
Doğu Akdeniz’in en büyük ticaret limanlarından Beyrut Limanı 1000 kilometrekare alana kurulu. Yıllık ticaret hacmi 7 milyon tonu ve 1 Milyon TEU’yu geçen liman, Lübnan’ın dünyaya açılan kapısı olarak bilinirken yaşanan patlamada 135 kişi hayatını kaybetti 4 binden fazla kişi de yaralandı. Patlamaya neden olan amonyum nitratın limana getirilmesinin ise çok ilginç bir hikayesi olduğu ortaya çıktı. Rus iş insanı İgor Grechushkin’e ait M/V Rhosus gemisinin amonyum nitrat yüklü son seferine 10 Eylül 2013’te Gürcistan’dan başladığı öğrenildi. Moldava bayraklı yük gemisinin Mozambik’e gitmek için İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçerek çıktığı Akdeniz’de teknik arıza yaşaması ve maaşlarını alamayan mürettebatın isteği üzerine Beyrut Limanı’na yanaştığı belirlendi. Gemiye çıkan Lübnanlı liman yetkililerinin eksiklik ve kanunsuzluk tespit etmesi üzerine tutuklanan geminin 8’i Ukraynalı 2’si Rus mürettebatı da alıkonuldu. İgor Grechushkin’un iflas ettiğini açıklaması üzerine 6 mürettebat ülkelerine dönerken 4 kişi 1 yıl boyunca amonyum nitrat yüküyle birlikte gemide tutuklu kaldı.


Gemi satıldı tehlikeli yükü depolandı

Gemi sahibi Grechushkin’un ardından kargo yani amonyum nitratın sahibi Mozambikli işadamının da yazışmalardan çekilmesi üzerine, Rhosus sahipsiz kaldı. Alacaklıların alacakları için haciz edilen geminin yükü 1 yıl sonra Beyrut Limanı’ndaki depoya kaldırıldığında, felaketi getiren en büyük adım atılmış oldu. Amonyum nitratın boşaltılması üzerine tüm mürettebat ülkelerine gönderilirken gemi hurda fiyatına satıldı. Amonyum nitratın ihraç edilmesi için sadece ordu yetkili olduğundan ihale açılarak özel şirketler davet edildi. Liman yetkilileri 27 Haziran 2014, 5 Aralık 2014, 6 Mayıs 2015, 20 Mayıs 2016, 13 Ekim 2016 ve 27 Ekim 2017 tarihlerinde Lübnan mahkemelerine yazılar yazarak ‘bu malların uygun olmayan iklim koşullarında hangarda tutulmasının ciddi tehlikeli’ olduğunu bildirdi. Fakat, yetkililer amonyum nitratın imha edilmesi ya da satılması için harekete geçmedi. 7 yıl sonra amonyum nitrat depolandığı alanda infilak ederek 3,3 şiddetinde bir deprem etkisiyle yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.
Amonyum nitrat deniz yoluyla taşınabilir

Uluslararası deniz ticareti için gemilere yük bulan Gemi Brokerleri Derneği Başkanı Semih Dinçel, 7 yıllık ihmaller zincirinin düşündürdüklerini açıkladı. Uzak yol kaptanı Dinçel, “Gürcistan’ın Poti limanından başlayan yolculuk başlı başına incelenmeli. Amonyum nitratın taşınması uluslararası kurallarla güvence altına alınmıştır. Dünyanın her yerinde amonyum nitrat gemilerle taşınır. İMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) Apendix B sertifikası olan gemilerin tehlikeli yükü taşımasına izin verir ve gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldırır. Türk boğazlarından 15 bin tonluk bu tür gemiler bile serbestçe geçebilir. 2 bin 750 ton amonyum nitrat ile Mozambik’in Biera limanına giderken girdikleri Beyrut Limanı’ndaki 7 yıllık ihmaller zincirini tam olarak ortaya koymak gerekli. Geminin armatörü, yükün sahibi ve mürettebatın gitmesiyle sahipsiz kalan gemi, alacakları karşılığında ihale ile satılmış. Ama getirdiği tehlikeli yük satılmamış ya da imha edilmemiş. Liman yetkililerinin tüm başvurularına rağmen neden 7 yıl boyunca bekletilmiş? Çünkü bürokrasi ve hukuk sistemi gemiyi değil yükünü unutturmuş. Buradaki sorun geminin yükünün tehlikesi değil, hukuk ve bürokrasi engeline takılan yüktür. Taşımacılık sorunu yoktur. Yükünde gemi gibi ihale ile satılması gerekirdi” dedi.

“Türk limanları ve armatörleri ders almalı”
Antreponun yakınında çıkan yangının amonyum nitratı gaz çıkaracağı sıcaklığa kadar ısıtıp patlattığını öngördüklerini belirten tecrübeli kaptan Dinçel, Türkiye’nin deniz ve limanlarında bu tür yüklerin bekletildiğini söyledi. Dinçel, “Türk limanlarında ya da açıklarında bekletilen pek çok gemide ya da depolarda tehlikeli yükler var. Çıkaracağımız ders bu yüklerin envanterinin çıkartılması ve hemen harekete geçilerek felaket yaşanmadan satılmasıdır. Önce bu tür tehlikeli ve tutuklanmış kargoların belirlenmesiyle işe başlamalıyız” diye konuştu.

GEMİNİN TARİHÇESİ
1986 yılında Japonya’da yapılan geminin ilk sahibinin Daifuku Maru adlı Japon nakliye şirketi olduğu öğrenildi. 2002 yılında Nishi Nippon Kaiyo satılan gemi daha sonra Güney Kore, Hong Kong ve Panama’ya satıldı. 2009’da Igor Grechushkin’e satılan gemi, son AİS kaydını 2018 yılında Beyrut’tan verdi. 2018 yılından beri ‘bilinmeyen’ gemi statüsünde olan Rhosus isim değiştirerek çalıştığı ya da hurdaya çıkartıldığı düşünülüyor.




















