1. Haberler
  2. Genel
  3. “Balığa talebin artması tüm dünyada büyük sorun”

“Balığa talebin artması tüm dünyada büyük sorun”

İklim değişikliğiyle birlikte dünyanın doğal kaynaklarındaki hızlı azalma bilim insanlarını düşündürüyor. Dünya denizlerinde sürdürülebilir balıkçılığın geliştirilmesi, nesli tehlike altındaki türlerin korunması ve aşırı avcılıkla mücadele edilmesi gibi temel sorunları çözmek için çalışmalar yapan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü yetkilileri açıklamalarda bulundu. Merkezi Roma’da bulunan uluslararası örgütün Kıdemli Balıkçılık Sorumlusu Nathanael Hishamunda ve FAO Orta Asya ve Türkiye Alt-Bölge Ofisi Sorumlusu Disa Vurdem, “Artan dünya nüfusuna paralel balığa talebin artması, kötü yönetim uygulamaları ve iklim değişikliği dünya genelinde büyük sorun. Yoksulluk ve alternatif geçim kaynaklarının eksikliği düşünüldüğünde durum kötüleşiyor. Bu yüzden Akdeniz’de Mavi Büyüme isimli projeyi başlattık” dedi. FAO, geleneksel balıkçılığın sürdüğü Gökova Körfezi’nde özel çalışma yürütüyor. Fotoğraf: Zafer Kızılkaya

featured
08 January 2011, Turkey - A local fisherman holds a freshly caught fish.
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Fotoğraf: Embiya Sancak

Balık avındaki düşüş tüm dünyayı ilgilendiriyor

Dünya genelinde açlığı yok etmek ve beslenme şartlarını iyileştirmek için 1943’te kurulan Birleşmiş Milletler’in uzmanlık kuruluşu FAO (Gıda ve Tarım Örgütü), 180 ülkede çalışmalarını çok uluslu çözüm yöntemleri geliştirerek sürdürüyor. Tarım, ormancılık ve balıkçılık gibi üretim alanlarındaki doğal kaynakların doğru kullanımı için bilimsel verileri değerlendiren BM FAO, iklim değişikliğiyle birlikte Akdeniz havzasında verimi düşen balıkçılığın düzeltilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için Mavi Umut Girişimi’ni başlattı.

Dünyanın önemli geçim kaynağı

Su Ürünleri

İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan örgütün Kıdemli Balıkçılık Sorumlusu Nathanael Hishamunda ve FAO Orta Asya ve Türkiye Alt-Bölge Ofisi Sorumlusu Disa Vurdem, denizlerden elde edilen balık miktarındaki düşüşün tüm dünyayı ilgilendirdiğini belirtirken açıklamalarda bulundu. Disa Vurdem, balıkçılık ve su ürünlerinin; dünya genelinde milyonlarca insana geçim kaynağı olduğunu, sağlıklı bir besin olarak dünyayı beslediğini ve pek çok ülkenin ekonomisine katkı sağladığını söyledi. Vurdem, “Ancak, artan dünya nüfusuyla balığa talebin artması, kötü yönetim, iklim değişikliği ve kentleşme bu önemli ekonomik büyüme kaynağının sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Öyle ki bu sorunlar kaynaklarla birlikte çevresel bozuluyor. Yoksulluk ve diğer geçim kaynaklarının azlığı düşünüldüğünde durum kötüleşiyor. FAO’nun Mavi Büyüme Çerçevesi, sucul kaynakların kullanımının iyileştirilmesi, balıkçılıktan dünyanın elde ettiği sosyal ve ekonomik faydanın en yükseğe çıkarılması ve su ürünleri sektörünün geliştirilmesi için yenilikçi yaklaşım sunmakta.” Dedi.

Fotoğraf: Zafer Kızılkaya

Akdeniz’de 3 Ülke ile Mavi Umut Girişimi

Azalan deniz kaynaklarına çözüm için FAO’nun 2018 yılında Mavi Umut Projesi’ni başlattığını söyleyen Disa Vurdem, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nı temsilen Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle çalışıyoruz. Tunus, Cezayir ve Türkiye projenin parçası. FAO birçok kıta ve ülkede Mavi Büyüme çerçevesinde kırsal yoksulluğu azaltan, çevresel faktörleri en aza indirirken sosyal ve ekonomik refah seviyesini artıracak projeler yürütüyor. Bu projelerden biri de Akdeniz’de Mavi Umut Girişimi. Bu proje, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün Akdeniz’in kıyı bölgelerinde balıkçılık, iklim değişikliği ve kentsel kalkınma yönetimindeki yetersizliklerden doğdu. Bunlara geçim kaynaklarının eksikliği eklendiğinde durum kötüleşmekte. 3 ülkenin hepsinde ilgili tüm paydaşların temsilcilerinin katılımıyla Çok Sektörlü Yatırım Proje Planları (MIPP) hazırlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile yol haritası oluşturulması için çalışıyoruz.” dedi.

Türk balıkçılığı için 5 öneri

 

FAO Kıdemli Balıkçılık Sorumlusu Nathanael Hishamunda ise, Türkiye için ekosistem temelli balıkçılık yönetimi, su ürünleri, değer zinciri ve geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesi alanlarında beş adet proje teklifi geliştirdiklerini söyledi.   Hishamunda, “İstilacı yabancı türler mavi ekonomiyi kalkındırıyor. Aslan balığı gibi istilacı türler Türkiye’nin güneybatı kıyılarındaki balıkçıların ekonomisine katkı sağlayacak. Yapay resiflerle aslan balığının 4 özel çevre koruma bölgesinde yakalanması için çalışmalıyız. Gölet ve deniz çiftliklerinde deniz hıyarı yetiştiriciliği arttırılmalı. Makroalg ve deniz yosunu üretimi için Manavgat’ta çalışmalar sürüyor. Sürdürülebilir balıkçılık için geleneksel balıkçılık turizmini destekliyoruz. Gökova Körfezi’nde Eylül 2021’de geleneksel balıkçılık turizmi çalışmalarını başlattık.” dedi.

 

Gökova Körfezi Mavi Umut Projesi’nin Merkezi

Nathanael Hishamunda, “Gökova el değmemiş pek çok deniz-kıyı yaşam alanına ev sahipliği yapan Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Deniz Koruma Alanı. Zengin biyolojik çeşitliliği, tabiat güzelliği, su altı ve su üstü tarihi kalıntılarıyla 1988 yılında korunan alan oldu. Gökova Körfezi, Türkiye’nin 305 Önemli Doğa Alanı’ndan biri. Aşırı avlanma, izinsiz faaliyetler, iklim değişikliği ve diğer faktörler nedeniyle azalan balık stokları Gökova Körfezi’nin zengin biyolojik çeşitliliğine tehdit. Geleneksel küçük ölçekli balıkçılıkta tehlikede. Gökova Körfezi Deniz Koruma Alanı’nda sürdürülebilir balıkçılık için, balıkçılık kooperatifleri, STK’lar, bakanlıklar, kamu kuruluşları ve üniversitelerle çalışma yürütüyoruz. Mavi Umut Projesi ile FAO ve Türkiye Hükümeti Gökova Körfezi’nde elde edilen önceki başarıları pekiştirecek” dedi.

Fotoğraf: Emre Tazegül

 

 

“Balığa talebin artması tüm dünyada büyük sorun”
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!