
Tedavi devam ediyordu
Atatürk’ün ölümüne, Dr.Eppinger’in yanlış tedavi yöntemlerinin neden olduğuna ilişkin iddiaları yeni arşiv belgeleri üzerinden gündeme getiren Gürsoy, “Dr.Eppinger, dönemin Sağlık Müsteşarı Dr.Asım Arar ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Türkiye’ye getirilerek Atatürk’ün tedavisine yönlendiriliyor. Atatürk’ün doğal yoldan ölmediği, direkt olarak sirozla alakalı olmadığı ve sistematik olarak zehirlenerek öldürüldüğüne dair bulgular çok güçlü. Eppinger’in Atatürk’e sürekli cıvalı ilaç verdiğine dair yeni arşiv belgeleri de kitapta yeralıyor. Dr.Eppinger, Atatürk’ün odasına kurallara aykırı biçimde tek başına girerek sürekli cıvalı ilaç enjekte ediyor. 13 gün önce sirozdan ölen Romanya Kraliçesi’nin başucundaki isim de Dr.Eppinger.” dedi.

Karanlık uygulamalar…
Dr.Eppinger’in karanlık uygulamalarına ilişkin yeni dokümanlara da değinen Gürsoy, “Dr.Eppinger, Hitler’in gözünün kan bürüdüğü yıllarda (1933-1944) yaptığı ölümcül deneylerle adından söz ettiriyor. Ne tesadüftür ki ölümlerinden kısa süre önce sırasıyla Romanya Kraliçesi Marie, Asrın Lideri Atatürk, Yunan Başbakanı Metaksas ve Bulgar Kralı Boris’in teşhis, muayene ve tedavisinde de Dr.Eppinger bulunuyor. Dr.Eppinger, kütüphaneden kitap, meslektaşlarının laboratuvarlarından testis çalan biri. Hastalarının yüzüne tüküren bu cani, ölen kızına evinde otopsi yapıyor. Dr.Eppinger’İn bilinmeyen vahşi uygulamalarına ilişkin bilinmeyen dökümanları ilk kez gün yüzüne çıkartmış olduk. Türkiye ve hatta dünyayı sarsan, siyasi ve askeri dengelerin tamamen rota değiştirmesine neden olan ölümün perde arkasındaki gizemli olayların zinciri birleştirildiğinde Atatürk’ün gerçekten öldürüldüğüne inanmak mümkün görünüyor” ifadelerini kullandı.


“Dr.Eppinger Atatürk’ün odasına kurallara aykırı biçimde tek başına girdi”
Kitaba konu edilen olay ve kişilerin yaşadıkları ya da yaşattıklarının, salt gerçeklerden ibaret ve belge-bilgilere dayalı olduğunu da dile getiren Gürsoy, kitapta yeralan çarpıcı bilgiler için şunları anlatıyor: “Amaç ve niyet, bir ya da birkaç kişiyi zan altında bırakmak ve karalamak değil. Bir suikastın en ince ayrıntısına kadar planlanmış bir katlin ve dolayısıyla katil ya da katillerin hunhar serüveni söz konusu. Dr.Eppinger, Atatürk’ün odasına kurallara aykırı biçimde tek başına girerek cıvalı ilaç enjekte etmesi bile başlı başına şüpheli bir durum. Atatürk’e hastalığı sırasında halk arasında koca karı ilaçları diye tabir edilen ürünler veriliyor. Bu tarifler Macaristan ve İngiltere’den gönderildiğini ortaya koyduk. O tariflerden birini gönderen bir İngiliz kadının kimliğini de kitapta yeralıyor. Hitler’in Atatürk’e gönderdiği filmin hikayesi ile Atatürk’ü muayene için Florya Köşkü’ne özel uçakla gelen doktorun kimliğine de eriştik. Ayrıca Atatürk’ün dişçisinin 1948 yılında İsrail’in İlk Cumhurbaşkanı olacak Haim Waizman ile bağlantısını arşivlerden ortaya koyduk. Atatürk’ün ölümüne dair yapılan araştırmaların tamamını derleyip kronolojik olarak sıralamanın yanı sıra yüzlerce yeni bilgi, onlarca yeni belgeyle gizemli ve hatta acımasızca planlanıp gerçeğe dönüşen bir suikastın perdesinin araladığımı düşünüyorum. Dr.Eppinger, savaş suçlusu olarak yargılanacağı zaman intihar ederek hayatına son veriyor.”




















