Deniz Kartalı

BEŞ BENZEMEZ TÜRKİYE’YE KARŞI. ŞER İTTİFAKI MEDUSA TATBİKATINDA…MEHMET ASAL’IN KALEMİNDEN

2017 yılından bu yana Yunanistan, GKRY ve Mısır’ın ortaklaşa düzenlediği “Medusa” tatbikatına, bu yıl üç ülkenin yanı sıra Fransa ve BAE’de katıldı. Üstelik de daha önce Korona Salgını nedeniyle iptal edilen tatbikat en kritik dönemde canlandırılarak. Bu 5 ülke Akdeniz’de Medusa-2020 ortak askeri tatbikatına 30 Kasım 2020 günü başladı. Korona virüs nedeniyle 2020 yazında 3 ülke, Mısır, Yunanistan ve GKRY ile yapılması planlanan tatbikat iptal edilmişti. Korona virüs özellikle Fransa ve Yunanistan’da tavan yapmış iken 6 Aralık 2020 gününe kadar devam edecek olan tatbikat ne anlama geliyor?

BEŞ BENZEMEZ TÜRKİYE’YE KARŞI. ŞER İTTİFAKI MEDUSA TATBİKATINDA…MEHMET ASAL’IN KALEMİNDEN
Seyir Defteri - Mehmet Asal( salmehmet@gmail.com )
1.292 views
02 Aralık 2020 - 1:01

 

Yunanistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “30 Kasım-6 Aralık tarihleri arasında İskenderiye’de çok uluslu ortak hava tatbikatı gerçekleştirileceği, Savunma ve operasyonel iş birliği konularının ele alınacağı, 3 ayrı aşamaya ayrılacak tatbikatta, arama-kurtarma, elektronik harp ve su üstü harbi eğitimleri yapılacağı kaydedildi.

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi 2017 yılından bu yana her yıl bir tatbikat yapıyordu. Bu yılki tatbikata Fransa ve Birleşik Arap Emirliklerinin de katılıyor olması elbette iyi tahlil edilmesi gereken bambaşka bir mesaj taşıyor.

Katılan gemilere, ülkelerin coğrafi konumlarına, konuştukları dillere, içinde bulundukları askeri ittifaklara bakıldığında Poker tabiriyle “BEŞ BENZEMEZ KART İLE TÜRKİYE’YE ÇEKİLEN BİR REST” olduğu ortada.

Poker’ de bir oyuncunun iyi olup olmadığı, “renk verip vermemesi, blöf yaptığında bunu belli etmemesi” ile değerlendirilir. Bu defa oyuncula; kritik bir epidemi ve pandemi ortamında, renklerini de çok açık bir şekilde belli ederek “rest” çekmektedirler.

Peki bu bir Blöf mü? Yoksa gerçekten elleri güçlü mü?

İcra eden ülke ve kuvvetlerin benzeşmezliği ve uyumsuzluğu nedeniyle bu tatbikatın askeri bir amacı ya da eğitim hedefi olmadığı son derece açıktır. Aylardan Aralık olması ve tüm Kuzeyli rüzgarlara açık güneydoğu Akdeniz’de tatbikatın planlanması da hiç gerçekçi değil ve bunun bir ŞOV olduğunun bariz göstergeleridir. Her ne kadar yapılan açıklamalarda taraflar arasındaki iş birliğinin bu yıl önemli ölçüde güçlendirileceği ifade edilmekte ise de bu askeri anlamdan çok siyasi bir mesaj ve kuşatma anlamı taşımaktadır.

Katılanların tek ortak noktasının ise “Türkiye düşmanlığı” olduğunu görmemek mümkün değildir.

Türkiye’nin Libya ile mutabakatının Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasına büyük bir engel koyduğu dönemde bu yakınlaşmadan menfaatleri etkilenen ülkelerin rahatsız olup tepki göstermeye çalıştıkları olduğu açıktır. Geçtiğimiz günlerde, İstanbul’dan hareket edip Libya’ya giden Rosaline A isimli Türk ticaret gemisinin durdurulup aranmasında baş rolü oynayan Almanya yerine bu defa Fransa aktör görev almaktadır. Rosaline A olayında; Almanya, Akdeniz de ben de varım mesajı vermek istemiştir. Bu defa rol Fransa’dadır.

Fransa’nın katılmasının iki amacı vardır. Türkiye düşmanı ülkelerle iş birliğini geliştirmek ve Akdeniz’de, özellikle de Doğu Akdeniz’de kalıcı olmak. Kendi iç sorunlarıyla baş edemeyecek kadar yönetim zafiyeti ve güç gerilemesi içindeki Fransa ile sadece parasal gücü olan BAE’nin Akdeniz’de ki gerçek bir kriz durumunda Yunanistan ve GKRY lehine yapabilecekleri çok sınırlıdır. Mısır’ın ise sadece kendi kamuoyu nezdinde gösteriş yaptığı son derece açıktır. Geçtiğimiz hafta Karadeniz’e çıkıp sözde Rusya Federasyonu ile yaptıkları ortak tatbikatta olduğu gibi bu defa da kendince iç ve dış mesajlar vermektedir. Her ne kadar Mısır son 6 yıl içinde Silahlı Kuvvetlerine 10 Milyar dolardan fazla harcama yapmış olsa da savaşların silah satın almakla değil, gerçek muharip olmakla ve eğitimle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.

Yunanistan; Ege ve Akdeniz’de attığı adımlarla, bölgede gerilimi tırmandırmaya, provokatif taciz ve ihlallerini sürdürmeye, diyalog yerine sürekli üçüncü taraflara gitme yolunu seçerek uzlaşmaz bir tutum sergilemeye devam etmektedir. Burada en dikkat çekici olan ise BAE’nin tavrıdır. Diğer ülkelerin tavırları ve çıkarları zaten sıklıkla kaleme aldığımız makalelerde yer almaktadır. Benim burada asıl üzerinde durmak istediğim, BAE’nin tutumu ve arkasında var olan kirli ittifak ve destektir. Bir süreden beri, uluslararası ilişkilerle ilgili çevrelerde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) daha doğrusu bu ülkenin fiili lideri Muhammed bin Zayed el Nahyan’ın, Türkiye’ye karşı ciddi bir husumet içinde olduğu, bunun sonucu olarak da zaman ve para harcayarak, Türkiye’ye karşı adeta bir Haçlı Seferi başlattığı biliniyor. (Müslüman bir ülke bir başka Müslüman ülkeye haçlı seferi başlatıyor!)

 

Devlet olarak 50 yıldan az ömrü olan BAE’nin pek çok alanda Türkiye ile bir eksen kavgasına tutuşacağı önceden kimsenin aklına gelmezdi. Türkiye’nin 1979’da BAE’nin 1983’te elçilik açarak ikili ilişkileri başlatmasından bu yana ticari ilişkiler inşaat, gıda ve savunma sektörlerinde gelişse de bu ülkenin Türk dış politikasındaki yeri gayet mütevazıydı.

2000’li yıllarda BAE’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Türkiye, yıllık ikili ticaret hacminde 9 milyar dolarla son yedi yılda %800’lük bir artışa neden olmuştu. 2008 yılı dış ticaret rakamlarına göre, Türkiye BAE’nin en büyük 10 tedarikçisi arasında yer alırken, 2009’da yeni açılan “Etihad Airways” hava yolu şirketiyle İstanbul’a haftanın dört günü sefer başlatılmıştı.

Ne oldu da son 7-8 yılda ilişkiler bu hale geldi?

Daha yakın zamanlarda, iki ülke arasındaki ilişkiler, Mısır askerî darbesi ve o dönemde gelişen olaylar sonrasında Türkiye’nin Müslüman Kardeşleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise Müslüman Kardeşler yönetimine darbe yapan Abdül Fettah es-Sisi’yi desteklemesiyle bozuldu ve bu nedenle Birleşik Arap Emirlikleri, Körfez Arap Ülkeleri; İş birliği Konseyi’nin Türkiye’ye karşıtlıkta en uçtaki üyesi haline geldi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi Yusuf el-Uteybe’nin Haziran 2017’de hacklenen e-postalarının ortaya çıkması, 15 Temmuz 2016 tarihli FETÖ askerî darbe girişiminin Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklendiği iddialarını güçlendirdi. Ağustos 2017’de BAE, Türkiye’yi Suriye’deki askeri varlığıyla Suriye devletinin egemenliğini yok etmeye çalışmak, sömürgeci ve rekabetçi tutum içerisinde olmakla itham etti. Bunlar ilişkilerin kopmasında önemli bir rol oynadı.

Muhammed bin Zayed el Nahyan, Afganistan, Irak ve Suriye’de yeni Ortadoğu projesinin mimarı ve yakın zamana kadar ABD’nin savunma bakanı olan James Mattis’in, üzerinde özellikle çalıştığı kişi olarak bilinmektedir.

James Mattis’in, 1 Mart tezkeresini reddedildiğinde “Türkiye bunu ağır şekilde ödeyecek!” diye masaları yumruklayan ve askerimizin başına çuval geçirilmesi olayının planlayıcısı ABD’li komutan olduğunu hatırlarsak, Muhammed bin Zayed’ın nasıl Türkiye düşmanı yapıldığının da anahtarını keşfetmiş oluruz.

Aslında İsrail ve üç Arap ülkesi (Mısır, SA ve BAE) uzun zamandır Türkiye’ye yönelik düşmanlık içeren faaliyetler içindeler. İsrail ve ABD eşgüdüm içinde oyun kuruyor ve bu ülkeleri tepe tepe kullanıyor. Mısır’ın Kıbrıs Büyükelçisi Türkiye’ye karşı askeri güç kullanılmasını öneebiliyor.

Son yıllarda savunma sanayi atakları ve silahlanma projelerinde Batı dışı kaynaklara yönelmesi, kendi ihtiyacının bir kısmını iç sanayide yapması, Suriye’de Barış Pınarı Harekâtına başlaması, Türkiye’nin başta ABD, İsrail ve bazı Avrupa ülkelerinin hedefi haline gelmesine neden oldu. Türkiye’ye istediklerini kabul ettiremeyen güçler gizli ve sinsi planlar yapmaya başladı. MOSSAD Başkanı Yossi Kohen Türkiye ile ilgili “Asıl tehlike İran değil, Türkiye’dir” dedi.

ABD, İsrail ve peşlerine takılan ülkelerin bölgedeki asıl hedefi, ilan ettikleri gibi İran değil Türkiye’ye dir. Türkiye’ye dönüşmüştür. Türkiye NATO’nun bir üyesi olduğundan bunu çok açık söyleyemeseler de Türkiye’nin bölgesel hedefleri önündeki en büyük engel olduğunu bilirler.

ABD’nin Çok seçenekli Planları

Amerikan düşünce sisteminin bir özelliği ; A planı yaptığı zaman daima B, C ve hatta D ve E alternatiflerini de oluşturmaktır.  Orta Doğu’yu yeniden tasarlamanın maliyeti ağır geldiğinde ABD kolaylıkla bu planların birinden diğerine hemen geçer.

NETİCE VE ÖNERİLER:

Fransa, BAE, Mısır, Yunanistan ve GKRY beşlisinin 30 Kasım-6 Aralık 2020 tarihleri arasında güneydoğu Akdeniz’de yaptıkları deniz tatbikatının fiziki ve askeri bir amacı olmayıp maksat siyasi dayanışma ve Türkiye’ye mesaj vermektir.

Türkiye’nin Arap Baharı ile Müslüman Kardeşler (İhvan) kuşağına desteği yüzünden Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın başını çektiği eksenle yaşadığı “soğuk savaş” Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin AB Ülkeleri ve Akdeniz de menfaati bulunan başta Fransa ve Almanya’yı da kışkırtması ile birlikte Türkiye’yi güneyden kuşatan bir şer çemberine dönüşmüş durumdadır.

İsrail’i bölgedeki en güçlü oyuncu haline getirmek ve giderek Batı Dünyasından uzaklaştığını değerlendirdiği Türkiye’yi baskı altına alarak bir kez daha Batı’ya dönebilmesi, Arap devletleri gibi itaatkâr olabilmesi için ABD’de bu ittifakın güçlü bir destekleyicisi ve teşvik edicisi olmuştur.

Nasıl ki hiçbir insan mütemadiyen diğer insanlardan tecrit edilmiş şekilde ve tek olarak yaşayamaz ise Devletler için de bu aynen geçerlidir.

Uluslararası ilişkilerde sadece haklı olmak yetmez ki bazı konularda haklı olup olmadığımız da kesin ve açık değildir. (Müslüman Kardeşleri desteklemek, Beşer Esad ve Sisi’ye karşı olmak gibi)

Türkiye olarak diplomasi öncelikli bir politika izlenmesi gereklidir. Aksi takdirde en haklı olduğumuz Kıta sahanlığı ve Ekonomik Bölge gibi konularda ki hak ve menfaatlerimizi kaybetmek söz konusudur.

Sadece bizim AB’ni istememiz yetmez onların da bizi bu birlik içinde görmek istiyor olmalarını sağlamamız gerekir. Avrupa bugün Türkiye’yi Müslüman olduğu için değil, ama artık küresel planda iflası onaylanmış olan siyasal İslam’ın en bağnaz yandaşı olduğu için AB bünyesi içinde istemiyor olabilir mi?

AB, Türkiye’de İslam’a değil, tüm dünyada iflası tescil edilmiş “İhvan”a karşıdır.

Mısır gibi köklü tarihi bağlarımız olan ülkeler ve diğer İslam Ülkeleri ile güçlü ve karşılıklı çıkarlara dayanan, nezaket politikaları çerçevesinde iyi ilişkiler oluşturulmalıdır.

Hak ve hukuka, karşılıklı çıkarlara uygun çözüm için tecrübeli, bilgili, liyakatli ve vatan sevgisinden asla kuşku duyulmayan hariciye mensuplarının görüşleri dikkate alınmalı, güçlü Parlamenter sistem içinde ikili ve uluslararası ilişkiler yürütülürken milletin gerçek temsilcileri olan parlamenterlerin görüşleri ve desteği alınmalıdır.

Türkiye, 1923’ten bu yana hiçbir zaman bu kadar yalnız kalmamıştır.

Bu politika, dış etkenlerden çok, iç etkenlerin sonucu oluşmuştur.  Siyasal İslam’ın yaşamın bütün alanlarını baskı altında tutmayı hedefleyen iç politikasının dış politikaya yansımasının doğal sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

MEHMET ASAL

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ESKİ GENEL SEKRETERİ

KÖŞE YAZARLARI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
VENEDİK SU ALTINDA KALABİLİR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ARKADAŞIM RÜZGAR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
PANDAYLA GELEN BAHAR BAYRAMI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
LÜFERİN IZGARA MACERASI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
11 TERSANEDE 44 GEMİ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
KAR BAYKUŞU ARTIK YOK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ÇİNGENELER KİMDİR?
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TARIM, ORMAN VE MERALAR HEDEFTE
GÜNLÜK HABER AKIŞI
EKİM AYINDA LA NİNA GELİYOR!
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YAKLAŞMAYIN… ISIRIR!
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SUÇLU AYAĞA KALK!
GÜNLÜK HABER AKIŞI
BU LİSTEYE DİKKAT
GÜNLÜK HABER AKIŞI
İŞTE TÜRK TİPİ HÜCUMBOT
GÜNLÜK HABER AKIŞI
GÜÇLÜ BİR İKLİM HEDEFİ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TRUMP PANAMAYI NEDEN İSTİYOR?
GÜNLÜK HABER AKIŞI
STM’DEN DUVAR ARKASI RADAR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
NEDEN 86 YILDIR YERİ DOLMUYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
MAVİ VATAN’A MASAL DEMEK…
GÜNLÜK HABER AKIŞI
BEYAZ MERCAN ALARMI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
STM’DEN DUVAR ARKASI RADAR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ÇiN UZAY HACMİNİ ARTIRIYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
DAĞIN KRALI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TOPRAK ZAFERE SÜRÜYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
CAM ŞİŞE ATMA ORMANI YAKMA
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SHENZHOU 15 YERYÜZÜNE DÖNDÜ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
İSTANBUL PLAJLARI YAZA HAZIR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYDİ GÖLDE BALIK TUTALIM…
GÜNLÜK HABER AKIŞI
RENK KODLU MARS HARİTASI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Bugün Dünya Yunus Günü!
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YUNANİSTAN’DA TREN KAZASI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
RÖMORKÖR ALABORA OLDU
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TÜRK GEMİSİ KARAYA OTURDU
GÜNLÜK HABER AKIŞI
EYT 1 YIL ERTELENEBİLİR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ENGELLİLERİN ACI FERYATLARI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YİNE SINIFTA KALDIK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SULAK ALANLARI ONARMA ZAMANI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Anneler Günü Kutlu Olsun

Copyright © 2025 Deniz Kartalı. Tüm Hakları Saklıdır.   |   Gizlilik Politikası