1. Haberler
  2. Genel
  3. AUKUS’A Çin Tepkisi 总领馆月评

AUKUS’A Çin Tepkisi 总领馆月评

ÇİN İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU Nükleer denizaltı inşa etmek bahanesiyle, nükleer anlamda silahsız ülkelere, nükleer silah üretmek için kullanılabilecek hammadde sağlamak, bir silah tehlikesinde olan yoğun uranyumun gerekli denetimden kopmasına neden olabilir ve bu da ciddi bir nükleer yayılma riskini beraberinde getirebilir. Bu hareket, nükleer yayılmanın önlenmesi konusuna büyük darbe vuracak, Güney Pasifik Nükleer Silahsız Bölge Anlaşması’nı ihlal edecek ve ASEAN ülkelerinin Güneydoğu Asya nükleer silahsız bölge inşa etme çabalarını sabote edecektir. Bu tamamen sabit olan kuralları aşağılamadır.

featured
Google'da Abone Ol
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çin’in Birleşmiş Milletler’e Katkıları

Bu yıl, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler’deki meşru koltuğuna yeniden kavuşmasının 50. yıldönümüdür. 50 yıl boyunca, Çin  BM Tüzüğü’ne bağlı taahhütleri yerine getirerek, BM’nin esas olduğu uluslararası sistemi, BM Tüzüğü’nün zemin olduğu uluslararası ilişkilerin temel prensiplerini ve BM’nin uluslararası meselelerdeki çekirdek rolünü kararlılıkla savunmaktadır.

50 yıl süresince, BM’nin çalışmalarında Çin’in gücü sürekli olarak yer almıştır. BMGK daimi üyelerinden barış koruma gücünü en fazla sevk eden ülke olan Çin, günümüze kadar 29 kez BM’nin barış koruma operasyonuna katılmış ve toplam 50 binden fazla askeri barışı korumak adına sevk etmiştir. Dünyada gelişmekte olan en büyük ülke olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Gündemine olumlu destek sağlayan Çin, 10 yıl evvel, 2030 yılı sürdürülebilir kalkınma gündemi için belirlenen yoksullukla mücadele hedefini önceden gerçekleştirmiştir. Fakirlikten kurtarılan Çin nüfusu dünya çapında fakirlikten kurtarılan toplam nüfusunun %70’ini oluşturmuştur. Aniden vuku bulan COVID-19 salgınına karşı Çin, ülke tarihinde en büyük çaplı küresel acil insani faaliyeti başlatmış, aşı küresel kamu ürün olmalı şeklindeki taahhüdünü yerine getirerek ve BM’nin ilgili çabalarına destek halen sağlamaktadır. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 76. BM Genel Kurulu’nda küresel kalkınma çağrısında bulunarak, tüm ülkelerin kalkınmaya odaklanması, dayanışma içinde gelişme gerçekleştirmesi ve ortak kalkınma ya ulaşması için kılavuz bilgileri sağlamış ve düşünce gücünü işin içine katmıştır. Yeni bir yol ayrımında bulunan dünya tarihi, uluslararası toplumda sağlam bir güven duygusuna, zorluklar karşısında el ele mücadeleye, barış ve huzuru birlikte inşa etmeye ve ortak kalkınma sürecine diğer zamanlardan daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Çin yeni kalkınma anlayışıyla, ortak müzakere, ortak inşa ve ortak paylaşımı ısrarla yürütecek; daha güçlü, yeşil ve sağlıklı küresel kalkınmayı teşvik etmeye devam edecektir. Çin, karşılıklı diyalog ile ihtilafı ortadan kaldıracak, müzakereyle çatışmaları önleyecek, uluslararası adalet ve eşitliği savunacak ve yeni tip uluslararası ilişkilerin tesis edilmesini hızlandıracaktır. Her zaman çok taraflılığı takip ederek, BM’nin esas olduğu uluslararası sistemi ve uluslararası hukukun zemin olduğu uluslararası düzeni savunacak, uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesini teşvik edecek ve küresel yönetişim sisteminin reformunu ve inşaatını hızlandıracaktır. Çin, dünya üzerindeki her bir ülke ile insanoğlunun kader birliğini somut adımlarla inşa etmeye teşvik edecektir. Çin, daha fazla aklın, bilginin, düşüncenin ve gücün bu ortak hedefte paylaşılmasını beklemektedir.

Ortak Bir Gelecek için Birlikte” El Ele Verelim

17 Eylül’de Pekin 2022 Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları için “Ortak Bir Gelecek için Birlikte” (İngilizce “Together for a Shared Future”) tema sloganı resmi olarak yayınlandı. Bu, Çin’den dünyaya samimi bir davettir. 1,4 milyar nüfuslu Çin halkının beklentisi: “Olimpiyat ruhundan ilham alarak, birbirimize yardım etmek ve daha iyi bir gelecek yaratmak için dünya insanlarıyla el ele vereceğiz” şeklindedir.

Küresel Covid-19 salgınının dalgalanmaya devam etmekte olduğu şu günlerde virüs sıklıkla mutasyona uğramakta, salgın önleme ve kontrol durumu hala şiddetini korumakta ve dünya ekonomisi kırılgan bir şekilde toparlanmaya devam etmektedir. En kısa sürede salgının üstesinden gelmek ve ekonomik büyümeyi yeniden sağlamak dünya için en önemli görevlerdendir. Bu bağlamda, Pekin Kış Olimpiyatları’nın “Ortak Bir Gelecek için Birlikte” sloganı, dünyanın dört bir yanındaki insanların daha iyi bir gelecek için birlikte çalışma arzusunu ifade etmekte ve bizleri parlak bir gelecek için harekete geçmeye ve zorluklarla birlikte mücadele etmeye çağırmaktadır. Son günlerde, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 76. Oturumunda, “Çin her zaman dünya barışının kurucusu, küresel kalkınmada katkı sağlayıcı, uluslararası düzenin savunucusu ve kamu ürünü sağlayıcısı olmuştur. Çin’in  kalkınması dünyaya yeni fırsatlar sağlamaya devam edecektir.” Birlikte geleceğe giden yolda Çin, yeni çaba ve katkı sağlamaya devam etmek istemektedir.

Ortak Bir Gelecek için Birlikte, salgınla mücadelede işbirliğini güçlendirmeye ve salgını bir an önce yenmeye hazırız. Aşı, salgını yenmek ve ekonomiyi yeniden canlandırmak için güçlü bir silahtır. Çin aşı konusunda her zaman uluslararası işbirliğini derinleştirmeyi, gelişmekte olan ülkelerde aşının bulunabilirliğini ve satın alınabilirliğini sağlamayı ve aşıyı küresel bir kamu ürünü haline getirmeyi savunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 76. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, “Çin, yıl boyunca 2 milyar doz aşı sağlamak için çaba gösterecek. ‘Covid-19 Aşı Uygulama Planı’na 100 milyon dolar bağış temelinde bu yıl içinde gelişmekte olan ülkelere 100 milyon doz aşıyı ücretsiz olarak bağışlayacak. Salgın şiddetli olmasına rağmen, salgınla mücadele iş birliklerini aktif olarak birlikte yürüttüğümüz sürece sonunda kazanacağız” şeklinde duyuruda bulundu.

 

Ortak Bir Gelecek için Birlikte, dünya ekonomisinin toparlanmasını teşvik etme yönünde karşılıklı yarar ve kazan-kazan sonuçlarına bağlı kalmaya hazırız. Ticaret ve yatırımın serbestleştirilmesini ve kolaylaştırılmasını ortaklaşa teşvik etmeye, Dünya Ticaret Örgütü odaklı çok taraflı ticaret sistemini korumaya ve ekonomik küreselleşmeyi daha açık, kucaklayıcı, kapsayıcı, dengeli ve kazan-kazan yönüne doğru yönlendirmeye hazırız. Çin, tüm taraflarla birlikte kapsamlı istişare, ortak katkı ve ortak fayda ilkesini uygulayarak, Kuşak Yol’u yüksek kalitede ortaklaşa inşa etmeye ve Kuşak Yol’u zorluklarla birlikte karşılaşan bir işbirliği yolu, insanların güvenliğini koruyan bir sağlık yolu, ekonomik ve sosyal canlandırmayı teşvik eden bir iyileşme yolu ve kalkınma potansiyelini açığa çıkaran bir büyüme yolu haline getirme yönünde isteklidir.

Ortak Bir Gelecek için Birlikte, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmada ısrarcı olmaya ve dünyayı korumaya hazırız. Çin, halk merkezli anlayışını sürdürerek kalkınmada insanların geçimini sağlama ve iyileştirme, insan haklarını koruma ve geliştirme hususlarındaki ısrarcı tutumunu muhafaza etmektedir. Halkların mutluluk, kazanç ve güvenlik duygularının sürekli olarak geliştirilmesi ve insanlığın kapsamlı gelişiminin gerçekleştirilmesi için kalkınmanın halkın çıkarlarına hizmet etmesi, halkın desteğine dayanması ve kalkınmanın meyvelerinin halka eşit paylaştırılmasının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İyi bir ekolojik çevreyi küresel ekonominin ve toplumun sürdürülebilir kalkınması için önemli bir destek haline getirmek ve yeşil büyümeyi sağlamak için küresel çevre yönetiminin iyileştirilmesi ve iklim değişikliğine aktif olarak yanıt verilmesi gerekmektedir. Çin, iklim değişikliğiyle mücadeleye büyük önem vermekte olup 2030’a kadar karbon zirvelerine ve 2060’a kadar karbon nötrlüğüne ulaşmak için çaba göstermektedir. Çin, gelişmekte olan ülkelerde enerjinin yeşil ve düşük karbonlu gelişimini güçlü bir şekilde destekleyecek ve yeni denizaşırı kömür santrali projeleri inşa etmeyecektir. Çin, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin uygulanmasını hızlandırmak için dünya ile iş birliğini güçlendirme yönünde isteklidir. Birlikte geleceğe giden yolda, “daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü ve hep birlikte” Olimpiyat ruhuyla güvenimizi pekiştirelim, zorlukları birlikte yenelim, salgının şiddetli soğuklarını birlikte aşalım ve insanlığın daha iyi bir yaşam sürmesini gerçekleştirmek için aralıksız çalışalım.

ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya’nın Nükleer Denizaltı İşbirliğine Karşı Çin’in Tutumu

ABD, BK ve Avustralya, üçlü güvenlik ortaklığı olan AUKUS oluşturup nükleer denizaltı işbirliğini planlıyor. Bu hareket, uluslararası camiada özellikle Asya Pasifik ülkelerinin dikkatini ve ilgisini çekmiş, çok sayıda ülke hassasiyetini anlatmış ve endişelerini dile getirmiştir. Çin tarafına göre, bu hareket bölgesel barış, istikrar ve uluslararası düzene dair üç risk taşımaktadır. Birinci risk; Soğuk Savaş dönemine geri dönüş. AUKUS ideolojiye dayalı yeni askeri bloklar kurarak jeopolitik gerilime yol açabilir. Uluslararası camianın genel olarak Soğuk Savaş’a ve bölünmeye karşı çıktığı zamanlarda, ABD “yeni bir Soğuk Savaş başlatmayacağız” şeklindeki siyasi beyanından saparak, birkaç ülke ile Anglo-Saxon kliğini oluşturmuş, tek taraflı jeopolitik çıkarlarını uluslararası dayanışma üstünde tutmuştur. Bu tamamen Soğuk Savaş’ın zihniyetidir. İkinci risk; silahlanma yarışı. Söz konusu hareket, bazı bölge ülkelerinin silahlanma gücünü geliştirmesine, hatta nükleer kriteri aşma girişimlerine sebep olabilir ve bu şekilde askeri çatışma riski artabilir. ABD bir taraftan nükleer teknolojinin geliştirilmesi nedeniyle bazı ülkelere yaptırım ve baskı uygulamakta, diğer taraftan nükleer silahsız ülkelere, nükleer teknolojileri açıkça transfer etmektedir. Bu tamamen çifte standarttır.

Üçüncü risk; nükleer silahların yayılması. Nükleer denizaltı inşa etmek bahanesiyle, nükleer anlamda silahsız ülkelere, nükleer silah üretmek için kullanılabilecek hammadde sağlamak, bir silah tehlikesinde olan yoğun uranyumun gerekli denetimden kopmasına neden olabilir ve bu da ciddi bir nükleer yayılma riskini beraberinde getirebilir. Bu hareket, nükleer yayılmanın önlenmesi konusuna büyük darbe vuracak, Güney Pasifik Nükleer Silahsız Bölge Anlaşması’nı ihlal edecek ve ASEAN ülkelerinin Güneydoğu Asya nükleer silahsız bölge inşa etme çabalarını sabote edecektir. Bu tamamen sabit olan kuralları aşağılamadır.

AUKUS, ABD’nin inisiyatifinde olan “Hint-Pasifik” stratejisine uymakta ve hizmet etmekte olup, bu bölgede yeni bir sistem ve yeni bir kural kurmaya çalışmaktadır. Bu, çağın trendlerine aykırı bir harekettir. Bölge ülkeleri ve uluslararası camia mutlak surette bu durumdan son derece tedirgin olmalı ve birlikte boykot etmelidir. Çin, IAEA Sekreteryası ve diğer üye ülkeleriyle istişarede bulunarak, uluslararası nükleer yayılmanın önlenmesi sisteminin güvenilirliğini ve verimliliğini kararlılıkla savunacaktır. ABD, BK ve Avustralya’nın askeri bağı ve kliği güçlendirmesinin yanı sıra, Çin küresel kalkınma çağrısını tüm dünyaya duyurmuş ve Trans Pasifik Kapsamlı ve İleri Ortaklığı olan CPTPP’ye katılmak için resmi müracaatta bulunmuştur. Çatışma ve yüzleşmeyi kışkırtan, barış ve istikrara zarar veren kim? Peki, bölgesel entegrasyonu hızlandıran ve barışçıl kalkınmayı ivmelendiren kim? Bu soruların cevabı son derece net ve arasındaki fark da son derece açıktır. Üç ülkenin içinde bulunduğumuz çağa uyarak, yaptığından vazgeçmesi, bölgesel barış ve istikrar için yapıcı roller oynamasını üzere çağrımızı iletiyoruz.

AUKUS’A Çin Tepkisi 总领馆月评
1







Bizi Takip Edin