Soruların cevaplarına bu markalar yanıt verebilecek mi?
Türkiye genelinde deniz av araçlarının markalanması. Türkiye genelinde deniz av araçlarının markalanması sadece genel av aracı çeşitlerinin miktarını öğrenebiliriz. Hangi av aracından hangi bölgede nekadar var ne kadarı faal nekadarı kullanılmıyor gibi basit soruların cevaplarını öğrenebiliriz. Bu kayıt altına alınan yasal av araçlarının ne kadar boyu tutmayan balık avladığı, av yasağı olan bölgede nekadar avlandığı, yine dip trolünün avladığı balığın boyu tutmayan yüzde yetmişi gibi bir miktarı denize ölü olarak dökmesi, orta su tirolünün çaça balığında boy yasağı olmadığından tamamen soykırım yapması gibi kimsenin soramadığı yada sormaya cesaret edemediği bu soruların cevaplarına bu markalar yanıt verebilecek mi?

Kesinlikle kontrollü avcılık
Balık av sezonu açıldı limanları, balık haneleri kontrol eden varmı? Bismillah sezon açıldı tutulan hamsi yasak olan boyutta olduğundan yem fabrikasına gidiyor. Ama kimse bunu niye tutuyorsun demiyor. İstanbul Gürpınar’a kocaman balık hali yapılmış birtane su ürünleri kontrol birimi yok. Sadece Gürpınar’mı Türkiye’nin bütün balık halleri aynı durumda. Herkes istediği gibi atını oynatıyor. Ondan onra gel markadan medet um. Balıkçılar bilinçli olmadığı müddetçe bu denizlerimizdeki soykırım devam edecek. Bunun önüne ne merkalama geçer nede sirküler. Bu işin tek çözümü güçlü kararlı ve denizlerimizin gerçekten geleceğini düşünen hiç kimseden korkmayan devletin tam destek verdiği Bürokratlardır. Murat Yar
Özellikle denizin ana yemi olan çaça ve hamsi balıklarının kesinlikle kontrollü avcılığı yapılması gerekiyor. Bu iki tür balıkların azalması veya yok olması denizlerimizi tamamen çöllestirecektir.

Bazı balıkçılar mezgit yok istarvit yok çaça balığıyla ayakta duruyoruz diye demeçler vermişler bilmiyorlar ki yok dedikleri bu balıklar onları ayakta tutan çaçayla besleniyorlar. Malesef onlar bir müddet ayakta kalacaklar ama denizdeki bu balık türüyle beslenen diğer balıkların ölümüne sebep olacaklar. Kendileri daha çok kazanma sevdasına geçimini denizden sağlayan binlerce balıkçının hayatıyla oynuyorlar. Halbuki bu tür yem balıklarını kontrollü avlamış olsak denizlerimizde balık kıtlığı yaşanmaz. Bunun en büyük kanıtı olarak geçmişte çaça avcılığı olmayışı ve ince hamsinin avlanmaması sebebiyle her türlü balığın bolca bulunmasıdır.

Geçmişte çaça avlanmazken hamsi avcılığıda Aralık ayında başlardı bunun iki sebebi vardı birincisi diğer balıklar çok olduğu için ikincisi hamsi Aralık ayına kadar ince yani küçük ve yağsız olduğundan. Ama şimdi öylemi yağlı yağsız fark etmiyor piyasaya sürülmiyorsa fabrikaya sürülüyor nasıl olsa denetleyen de yok.



















