Yeni Haberler

Genel

SİYANÜR FIRAT’A ULAŞMAZ DİYENLERE TEMA’DAN CEVAP

TEMA Vakfı Türkiye’deki 4. Grup madencilik faaliyetlerinin yarattığı tahribata dikkat çekti. Erzincan’daki altın madeninde yaşanan felakete ilişkin, “Üzülerek belirtmek isteriz ki bu bir kaza değildir, yaşanan felaket göz göre göre gerçekleşmiştir” açıklamasında bulundu. Vakıf, madenciliğe kapalı alanların kanunlara sınırlandırılması talebini yineledi.
13 Şubat’ta Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen göçük sebebiyle maden işçileri toprak altında kaldı. Göçükle beraber başta siyanür olmak üzere çok sayıda zehirli kimyasal içeren milyonlarca metreküp toprak Fırat Havzası’na karıştı.

Genel

TEMA VAKFI’NDAN KANAL İSTANBUL DAVA REDDİNE İTİRAZ

📍 İstanbul’un ve ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyan Kanal İstanbul Projesi’nde 2021 yılında yapılan plan değişikliğine karşı açtığımız davada; bilirkişi incelemeleri gerçekleştirilmiş ve yapılan itirazların haklılığı bilirkişiler tarafından teyit edilmişti.

📌 Bilirkişi raporlarında; orman, tarım, mera ve içme suyu havzalarına girmek pahasına, yerleşim yerlerinin kuzeye yönlendirildiği tespit edildi ve şehircilik esaslarına aykırı olduğu bildirildi.

📌 Bu tespit ve uyarılara rağmen İstanbul İdare Mahkemesi son kararında; bilirkişi raporunu, uzman görüşlerini ve bilimsel çalışmaları dikkate almayarak davanın reddine karar verdi.

📢 TEMA Vakfı olarak tarihi sorumluluğumuz olarak gördüğümüz çağrımızı yineliyoruz:

Tüm karar vericileri, bilimin yol göstericiliğini ve hukukun üstünlüğünü göz önüne alarak kamu yararına karar almaya ve İstanbul’un kalan son doğal alanlarını korumaya davet ediyoruz.

Genel

“TOPRAĞI KORUMAK HEPİMİZİN GÖREVİ”

TEMA Vakfı, bu yıl 13 – 19 Kasım tarihleri arasında kutlanan Erozyonla Mücadele Haftası’nı “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla karşılıyor. Ülkemizin önemli bir bölümünün çölleşme riski altında olduğunu ifade eden TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Çölleşmenin en önemli sebeplerinden biri de erozyon. İklim kriziyle artan şiddetli yağışlarsa erozyonu artırarak topraklarımızı yok ediyor. Ülkemizde her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor” diyerek toprağı korumanın hepimizin görevi olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Genel

Lüferde katavaşa(Karadeniz’e mevsimsel göç) bolluğu

Türkiye denizlerindeki balık verimi son yıllarda hissedilir oranda düşerken balıkçılarının ağlarına giren lüferler tezgahları sevindirdi. 2009 yılında nesli tükendiği bilimsel olarak ispatlanan İstanbul Boğazı’nın Prensi olarak adlandırılan lüfer, av yasakları sürdüğü için geleneksel ve kıyı balıkçıları tarafından avlanarak tezgaha geliyor. 500 gram ağırlığındaki lüferin tanesinin 150 TL’ye satıldığı görülürken, uzmanlar koruma tedbirlerinin ve denetlemelerin sürdürülmesiyle türlerde artışın mümkün olabileceğinin altını çizdi. Kilosu 300 TL’ye alıcı bekleyen lüferin 20-30 yıl öncesine kadar bol yakalandığını belirten İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Uğur Uzer, lüfer gibi türlerin korunmasının bilinçli tüketicilerin küçük balık almaması kadar sürdürülebilir balıkçılığa bağlı olduğunu belirtti. Lüferin bolluğu geleneksel ismiyle katavaşa adlı Karadeniz’e yaptığı göç sırasında ağlara dolmasına bağlanıyor.

marmara gölü

Marmara Gölü’nün Kuş Cenneti ölüyor!

Dünya nüfusundaki aşırı artış, aşırı tüketimi de beraberinde getirmişti. Aşırı tüketim iklim krizini tetikliyor, doğal yaşam alanlarını her geçen gün azaltıyordu. Sanayi Devrimi’nin yıkıcı ayak sesleri yüzlerce bitki ve hayvan başta olmak üzere birçok canlının soyunu bitirmiş ve azınlıkta kalanları da tehlikeye atmıştı. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne göre 2017 yılında Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenen Marmara Gölü, geçtiğimiz 10 yıllık süreçte, tarım politikaları ve su yönetimindeki yanlış planlama ve uygulamalar sebebiyle kuruyor. Sivil toplum kuruluşları Manisa’daki karar vericileri, Devlet Su İşleri’ni ve yetkili kuruluşları göreve çağırdı.

Genel

Yaşam En Temel Haktır!

Çine ilçesindeki Topçam köyünde yaşayan Ali ve Cennet Coşkun çiftinin üzerine 18 Aralık cumartesi akşam saatlerinde ateş açılmıştı. Olayda yaralanan olmazken, Cennet Coşkun kaçarken yolda baygınlık geçirmişti. Coşkun ailesinin evinin 60 metre yakınında bulunan ve yaşam alanlarını bozduğu belirtilen madene karşı uzun zamandır mücadele etmeleri nedeniyle şirket tarafından tehdit edildiği belirtilmişti. Tema Vakfı, çevre koruyucusu çifte geçmiş olsun dilerken doğanın korunmasının insanoğlunun varlığı için çok önemli olduğunun altını çizdi.

Genel

Glasgow’da ülkeler ormanları korumaya söz verdi

Türkiye, İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Toplantısı’nda (COP26) duyurulan “Glasgow Liderlerinin Orman ve Arazi Kullanımı Bildirgesi”ni imzaladı. Gelişmeyi önemli bir adım olarak değerlendiren TEMA Vakfı, Akbelen’den Mersin’e, Şırnak’tan Ordu’ya kadar tüm Türkiye’de maden faaliyetleri ile tahrip edilen ormanlarımızın korunması çağrısında bulundu.

Genel

Doğaseverler kazandı Kaz Dağları’ndan sevindirici haber

Kaz Dağları’nda yapılması planlanan Ağı Dağı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi’ne verilen ÇED olumlu kararı zaman aşımına uğrayarak geçerliliğini yitirdi. Kaz Dağları’ndaki maden çalışmaları 2019 yılında binlerce insanın itirazıyla gündeme gelmişti. “Kirazlı Altın Madeni”nin ruhsatı, itirazlar sonucunda yenilenmemiş, başta orman izni olmak üzere projeyle ilgili izinler iptal edilmişti.

Genel

Orman yangını mı, ormansızlaşma mı?

Sadece insanların değil, tüm gezegenin ortak mirası olan orman ekosisteminin yangınlarda kaybedilmesi hepimizin canını yakıyor. Orman olmaktan çıkarılan alanların, yanan orman alanlarından çok daha fazla olduğu gerçeği ise, orman varlığını ne kadar sahiplendiğimizi sorgulamamıza neden oluyor.

Genel

TEMA Vakfı’ndan Nihat Gökyiğit Biyolojik Çeşitlilik Projesi

Birleşmiş Milletler tarafından her sene 22 Mayıs günü kutlanan Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki sloganı ‘Doğaİçin çözümün parçasıyız’ olarak belirlendi. Sağlıklı yaşam için gerekli temiz havanın, gıdanın, su ve besin döngüsünün devamlılığının biyolojik çeşitliliğe bağlı olduğunu belirten TEMA Vakfı i, özel gün için A. Nihat Gökyiğit Biyolojik Çeşitlilik Projesi’ni hayata geçiriyor. Türkiye’nin bir kıtada bulunabilecek zenginlikte biyoçeşitlilik barındırdığını belirten TEMA Vakfı, “10 bin 900 tohuma ve 37 binden fazla türe sahibiz. Ama bin 284 bitki türü ile 139 hayvan türünün nesli tehlike altında.” Dedi.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!