
Her 5 kuştan biri tehdit altında
Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) Avrupa genelinde nesli tehlike altındaki kuşların farkında olunması için hazırladığı 2021 raporunu açıkladı. Kuzeyde Grönland, İzlanda ve Svalbard’dan güneyde Kanarya Adaları, Malta ve Kıbrıs’a, batıda Azorlar, doğuda Kafkasya ve Ural Dağları arasında kalan bölgede yaşayan 544 kuş türü için 54 bölge belirlendi. Binlerce uzman ve gönüllünün desteğiyle hazırlanan rapora göre kuşlar için yeni bir doğa yönetimi planlamasının yapılması gerektiği ortaya çıktı. 544 türden 71’inin yok olma tehlikesi altında olduğu vurgulanırken, Avrupa’daki 3 kuştan 1’inin nüfusu son yüzyılda ciddi ölçüde yok oldu. Rapora göre her 5 kuştan 1’i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya yaşam savaşı verirken, en hızlı yok olan grupların başında yüzde 40 oranı ile ördekler ve kıyı kuşları yer alıyor. Deniz kuşlarının yüzde 30’u yırtıcı kuşların yüzde 25’i de tehlike altında. Tarlakuşları, örümcekkuşları ve kiraz kuşları gibi açık yaşam alanlarındaki yaygın türlerin hızlı yok oluşuna da dikkat çekilirken alınacak tedbirler sıralandı.

FOTOĞRAF: ŞAFAK ASLAN

Elmabaş patka ve üveyik neden ava açıldı?
Dünya Kuşları Koruma Kurumu kuşların en büyük tehdidinin büyük ölçekli arazi kullanımına bağlı değişikliklerden kaynaklandığını vurguladı. Tarımsal faaliyetlerin artması, altyapı projeleri, deniz kaynaklarının yoğun kullanılması, iç suların kirlenmesi ve ormancılık faaliyetlerinin artmasının kuşları tehdit eden diğer etkenler arasında gösterildi. Avrupa Kuşlarının Kırmızı Listesi hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan “Bir yandan kuşların yaşam döngüsü hızla yok ediliyor, bir yandan da elmabaş patka ve üveyik gibi tehlike altında olan türler ava açılıyor. Bu durumu tersine çevirmek için var olan politikalar ve uygulanan eylemler yeterli değil. Kuşların yaşam döngüsünün sürmesi için bir doğa hukuku ve bu hukuk çerçevesinde yeni düzenlemeler olması gerekiyor. Tarlakuşları, örümcekkuşları ve kiraz kuşları gibi açık habitatların yaygın türlerinde devam eden nüfus düşüşleri ve yaşam alanlarının daralması, genel olarak doğanın bütün bileşenlerinin yok olması ve artan tarımsal kimyasal kullanımının etkisini açıkça gösteriyor. Bazı yırtıcı kuş türleri, yasal koruma ve hedeflenen koruma faaliyetleri nedeniyle son zamanlarda popülasyonlarını geri kazanmış olsa da besin için açık habitatlara (mera ve çalılık alanlara) bağımlı birçok yırtıcı kuş türü sayısı hala azalıyor. Düzenlemeler ve hızlı koruma çalışmaları başlatılmalı. Eylem planları uygulanmalı ve türlere ve ekosistemlere yönelik tüm tehditlerin ortada kaldırılması gerekli. Bu çalışmalar için hızlanmazsak geri dönülemez bir çöküşün içerisinde bulabiliriz kendimizi.” dedi.

FOTOĞRAF: EMİR ÖZAY




















