
“ALTINI ÜSTÜNE GETİRMEK ANLAMINA GELMİYOR”
“İstanbul’un taşı toprağı altın” diyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Şu toprağı altın deyince, toprağını taşını altını üstüne getirmek anlamına gelmiyor elbette. Altını üstüne getirip alt üst olmuş bir İstanbul asla değil. Taşı toprağı altın deyince toprağını da makul işlemek, İstanbul’un her noktasına göz bebeğiniz gibi bakmak ve İstanbul’un her değerini, her özel anını, mekanını kıymetiyle birlikte buluşturabilmek çok büyük bir hassasiyet” şeklinde konuştu.
“600 YILA YAKIN YAŞI OLAN BU TERSANE KAPANACAKTI”
Tarihi Haliç Tersanesi’ni devraldıkları ilk günden itibaren özel adımlarla el aldıklarını kaydeden İmamoğlu, “Haliç Tersanesi, bir vakıfla yapılan sözleşmeyle bir bilim müzesi veya ona dönük bir eğitim alanı diye tariflenmişti ve tasarlanmıştı. 600 yıla yakın yaşı olan bu tersane kapanacaktı. Burada üretim olmayacaktı ve başka türlü bir yoruma yelken açacaktı. O yorumun içeriğine girmeyeceğim. Şimdi bazen bu tür alanlarda alacağınız karar, atacağınız adım tarihin yüzyıllar boyu biriktirdiklerini çöpe atmak gibi bir duruma sebep olabilirdi. O bakımdan çok özenli davrandık. Çok özel bir çalışma yürüttük. Buranın dünyada sadece İstanbul’da var olan böyle bir nimetin yaşaması ve yaşatılmasının çok önemli bir konu olduğunu ve bu yaşarken, yaşatılırken şunu da bu sahanın aynı zamanda rehabilitasyonunun aynı zamanda halkla bütünleşmesinin, aynı zamanda İstanbul’a yine çok özel mesajlar vermeyi içeren bir kapsayıcılıkla neler yapabiliriz diye ele aldık” ifadelerini kullandı.

“ESAS KIYMETİ ZAMAN GEÇTİKÇE ANLAŞILACAK”
Tarihi tersanenin yeniden fonksiyon kazanarak üretir hale geldiğini belirten İmamoğlu, “İçinde kültür, sanat, eğitim, buluşmalar yapılıyor. 600 yıllık tersanenin imalatı devam ediyor ve bu imalatı insanlarımız seyrediyor, izliyor. Göreceksiniz burası sadece İstanbulluların değil, bütün dünyanın bu yönüyle ilgisini çekecek muhteşem bir sahaya dönüşüyor olacak. Burada denize, tersaneye, denizciye buradaki ustaya, çırağa gösterdiğimiz alakanın ne kadar değerli olduğunu; sadece buraya emek vermiş ustasının, çırağının gözünün içine baktığında bile hissedebiliyorum. Ama esas kıymeti zaman geçtikçe anlaşılacak” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL’UN GELECEĞİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR”
İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Bir nevi İstanbul’umuzun silüeti olan vapurlarımızın yaşaması yaşatılması restore edilmesi ama aynı zamanda da özellikle Deniz Dolmuş ve Deniz Taksi gibi yeni araçların da burada yapılıyor olması, deniz ulaşımının sürdürülebilir stratejilerinin geliştirilmesi bizim için çok önem taşıyordu ve bu adımları attık. Çevre dostu, hızlı, konforlu alternatif bir deniz ulaşımının toplu ulaşımdaki payını arttırmaya yönelik projeler ve hizmetler İstanbul’un geleceği için çok önemli adımlar. Hat sayımızı arttırırken hem de mevcut hatlardaki sefer sayılarımızı da arttırdık, arttırmaya devam edeceğiz. İstanbul’un trafik sorunu çözülmesinde denizin daha etkin rol alması için çalışmalarımız sürüyor.”

TEKNE ALKIŞLANIR MI? VALLAHİ ALKIŞLANIR
“Aslında şehir hatları, bu dolmuşları bugün ilk kez denize indirmiyor. Daha önce Galataport’la yapılan sözleşmeyle Galataport sürecine destek olması için Galata 1 ve Galata 2 Deniz Dolmuşlarını oraya ring seferleri şekliyle yapımını yapmış ve Galataport’un da üretim masraflarını karşıladığı bu kullanımla ilgili süreçlerinde de işbirliğiyle kurumumuza sürekli kazanç sağlayan bir modeli harekete geçirmiştik. İlk etapta bu gördüğünüz dolmuşlar 7 adet olacak. 2024 Mart’ında başladık. 3 adet Deniz Dolmuş üretimini tamamladık. 4.’sünün inşa aşamasının sonuna geldik. Eylül ayında bu 7 aracın tamamını bitirmeyi hedefliyoruz. Üretimi biten deniz dolmuşlar İstinye-Küçüksu ve Beykoz-Sarıyer hatlarında sefer yapmasını düşünüyoruz… Deniz Dolmuş bu anlamda gerçekten bizlere çok güzel bir görsellik ama aynı zamanda çok özenli bir hizmet sürecini sağlayacak. Yavaş yavaş yeni aracımızın da bir tanesini Haliç’e şu anda indiriyoruz, Haliç-4 isimli teknemiz. Tekne alkışlanır mı? Vallahi alkışlanır.”

DEDETAŞ: BAŞLATTIĞIMIZ SÜREÇLERİN SONUÇLARINI GÖRMEK MUTLULUK VERİCİ
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş duygularını, “Başlattığımız süreçlerin bu şekilde sonucunu görüyor olmak tabii ki çok mutluluk verici. Deniz Dolmuşlarının hem deniz ulaşımına katkısı hem tasarlaması noktasında çok dikkate değer proje olduğunun altını çizmek istiyorum. Burada özellikle kiralık motorlarla yürüttüğümüz süreçlerin, kendi ürettiğimiz teknelerle ve belli bir verimlilik ölçüsünde hazırlanması ve bunun kamudaki tasarrufu da desteklediğini, deniz ulaşımını canlandırdığını görmek çok mutluluk verici” cümleleriyle paylaştı.
GÜNEY: KADİM MİRASA KOL KANAT GERDİ
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ise “Haliç Tersanesi korunması gereken İstanbul’un kadim bir mirasıydı. Kol kanat geren, o yağmacı zihniyetin elinden çekip alan, Haliç Tersanesi’nde protokolleri hiçe sayarak kamusal hizmete adadığı için Sayın Başkan’ımıza, Ekrem İmamoğlu’na bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

GÜLDİK: DENİZ YOLCULUĞU ARTACAK
Şehir Hatları Genel Müdürü Ercüment Güldik, “Çevre dostu ve düşük emisyonlu Deniz Dolmuşlarımızın sefere başlamasıyla deniz yolculuğu taşımacılığının toplu ulaşımdaki yeri daha da artacak. Ayrıca toplu deniz ulaşımında yüksek kapasiteli gemiler yerine daha düşük kapasiteli ve sayılı seyir hızı yüksek araçların kullanılması daha etkin ve sürdürülebilir bir deniz yolu ulaşımı hedefi doğrultusunda file optimizasyonu sağlayacak. Şehir hatları olarak Haliç Tersanesi’nde ürettiğimiz 33 kişi kapasiteli Deniz Dolmuş, öncelikle düşük yolcu yoğunluğu olan İstinye-Küçüksu ve Beykoz-Sarıyer hatlarında kullanmaya başlayacağız” bilgilerini paylaştı. Haliç-1 , Haliç-2 ve Haliç-3 isimleri Deniz Dolmuşları vapur düdükleri ve alkışlar eşliğinde denizle buluştu.

İLK SEFER PAZARTESİ
Deniz Dolmuşların 15 Temmuz 2024’de ilk seferine başlaması planlanıyor. Şehir Hatları normal yolcu tarifesi ile ücretlendirilecek seferler İstinye – Küçüksu arasında olacak.
ÜRETİM EYLÜL AYINDA TAMAMLANACAK
Toplu ulaşım seferlerinde kullanılmak üzere ilk etapta 7 adet deniz dolmuşunun üretimine, Haliç Tersanesi’nde 2024 Mart ayında başlandı. Üretimi ve tasarımı tamamen Haliç Tersanesi’ne ait olan deniz dolmuşlarının inşasında toplam 65 kişilik ekip görev aldı. 3 adet deniz dolmuşunun üretimi tamamlanırken, 4’üncünün inşa çalışmaları ise son aşamaya geldi. Deniz dolmuşlarının üretimi ise eylül ayında tamamlanacak. Üretimi biten deniz dolmuşlarının, İstinye-Küçüksu ve Beykoz-Sarıyer hatlarında sefer yapması planlanıyor.

YILLIK YAKLAŞIK 120 MİLYON TL TASARRUF
İBB, işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla üretilen 7 adet deniz dolmuşunun yolcu yoğunluğu düşük seferlerde kullanılmasıyla, Haziran 2024 verileriyle yıllık yaklaşık 120 milyon TL tasarruf yapacak ve 9 ay gibi kısa bir sürede deniz dolmuşları için yaptığı yatırımın geri dönüşünü sağlayacak.
33 KİŞİLİK VE ENGELLİ ERİŞİMİNE UYGUN
Kompozit malzemeden, vakum infizyon yöntemiyle üretilen 11.7 m uzunluğunda, 4.3 m genişliğinde, servis hızı 15 knot, maksimum hızı ise 25 knot olan deniz dolmuşları, aynı zamanda 33 kişilik yolcu kapasitesine sahip ve engelli erişimine uygun.



















