Yeni Haberler

AÇIK DENIZ

İDDİALI TÜRK SAVURMA SANAYİ ÜRÜNLERİ ABU DABİ’DE

Türkiye’nin “tam bağımsız savunma sanayii” hedefleri doğrultusunda, milli projelere ve ihracat başarılarına imza atan STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, milli teknolojilerini yurt dışına taşımaya devam ediyor.
STM, Körfez Bölgesinin önemli savunma fuarlarından biri olan ve bu yıl 17-21 Şubat 2025 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenecek NAVDEX-2025’e katılım sağlayacak.

AÇIK DENIZ

BAKAN AÇIKLADI: “6 BİN 96 TÜRK KADIN DÜNYA DENİZLERİNDE ROTA TUTUYOR”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, zabitan sınıfında bin 803, tayfa sınıfında ise 4 bin 293 kişi olmak üzere toplam 6 bin 096 Türk kadının gemilerle dünya deniz ticaretinde aktif rol aldığını belirtti. Dünya Bankası ‘Ulaşımda Kadınlar Ağı Konferansı’na katıldı. Uraloğlu, yaptığı konuşmada “Uzun yıllar boyunca ulaşım ve lojistik sektörü meslek olarak daha çok erkeklerin egemen olduğu bir alan olarak görüldü. Bu etkinlikte, kadınların özellikle taşımacılık ve lojistik alanlarında istihdamını artırmak için sektör kuruluşlarıyla birlikte çalışma kararı aldık” dedi.

AÇIK DENIZ

TÜRK KOSTER GEMİLERİNİN YENİLENMESİ İÇİN UMUT… DÜNYA BANKASI VE KOSDER BULUŞTU

Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çendik ve beraberindeki heyet Dünya Bankası yetkilileriyle 28 Ocak Salı günü Türk kosterlerinin yenilenmesi gündemiyle bir araya geldi.
Dünya Bankası Grup çatısı altında hizmet veren International Finance Corporation-Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) İstanbul’daki ofisinde yapılan toplantıya; Başkan Hakan Çendik’in yanı sıra, Kurucu Başkan Salih Zeki Çakır ve Yönetim Kurulu Üyesi Akif Murat Ural katıldı.

AÇIK DENIZ

TRUMP’IN MUHTEMEL DIŞ POLİTİKA YAKLAŞIM VE TERCİHLERİNİN İNCELENMESİ

SURİYE POLİTİKASI:
Donald Trump’ın ABD başkanı olduğu dönemde (2017-2021), Suriye politikası, Türkiye ve PYD (Demokratik Birlik Partisi) arasındaki ilişkilerle sıkça gündeme gelmiştir. Trump’ın bu yaklaşımı şu ana başlıklar altında özetlenebilir:
1. Suriye’deki Yeni Devlet Oluşumu ve ABD’nin Rolü
Trump yönetimi, Suriye’de IŞİD’e karşı mücadeleye öncelik verdi. Bu bağlamda, PYD ve onun askeri kanadı olan YPG’ye (Halk Koruma Birlikleri) destek sağladı. YPG, ABD tarafından IŞİD’e karşı “en etkili kara gücü” olarak görülüyordu. Ancak, ABD’nin YPG’ye verdiği destek, Türkiye ile ciddi gerilimlere yol açtı. Türkiye, YPG’yi PKK’nın bir uzantısı olarak görmekte ve bir tehdit olarak değerlendirmektedir.
Trump döneminde Suriye’nin kuzeyinde bir “özerk bölge” ya da “Kürt devleti” gibi bir yapı oluşması, dolaylı olarak ABD’nin askeri ve mali desteğiyle mümkün hale geldi. Ancak Trump, bölgedeki ABD askeri varlığını sürekli olarak azaltmayı savundu ve Amerikan askerlerinin “sonu gelmeyen savaşlardan” çekilmesi gerektiğini defalarca dile getirdi.

2. Türkiye ile PYD/YPG Gerilimi
Trump, Türkiye ile ABD arasında Suriye meselesi nedeniyle yaşanan gerginliklerde bir denge politikası izlemeye çalıştı. Bir yandan Türkiye’nin güvenlik kaygılarını kabul ederken, diğer yandan YPG’ye verilen desteği kesmedi. Bu durum, özellikle 2019 yılında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı Harekâtı sırasında belirgin hale geldi.
Trump, Türkiye’nin operasyonuna kısmen yeşil ışık yakan bir politika izledi ve ABD askerlerini bölgeden çekerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilerlemesine olanak tanıdı. Ancak sonrasında Türkiye’ye ekonomik yaptırımlarla tehdit ederek operasyonu sınırlandırmaya çalıştı. Bu dönemde yaptığı açıklamalardan bazıları şunlardı:
Türkiye’yi ekonomik olarak mahvetmekle tehdit etti (eğer “kırmızı çizgiler aşılırsa”).
Aynı zamanda Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu ve bölgedeki bir müttefik olarak önemli bir rol oynadığını vurguladı.

ANADOLU MAVİSİ- ATATÜRK'ÜN GEMİLERİ

KURTULUŞ SAVAŞI’NDAKİ TÜRK DENİZCİSİNİ REFİK KAPTAN ANLATACAK

Türk denizciliğinin gelişmesi ve Mavi Vatan ülküsünün daha iyi anlaşılması için Amiral Cem Gürdeniz tarafından kurulan Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR), 2025 yılının ilk etkinliğini Kurtuluş Savaşında Türk Denizcisi başlıklı yapacak. Denizcilik sektörünün duayen ismi Kaptan Refik Akdoğan, 21 Ocak 2025 Salı günü 14.00-17.00 saatleri arasında Rahmi Koç Müzesi’nin Fenerbahçe Vapuru Alt Salonu’nda gerçekleştireceği ‘Kurtuluş Savaşında Türk Denizcisi’ konulu seminer ile bilgi ve tecrübelerini paylaşacak.

AÇIK DENIZ

DONALD TRUMP’TAN BİR GÜN ÖNCE AMERİKAN BARIŞININ KÜRESEL SONU

Her imparatorluk ya da hegemon kendi barışını yaratır. Pax Romana, Pax Otomana, Pax Britannia, Pax Americana, hepsi yer yüzünde bir düzen kurdular, sonunda kurdukları düzen yükselen yeni imparator veya hegemon tarafından sonlandırıldı. ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump yarın görevine resmen başlıyor. ABD tarihinde önceden yaşanmadığı derecede iç barışının tehdit altında olduğu, Los Angeles yangınlarında yaşandığı üzere kamu gücünün en zengini bile doğal bir afette korumada yetersiz kaldığı bir karmaşa içinde süper güç rolünü oynamaya çalışıyor. Trump görevine gelmeden kısa süre önce Meksika, Panama, Grönland ve Kanada üzerinde stratejik vizyon beklentilerini deklare etti. Düşman ve rakiplerine sürekli tehditlerde bulunarak hegemon gücünü sonuna kadar kullanan ABD böylece dostlarına da tehdit savurma dönemine girmiş oldu. Washington Oydaşması ve Kural temelli dünya düzeninin sahibi olduğunu iddia eden süper güç, 1945 sonrası başlattığını iddia ettiği Amerikan Barışını da kendi elleriyle sadece deniz aşırı uzak diyarlarda değil yakın çevresinde de yok etme sürecine girdi.

İMPARATORLUKTAN HEGEMONYAYA

Son 250 yılda dünyamız Britanya İmparatorluğu ile ABD Hegemonyasına tabi oldu. Britanya Barışı (Pax Britannica) ve Amerikan Barışı (Pax Americana) küresel hakimiyet dönemlerini yarattı. Britanya I. Elizabeth döneminden sonra donanma gücüne dayanarak etki alanını genişletmeye başladı. Babası VIII. Henry Katolik tutuculuğuna meydan okuyarak Anglikan Protestan kilisesini kurmuş ve İngiltere’nin dine meydan okuyan ilk devlet olmasının yolunu açmıştı. 1694’te, İngiltere Bankası özel mülkiyet temelinde kurulduktan sonra Büyük Britanya Anglosakson aklın dünyaya yön verdiği ve haritaları çizdiği bir imparatorluğa dönüştü. Fetihlerle ve ittifaklarla genişledi.  Fethettiği ve sömürgeleştirdiği tüm toprakları doğrudan kendi siyasi kontrolü altında ve merkezi bir otorite yönetiminde tuttu. Askeri, ekonomik ve siyasi gücünü doğrudan ve acımasızca kullandı. ABD ise 1945 sonrası hegemonya olarak ortaya çıktı. İmparatorluğun aksine devletler üzerinde doğrudan siyasi kontrol sağlamadan, onların kararlarını ve davranışlarını etkileme veya yönlendirme yeteneği ile ortaya gelişti.  Hegemonik bir güç olarak diğer devletler üzerinde ekonomik, kültürel veya diplomatik araçlarla üstünlük sağladılar. Güçlü bir kültürel, ekonomik ve ideolojik cazibe merkezi olarak 20.Yüzyılda küresel liderliklerini devam ettirdiler.

AÇIK DENIZ

DONANMANIN GEÇİT TÖRENİ MAVİ VATAN TATBİKATI SÜRÜYOR

MAVİ VATAN-2025 Tatbikatı Basın Brifingi, 6 Ocak 2025 tarihinde Deniz Harp Merkezi Komutanlığı/Gölcük’te gerçekleştirildi. Tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından unsurlar katılım sağlayacak.

AÇIK DENIZ

ÇİN GEMİ SANAYİSİNİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ… AMİRAL GÜRDENİZ YAZDI

Küresel hegemonyanın nihai hesaplaşmasının yapılacağı ortam geçmişte de olduğu gibi okyanuslar olacaktır. ABD karşısında en ciddi yükselen güç Çin olduğundan, bu alanın Batı Pasifik Okyanusu olacağını kolayca söyleyebiliriz. Günümüzde en çok konuşulan senaryo, 2027 veya 2028 yılında Çin’in Tayvan’a müdahalesi veya Güney Çin Denizi’nde 9 nokta hattını ilgilendiren bir krizin büyüyerek önce dolaylı daha sonra da doğrudan ABD ve Çin savaşını tetiklemesidir. Gerek Tayvan gerekse Güney Çin Denizi senaryolarında da asli cephe okyanus, deniz ve adalar olacaktır. O nedenle her iki donanmanın kinetik gücü ile potansiyel yetenek alanları savaşın gidişatını belirleyecektir. Başlangıçtan itibaren ABD Ukrayna modelini benimseyip uzaktan dolaylı ISR (İstihbarat, Gözetleme ve Keşif) ile ateş gücü destek ve hibrid savaş teknikleri ile Tayvan veya Filipinler gibi Çin’in rakiplerine yardım edebilir. Ancak burada savaşın yürütüleceği ve kesin sonuç alınacağı alan deniz ortamı olduğundan Ukrayna’da yaşandığı üzere dolaylı destek pek kolay olmayacaktır.

Alternatif Enerji Arayışı

RUS KUZEY FİLOSUNA YENİ NÜKLEER DENİZALTI: K-564 ARKHANGELSK

Rusya Savunma Bakanlığı, Yasen-M sınıfı nükleer tahrikli dördüncü denizaltı K-564 Arkhangelsk’i teslim alındığını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, nükleer tahrikle çalışan Yasen-M sınıfı denizaltının hizmete alındığı duyurdu. Sevmash tersanesi tarafından inşa edilen K-564 Arkhangelsk adındaki dördüncü denizaltı yakında Kuzey Filosuna dahil edilecek ikinci denizaltı olma özelliğine sahip.

AÇIK DENIZ

SURİYE DONANMASINA NE OLDU? İSRAİL SAVAŞ GEMİSİ TEK BAŞINA 15 HÜCÜMBOTU YOK ETMİŞ

7 Aralık sabahı başkent Şam’ı kaybederek devrilen Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın donanmasındaki avcı botların sadece bir savaş gemisi tarafından yok edildiği ortaya çıktı. Suriye’de Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail tarafından Lazkiye’ye sevk edilen Sa’ar 4.5 sınıfı füze botu INS Herev’in, silahlandırılmış botlardan oluşan Suriye donanmasını limanda tek tek avladığı belirlendi. Öte yandan ulaşılabilir kaynaklara göre 4 bin asker, 2 fırkateyn, 14 sahil güvenlik botu ve 7 mayın gemisinden oluşan Suriye Arap Donanması’nın toplam kaybı bilinmiyor.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!