1. Haberler
  2. ABİDİN DAVER
  3. ABİDİN DAVER’İN KALEMİNDEN DENİZ MÜZESİNİN HİKAYESİ- YENİDEN ABİDİN DAVER SERİSİ 3

ABİDİN DAVER’İN KALEMİNDEN DENİZ MÜZESİNİN HİKAYESİ- YENİDEN ABİDİN DAVER SERİSİ 3

Deniz müzemizin kurulduğu gündenberi geçirdiği göçler malûmdur. Bunlardan bu sütunda bir çok defalar bahsettim. Adeta göçebe bir müze olmak talihsizliğine uğramış bulunan bu müzemiz, son olarak cemaati çok azalmış ve hemen hemen metruk bir hale gelmiş bulunan Dolmabahçe camisine taşınmıştı. Gerçi bu camiin, Ayasofya gibi çok tarihî bir kıymet ve ehemmiyeti olmadıkça müze yapılması doğru değildi ve esasen Dolmabahçe Camiinin harimi de, müze olmağa elverişli bulunmuyordu ama caminin iki tarafındaki binalardan istifade etmek ve yeni bir müze binası yapılıncaya kadar, bu binalarla camiden muvakkaten faydalanmak mümkündü.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Havuzun müzeye tahsisinin münasib olacağında karar kılındı

İkinci Dünya Harbi içinde, Anadolu’ya nakledilen tarihi eserler İstanbul’a getirilince Deniz Müzesi’nin işte bu mülâhazalarla Dolmabahçe Camine ve müştemilâtına yerleşmesi tensip edilmişti. Müze müdürlüğüne de hukuk tahsili görmüş, tarih meraklısı, kıymetli bir deniz subayı olan Halûk Şehsüvaroğlu tayin edilmişti. Bu genç arkadaş, müzeyi yeni baştan, ilmî bir şekilde kurmağa muvaffak oldu; birçok hatıraları sağdan, soldan toplayarak, bir takım acayip işlerde kullanılarak hoyratça tahrip edilmiş olan eski eserleri ele geçirip tamir ve ihya ederek Deniz Müzesini müze denilebilecek bir hale getirdi. Tam bu sırada bir camiin müze olamıyacağını düşünenler çıktı ve müzenin Bahriye Nezareti binası olan Kasımpaşa’daki Divanhaneye nakli ve İstanbul Deniz Komutanlığı ile müştereken buraya yerleşmesi fikri ortaya atıldı. O zaman Dolmabahçe’ye nispetle sapa bir yerde bulunan ve şimdi Deniz Gedikli Erbaş Okulu olarak kullanılan Divanhane’nin yarı müze, yarı komutanlık halinde kullanılmasının doğru olmıyacağını ve müzeye başka bir bina bulunması lâzım geldiğini başka bir yazıda yazmıştım. Nihayet, bir hayli araştırmadan sonra Dolmabahçe Camii’nin yanındaki büyük bir garajla havuzun müzeye tahsisinin münasib olacağında karar kılındı.

Haber aldığıma göre Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Sadık Altıncan, garajın müzeye verilmesini temin etmiş ve bu maksadla deniz bütçesine bir mikdar tahsisat koymağa karar vermiştir. Garaj binası mimarlar ve mühendisler tarafından tetkik edilerek üzerine bir kat daha çıkarılması için plânlar yapılacak ve bu inşaat yapılıncaya kadar da müze camide kalacaktır.

Geçen sonbaharda Londra’da bulunduğum zaman İngiliz müzelerini ve bu arada o eşsiz ve mükemmel Deniz Müzesini de gezdikten sonra, Deniz ve Askeri müzelerimiz müdürlerinin, müzecilik bakımından tetkikler yapmak ve dönüşte müzelerimizi bu görgülerine istinaden ıslah etmek üzere, İngiltereye gönderilmelerini teklif etmiştim. Haber aldığıma göre gene naçiz teklifim kabul edilmiş ve Halûk Şehsüvaroğlu’nun Londra’ya gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Deniz Müzemizin kıymetli müdürü dün Londra’ya hareketle orada üç ay kalarak İngiliz ve bu arada Fransız müzelerini de gezecektir.

Son seyahatimde Chaillot Sarayında yeniden kurulan (sf. 4’ten devam etmektedir) Deniz Müzesini de gidip gördüm. İngiliz Deniz Müzesi kadar olmamakla beraber, bu müzeyi de hayli zengin ve iyi tertiblenmiş buldum. Oradaki muhtelif deniz vasıtaları arasında bir zamanlar Boğaziçini süsleyen zarif ve narin bir Türk kayığının da teşhir edildiğini gördüm. Bizim Deniz Müzemizin de bir hayli saltanat kayığı ve pek muhteşem bir saltanat kadırgası varsa da bunlar yersizlikten teşhir edilememektedir. Şehzade Burhaneddin Efendinin Yeniköydeki yalısında bulunan kayıklar müzeye hediye edilmişse de, aynı sebeble bulundukları kayıkhanede bırakılmışlardır. Sadrazam merhum Prens Said Halim Paşa’nın oğlu Prens Halim Said Bey de, sahibi olduğu kayıkları ve fıtaları, Haluk Şehsuvaroğlu’nun ricası üzerine, Deniz Müzemize hediye edeceğini vadetmişse de, gene yersizlikten bunları da müzeye almak kabil olamamıştır.

Şimdi Dolmabahçe’deki garajla havuz müze haline konulunca bütün bu tarihi kıymeti haiz kayıklar da oraya nakil ve teşhir edilebilecektir.

Deniz Müzemize lâyık olduğu ehemmiyeti verdiği için sayın Amiral Sadık Altıncanı tebrik ve kendisine teşekkür ederim.

ABİDİN DAVER/ Cumhuriyet

26 Kasım 1950, sf. 2, 4.

GAZETECİ, DENİZCİ VE SİYASETÇİ ABİDİN DAVER’İN MAKALELERİ,BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORTAK DERSLER BÖLÜMÜÖĞR. GÖR. DOÇ. DR. MURAT YÜMLÜ TARAFINDAN GÜNÜMÜZE KAZANDIRILMAKTADIR.

ABİDİN DAVER’İN KALEMİNDEN DENİZ MÜZESİNİN HİKAYESİ- YENİDEN ABİDİN DAVER SERİSİ 3
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!