HÜRMÜZ BOĞAZI’NI GEÇEN İLK BATI AVRUPALI GEMİ FRANSIZ GEMİSİ OLDU
Gemi takip verilerine göre, Fransa’nın CMA CGM şirketine ait bir gemi, şubat sonunda İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’nı geçen Batı Avrupa bağlantılı ilk gemi oldu.
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Gemi takip verilerine göre, Fransa’nın CMA CGM şirketine ait bir gemi, şubat sonunda İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’nı geçen Batı Avrupa bağlantılı ilk gemi oldu.
Amiral Horatio Nelson’ın filosu tarafından paramparça edilmesinden iki yüzyılı aşkın süre sonra, Avrupa’nın en acımasız deniz savaşlarından birinde kaybolan bir Danimarka savaş gemisi yeniden gün yüzüne çıktı; efsanelerde değil, Kopenhag Limanı’nın bulanık sularının altında. Deniz arkeologları, amiral gemisi Dannebroge’nin enkazını, alanın üzerini kaplayacak dev bir konut projesinin inşaatı başlamadan önce ortaya çıkarmak için zamana karşı yarışıyor.
Katar Dışişleri Bakanı, Basra Körfezi’nde olası bir radyoaktif kirliliğin ülkeyi üç gün içinde susuz bırakabileceği uyarısında bulunurken, uzmanlar petrol sızıntıları, atık sular ve tuzlanma nedeniyle 100 milyon insanın yaşam kaynağı olan Körfez’de geri dönüşü zor bir ekolojik çöküşe gidildiğini belirtiyor.
Elazığ’da en çok üretimin yapıldığı Baskil ilçesinde yer alan kayısı ağaçları, ilkbaharın gelmesiyle çiçek açtı. Kentte 110 bin dekar alanda yaklaşık 1 milyon 400 bin kayısı ağacı bulunuyor. Bahçelere giren üreticiler ağaçların bakımını yapıyor.
Norveç Denizi’nin derinliklerinde yatan ‘Komsomolets’ nükleer denizaltısına dair yürütülen kapsamlı araştırma, bilim dünyasında yankı uyandırdı. 1989 yılında Norveç Denizi’ne gömülen Sovyetler Birliği (SSCB) nükleer taarruz denizaltısı Komsomolets, bünyesindeki nükleer reaktör ve iki nükleer başlıkla birlikte yaklaşık 35 yıldır okyanus tabanında yatıyor. Titanyum gövdesi sayesinde döneminin en derinlerine inebilen bu devasa araç, son yıllarda radyoaktif sızıntı endişeleriyle bilim insanlarının yakın markajındaydı. Norveçli araştırmacılar; denizaltının kondisyonunu, nükleer başlıkların durumunu ve çevreye yayılan radyasyon miktarını belirlemek için dört ayrı dalış gerçekleştirdi. Sonuç; nükleer reaktördeki sızıntı video kayıtlarına yansıyacak kadar belirgindi.
Yunanistan kıyılarında 6 gün boyunca lastik bir botta denizde aç ve susuz kalan 22 göçmen hayatını kaybetti, göçmenlerin cansız bedenleri denize atıldı. Yunanistan Sahil Güvenliğinden yapılan yazılı açıklamada, perşembe günü yardım çağrısı yapan göçmen botuna Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (FRONTEX) gemisinin müdahale ettiği belirtildi. Kurtarılan 26 kişi dehşet anlarını anlattı. Aç ve susuz halde günlerce süren yolculuk sırasında teknede bulunan 22 kişinin hayatını kaybettiğini belirten göçmenler, insan tacirlerinin cesetleri denize attırdığını söyledi.
Bilim insanları, Dünya’nın kabuğunu oluşturan levhaların hareketine dair şimdiye kadarki en eski kanıtı bulduklarını açıkladı. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, levha hareketleri sanılandan çok daha erken, yaklaşık 3,5 milyar yıl önce başlamış olabilir.
Rus uzmanlar, bir Türk şirketi tarafından işletilen Sierra Leone bayraklı “Altura” petrol tankerine Karadeniz’de düzenlenen saldırının perde arkasında Ukrayna’nın bulunduğunu iddia etti. Medya Günlüğü’nün sorularını yanıtlayan Emekli Rus istihbarat Generali Nikolay Plotnikov, son günlerde Türkiye’de insansız hava araçlarının (İHA) düşmesi olaylarının yaşandığını hatırlattı.
FUAD SAFAROV- MEDYA GÜNLÜĞÜ
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu belirterek, boğazdan yapılacak her türlü gemi geçişinin sert karşılık bulacağını açıkladı. Boğazdan geçmeye çalışan üç geminin geri çevrildiği belirtildi. İran ayrıca İsrail ve ABD ile bağlantılı ülkelerin limanlarına yönelik tüm nakliye faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu.nDevrim Muhafızları açıklamasında , “İsrail-Amerikan düşmanlarımızın, müttefiklerinin ve destekçilerinin limanlarına yapılan tüm nakliye faaliyetleri yasaklanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.
Tuzla’da “Mavi Mirasın Kıyısında Bir Kent Vizyonu” başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide; tarihiyle ve tersaneleriyle öne çıkan Tuzla’nın, denizci kent vizyonu doğrultusunda nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği etkinliğin ana gündemini oluşturdu.
Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) ve bünyesindeki 23 üye dernek, Karadeniz’deki çatışma süreçlerinde sivil ticaret gemilerinin ve Türk denizcilerinin insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınmasına yönelik ortak bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuka ve Cenevre Sözleşmeleri’ne aykırı birer insanlık suçu olduğu vurgulandı. Karadeniz’deki savaşın sivil denizcileri doğrudan hedef aldığını belirten TÜRDEF, Türk denizcilerinin yaşamını yitirmesi ve yaralanmasına yol açan İHA saldırılarını şiddetle lanetledi. Uluslararası Hukuk İhlali: Ticaret gemilerine yönelik sistematik saldırıların Cenevre Sözleşmeleri’nin 51. ve 52. maddeleri ile BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne tamamen aykırı olduğu ifade edildi. Uluslararası Kurumlara Çağrı: IMO ve ILO acilen göreve çağrılarak yüksek riskli bölgeler için veri tabanı oluşturulması, IMO bünyesinde çalışma grubu kurulması ve SOLAS/ISPS kapsamında ek rehberler hazırlanması istendi. Hayatını kaybeden Türk denizciler için kasten öldürme suçu kapsamında soruşturma açılması, bayrak devletlerinin ise Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi nezdinde hukuki yollara başvurması talep edildi.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
