
25 NİSAN’A KADAR AÇIK KALACAK
Türkiye’de 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin üçüncü yılında, felaketin izlerini ve insan ruhunun direncini konu alan özel bir fotoğraf sergisi Berlin’de sanatseverlerle buluşacak.
Foto muhabiri Gürcan Öztürk’ün objektifinden hazırlanan “Depremin İzinde: Geri Döneceğiz” sergisi, 6 Şubat – 25 Nisan 2026 tarihleri arasında Gemeinschaftshaus Gropiusstadt, Bat-Yam-Platz 1, 12353 Berlin (U-Bahnhof Lipschitzallee) adresinde ziyaret edilebilecek.
Fotograf sergisi, 6 Şubat 2026’da düzenlenecek davetli gala gecesiyle açılacak. Sergi, 7 Şubat – 25 Nisan tarihleri arasında gezebilecek.

‘Depremin İzinde: Geri Döneceğiz’ sergisi
Foto muhabiri Gürcan Öztürk, depremin ikinci gününden itibaren bölgedeki çalışmalara başladığını, iki yılı aşkın sürede, Türkiye’de depremden etkilenen illerde binlerce fotoğraf ve kısa film çekerek, yıkımın boyutunu, insanların, şehirlerin, doğanın ve diğer canlıların yaşadığı acıyı ve direnci belgelediğini söyledi. Gürcan Öztürk, “Saat 04.17’de, merkez üssü Gaziantep–Kahramanmaraş sınırı olan 7,8 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Diyarbakır, Kilis, Osmaniye, Şanlıurfa ve Elazığ büyük bir yıkıma uğradı. Ardından 7,5, 6,7 ve iki adet 6,0 büyüklüğünde olmak üzere dört büyük deprem daha meydana geldi. Ancak en çarpıcı olan, devletin refleks verememesi ve kurumların da enkaz altında kalmasıydı.

Depremin ikinci günü bölgedeydim. O andan itibaren şunu net biçimde gördüm: Bu yalnızca bir doğa olayı değil; öncesiyle, anıyla ve sonrasıyla yanlış yönetilmiş bir toplumsal felaketti. Fotoğraf, video ve röportajlar benim için estetik bir üretim değil, tanıklık etme sorumluluğuydu. Çünkü yaşananların çok hızlı biçimde normalleştirildiğini ve üzerinin örtülmeye çalışıldığını fark ettim. Depremin İzinde sergisinde yer alan her fotoğraf, her kare; yalnızca yaşanan felaketi hatırlatmak için değil, bugün hâlâ devam eden hayatlara dokunabilmek için var.” dedi.
Öztürk şöyle devam etti:
“Depremden sonra üç yıl boyunca gezdiğim şehirlerde tanıklık ettiğim gerçeklerden biri şuydu:
Enkazdan çıkmak bir eşikti; asıl zor olan, sonrasında hayata yeniden tutunacak bir yer bulabilmekti. Bu nedenle bu sergiden elde edilecek gelirin bir kısmının, Pi Kadın Kanserleri Derneği’nin Hatay / Yaylıca’da, depremde evlerini kaybeden ve kanser tedavisine erişimi zorlaşan kadınlar ve aileleri için kurduğu Pi Kız Kardeşim Köyü’ne bağışlanması benim için çok kıymetli. Bu, bir bağıştan öte; enkazdan çıkan ve tutunacak bir yer arayan birilerine, yalnız olmadıklarını hatırlatmanın bir yolu. Paylaştığımız bu tanıklığın, Hatay’da bir kadının hayatına dokunacak olması; Berlin’deki sergiyi daha da anlamlı kılıyor. Desteklerinizle hayatlarına dokunacağınız kadınlar adına şimdiden teşekkür ederim.”

Felaketin unutulmaması ve geleceğe dair dersler çıkarılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, ” Ordunun üçüncü günün akşamına kadar sahaya çıkarılmaması en büyük hataydı Hâlâ anlamlandıramadığım en büyük yanlış bu. Oysa ordu en örgütlü yapıdır. Zamanında devreye girseydi can ve uzuv kayıpları daha az olur, yağma ve kaos bu boyuta ulaşmazdı. Sahra hastaneleri ve mutfaklar erken kurulabilirdi. Bu nedenle “yüzyılın felaketi” diyoruz. Çünkü her aşamada yanlış yapıldı. Bu proje; bellekleri canlı tutmak, toplumsal hafızayı kayda geçirmek ve fotoğrafları paylaşarak dayanışmayı büyütmek amacıyla hayata geçirildi” dedi. Sanatçı, çalışmalarında deprem büyüklüğünün ana akım medyada yeterince yer bulmadığını, bölge halkının barınma, iş, eğitim, sağlık, hijyen ve altyapı sorunlarının kamuoyuna daha görünür kılınması gerektiğini vurguladı.
Öztürk, fotoğraf sergisinden elde edilecek gelirin, depremden etkilenen kanser hastası kadınlara destek veren Pi Kadın Kanserleri Derneğine bağışlanacağını bildirdi.




















