Genel 3 yıl önceSayın Ali Bozoğlu ve Sayın Gökhan Karakaş’ın yazdıkları “Anadolu Mavisi” adlı kitap Türk Loydu Vakfı Yayınlarından geçenlerde çıktı. Bu kitabın önemli bir özelliği var. Kitapta adı geçen 29 adet gemi ve tekne Atatürk tarafından bilfiil ziyaret edilmiş. Ulu önderimiz bu tekne ve gemilerde kimi zaman ülkenin buhranlı günlerini yaşamış, kimi zaman bir ülkenin direnişini başlatmış, kimisinde genç cumhuriyetin insanlarına kabotajı ve deniz sporlarını yaşatmış, kimisini yüzen sergi olarak Avrupa’ya göndermiş, kimisinde de naçiz vücudu ebediyete uğurlanmıştır. Peki bunlar hangileri? Kartal İstimbotu, Bandırma Vapuru, Hamidiye Zırhlısı, Söğütlü Yatı, Ertuğrul Yatı, Reşitpaşa Vapuru, Gülcemal Vapuru, Ankara Motoru, Sakarya Motoru, Nil teknesi (muşu), Karadeniz Vapuru, İzmir Vapuru, Marmara Vapuru, Ege Vapuru, Kadıköy Vapuru, Kalamış Vapuru, Heybeliada Vapuru, Çankaya Vapuru, Rüstemiye Vapuru, Kınalıada Vapuru, Ankara Vapuru, Sarı Zeybek Teknesi, Acar Botu, İstanbul Motoru, Rüya Yelkenlisi, Adatepe Muhribi, Zafer Destroyeri, Savarona Yatı ve Yavuz Zırhlısı. Yazarlar kitabın giriş kısmında şunu belirtmişlerdir: “Bu deniz taşıtlarından günümüze sadece 4 tanesinin geldiğini biliyoruz. Hoyratça yitirdiğimiz diğer gemileri maalesef koruyamadık ama Kartal, Savarona, Acar ve Sarı Zeybek’i korumanın Mavi Vatan’a bir borç olduğunu düşünüyoruz.” Çok haklı ve yerinde bir tespit. Bu alışkanlığımızı süratle terk etmeli ve tarihi değerlerimize sahip çıkıp, onları korumalıyız. “Modernlik”, “çağdaşlık” adı altında her önüne geleni yok edersek, şehirlerimizi, çevremizi, gemilerimizi, trenlerimizi, tüm tarihi değerlerimizi yok edersek geçmişle bağımızı kopartır öyle ortada kalıveririz. Bunun için aklımızı başımıza almalıyız.