Anadolu (Fil Burnu) ve Rumeli(Hamsi Burnu)
Dünyanın en işlek su yollarından İstanbul Boğazı’nda 13 Mart 1994 günü biri tanker iki geminin çarpışması sonucu tarihe geçen bir kurtarma ve söndürme operasyonu yaşanmıştı. Karadeniz’den Marmara Denizi’ne geçmek üzere İstanbul Boğazı’na giren Kıbrıs Rum bayraklı M/T Nassia adlı ham petrol yüklü tankerle Karadeniz’e çıkan M/V Shipbroker yük gemisi Anadolu (Fil Burnu) ve Rumeli(Hamsi Burnu) Kavakları arasında çarpışmıştı. Rusya Federasyonu’ndan aldığı 99 bin ton ham petrolü Yunanistan’a götüren 276 metre boyundaki Nassia tankeri ile Shipbroker’da yangın çıkmıştı.

Yangını 5,5 günde söndürülürken Nassia tankerinde 6, Shipbroker gemisinde 20 kişi hayatını kaybetmişti. Türkiye Denizcilik İşletmeleri, İTÜ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ulaştırma Bakanlığı İstanbul Liman Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gibi kurumların zamanında müdahalesi ve isabetli kararlarıyla yangın İstanbul Boğazı için risk oluşturmadan Karadeniz’de söndürülmüştü. Dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’na yangını Karadeniz’de söndürme teklifini yapan kılavuz kaptan Saim Oğuzülgen, devletin her kurumunun uyum ve çabasıyla gerçekleşen operasyonun tarihe geçtiğini belirtti.

Kritik Karar Başarıyla Uygulanıyor
Yangının söndürülmesinden sorumlu atanan Emekli Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen, 5 gün süren söndürme çabalarının sonunda vücudunda çıkan stres yaralanmaları nedeniyle rapor aldığını söyledi. Oğuzülgen, “Kavak kılavuzluk istasyonu muhabere merkezine geçip detaylı bilgileri aldığımda M/V Shipbroker gemisinin kılavuz kaptanı yeni indirdiğini öğrendim. Alemdar II römorkörü ile yangına ulaştığımda iki denizcinin geminin direğine tırmanarak hayatta kalmaya çalıştığını gördüm. Gece boyu yangına müdahale edilirken sabah saatlerinde İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İBB Başkanı Nurettin Sözen’in olduğu toplantıda M/T Nassia’nın boğazın içinde kalması yerine çok yakın olan Karadeniz’e çıkarmamız gerektiğini söyledim. Diğer uzmanların önerimi kabul etmesiyle harekete geçtik. Sabah 05.00 sıralarında TDİ Genel Müdürü Kenan Öner, Ulaştırma Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Altan Köseoğlu ve İstanbul İtfaiye Müdürü Abdurrahman Kılıç ile Söndüren 11 römorkörüne bindik. Yanan tankere halat atamadığımız için iki yanından römorkörlerle itmeye başladık. 08.30 lodos şiddetlendi, akıntı kuzeye döndü ve tanker Dikilikaya Sığlığı’ndan kurtuldu. İtmeye başlarken balıkçılarında yardımıyla geminin halatı Alemdar II kurtarma gemisine bağlandı. Gemiyi bir yandan söndürüyor bir yandan açık denize çekiyorduk. Bir ara halat koptu, tekrar adam çıkartarak Alemdar II’nin yedekleme halatının yanında başka bir römorkörden halat bağlandı. Ama lodosun şiddetlenmesiyle işimiz zorlaştı” dedi.

26 Gemi Yangına Müdahale Etti
Nassia’nın ancak 15 Mart Salı günü 6 deniz aracıyla (Alemdar II, RM 1502, Söndüren 11, Hasan Tural, Telli Tabya ve Serviburnu römorkörleri) Karadeniz’e çıkartıldığını vurgulayan Oğuzülgen, yangına sürekli müdahale edildiğini vurguladı. Oğuzülgen, “Karadeniz’e çıktığımızda alevler tankerin üzerine çıkmamı engellemedi ve durum değerlendirmesi yaptık. Tankeri İğneada ile Karaburun arasında yedekleyerek(çekerek) soğutulma ve söndürme uygulamaya karar verdik. İzmir’den Rafineri 3 yangın söndürme römorkörü operasyona katıldı. Sanmar 2 ile Hollanda’dan bir uzman yardıma geldi. Kaptan Ömer Asmalı’nın gemisi Alemdar II adlı kurtarma gemisi operasyon merkeziydi. 2 römorkör gemiyi çekerken 3 römorkör söndürme operasyonu yaptı. Yunanistan’dan Megas Alexsandros isimli kurtarma römorkörü de yardıma geldi ama ihtiyacımız kalmamıştı. Bulgar Peron ve Procyon römorkörleri geldiğinde onlardan faydalandık. İğneada- Karaburun açıklarında gidip gelerek 126 saat (5 gün 6 saat) saat sonra yangını söndürdük. 26 denizcinin hayatını kaybettiği olayda 15 bin ton ham petrol denize döküldü. Olayın ardından Türk boğazlarıyla ilgili ilk yasal düzenleme olan Boğazlar ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük yürürlüğe konuldu. Trafik ayrım düzeni, rapor sistemi, gemi trafik kontrol teşkilatı kuruldu hatta Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı inşa edildi. İstanbul Boğazı’nda tek yönlü trafik ve riskli gemilere kılavuz kaptan verilmesi gibi uygulamalar beraberinde geldi. İstanbulmaks isimli gemi modelinin hayata geçirilmeli ve projesi hazır olan Novorossiyk-Samsun-Ceyhan petrol boru hattı düşünülmelidir” dedi.

Her yönüyle başarılı operasyon
Nassia’nın kıyılarımızda kaldığı 47 gün boyunca görev yapan Alemdar II kurtarma gemisinin kaptanı Ömer Asmalı ise, yangın sırasında alevlerin gökyüzüne çıktığını söyledi. Asmalı, “Adeta denizin yandığını gördük. Alevlerden gemiyi bütünüyle göremiyorduk. Balıkçılar Anadolu Kavağı’nda Ship Broker’ın yandığını söyledi. Direğe tırmanan 2 denizciyi kurtarmaya çalışırken yangına da müdahale ettik. Karasularımızdan çıkartmadan gemimizle Karadeniz’de Kilyos Burnu ile İğne Ada arasında dolaştırdık. Karargah gemisi olarak gemiyi çekerken söndürme işlemi sürdü. Yorgunluk, stres ve sorumluluk hat safhadaydı, günlerce dinlenemedik. Hep kedi uykusu denilen dinlenmelerle ayakta kaldık. Karadeniz kışın daha tehlikelidir, 3 kez fırtınaya yakalandık. Yangın 5,5 gün sürdü 18 Mart sabaha karşı kontrol alındı ama soğutma çalışmaları 21 Mart’a kadar sürdü. Her yönüyle çok başarılı bir operasyondu. Yangının ardından gemide kalan 85 bin ton petrol Deniz Nakliyat’a ait Rauf Bey tankerine aktarılmıştı” dedi.

47 Gün Nassia’yı izledim
Tecrübeli kurtarma kaptanı Asmalı, “Gemi hurdaya çıkmıştı Aliağa’ya gidecekti. Adeta bir tören eşliğinde çekerek İstanbul Boğazı’ndan geçiş yaptık. Öyle büyük stres yaşadık ki. Sorunsuz Çanakkale Boğazı’nı arkamızda bıraktığımızda duygu patlaması yaşadım. Nassia ülkemdeki İndependenta yangınından sonra en büyük yangındı. İndependenta’ya müdahale edilememiş 29 gün yanarak sönmesi beklenmişti. Nassia ise müdahalelerle söndürüldü. Felaket boyutuna ulaşabilecek kaza kısıtlı imkân ve kabiliyetlerle ama büyük cesaret örneğiyle söndürüldü. Pek çok insan hayatını tehlikeye attı. Bu olay 2004 yılında Uluslararası Kurtarmacılar Birliği (ISU) tarafından 50 yılın en iyi 5 söndürme operasyonu listesine girdi. Yangının başlangıcından Aliağa gemi söküm yerine gidişine kadar 47 gün boyunca aralıksız operasyonun içindeydim” diye konuştu.
Herkes Çok Özveriliydi
Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı ve İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç ise, “Tankeri engelleme, soğutma, boğma ve kapatma yöntemlerini kullandık. Denizciler geminin her türlü hava şartlarına karşı gerekli önlemi aldı. Deniz ve çevre kirliliği oluşmaması için bariyerler kuruldu. Tankerdeki 80 bin ton ham petrol Rauf Bey tankerine aktarılarak risk ortadan kaldırıldı. Uykusuz ve yorgun şekilde yangını idare etmeye çalıştım. Herkes çok özverili çalıştı. TCG Işın kurtarma gemisinden bir botla askerler geldi. Telsizden ıslandığımızı duydukları için elbise getirmişlerdi. Vali Hayri Kozakçıoğlu’yu arayarak söndürdüğümüzü söylediğimde çok mutlu oldu. Helikopterle Kilyos sahiline gelerek beni aldı ve Başbakan Tansu Çiller’in yanına gittik” dedi.





















