAF: TAHSİN CEYLAN

ÖZGÜR ÇANAK

NAZLI DEMİREL

EMRE YEMİŞKEN

DENİELY PAULİ









NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’
GREENPEACE TÜRKİYE KÜRESEL SUMUD(DİRENİŞ) FİLOSU’NDA
GÜÇLÜ EL NİNO UYARISI: 2026, KAYITLARDAKİ EN SICAK İKİNCİ YIL OLABİLİR
100 MİLYON YIL ÖNCE DENİZLERDE KRAKEN BENZERİ AHTAPOTLAR HÜKÜM SÜRDÜ
DENİZ DİBİNDE BULUNAN ‘GİZEMLİ KÜRENİN’ SIRRI ÇÖZÜLDÜ: BİR ANEMON KALINTISI