Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Dr. Cihat Yaycı, 16 Mart 2020 sabahı yayınlanan bir genelge ile Genelkurmay Başkanlığı emrine atanmıştı. Ani ve beklenmedik bu atama herkesi şaşırtırken Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz şu açıklamayı yaptı:

Amiral Yaycı’nın Tasfiyesi 16 Mayıs sabahı Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat
Yaycı’nın Genelkurmay Başkanlığı emrine atandırıldığı haberi ile uyandık. 2009-2010 yılları arasında
Deniz Kurmay Albay olarak emrimde çalışan Amiral Yaycı, Türk deniz tarihinin kaydettiği en önemli
akademisyen amirallerden birisi olarak 27 Kasım 2019 Türkiye Libya deniz sınırlandırması
anlaşmasının mimarıdır. Muharip subaylığının yanısıra hem mühendislik hem de sosyal bilimler
disiplinlerinde doçentlik seviyesine varan akademik unvanlara sahiptir. Yaycı, aynı zamanda
Türkiye’de kamu kurum ve kuruluşları içinde FETÖ ile mücadelede önemli yere sahip FETÖMETRE’yi
geliştirmiştir. Kısacası Deniz Hukuku cephesindeki fikirleri, eylemleri ve kitapları ile başta Yunanistan
ve GKRY olmak üzere Atlantik cepheyi; FETÖMETRE’nin geliştirilmesi ve Deniz Kuvvetlerindeki ciddi
çalışmaları sayesinde FETÖ ve kripto FETÖ unsurlarını son derece tedirgin etmiş, devletin çıkarlarını
korumuştur. Yunan medyası ve FETÖ’cü sosyal medya hesaplarında bu tedirginlik Amiral Yaycı’yı
ölümle tehdit edecek boyutlara kadar gelmiştir. 2020 Yaz Şurasına 2 ay kalan bir dönemde, Libya’da
ve Doğu Akdeniz’de son derece önemli gelişmelerin yaşandığı bir konjonktürde Doğu Akdeniz’deki
öncü ve en önemli dış politika unsuru olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının en üst seviye icra makamı
Kurmay Başkanının bir hafta sonu oldu bittisi ile görevden alınması son derece yanlıştır. Kaldı ki bu
gelişmenin kısa bir süre önce firari FETÖ elemanlarının sosyal medya hesaplarından ‘’önemli bir
Amiral Görevden Alınacak’’ mesajı ile duyurulması daha da vahimdir. Bu karar, ayrıca onaylanmadan
önce Deniz Kuvvetleri Komutanına danışılmadan alındı ise daha da ciddi bir yanlıştır. Yaycı’nın
görevden alınması sonrası FETÖ kaçaklarının attığı zafer çığlıkları göz önüne alındığında bu atama
kararının yarattığı tesir ile Deniz Kuvvetlerinin Doğu Akdeniz’deki etkinliğine, personelinin moraline
veya FETÖ ile devlet içindeki mücadeleye zarar vermemesini beklemek ve takip etmek her vatandaşın
görevi ve hakkıdır. Umarım devlet Amiral Yaycı’nın gelişmiş bilgi ve tecrübe birikimini en iyi şekilde
değerlendirmeye devam eder. Unutmayalım, Türkiye’nin 21. Yüzyılda en büyük jeopolitik cephesi
olan Mavi Vatan Cephesinde değil bir gerileme, duraksamaya dahi tahammülü olamaz.





















