BİSİKLET DOSTU KENTLER İSTİYORUZ
Ulaşım, günümüzün en büyük sorunlarından birisidir. Şehirlerin nüfus yoğunluğunun artmasıyla birlikte motorlu taşıt kullanımının fazlalaşması ve beraberinde getirdiği trafik problemlerinin yarattığı sıkıntılar, hava kirliliği ve gürültü hem insan sağlığını hem de kent yaşantısını olumsuz yönde etkilemektedir. Sağlıklı, güvenli, ekonomik, doğa dostu ve erişilebilirlik açısından son derece kullanışlı bir ulaşım türü olan bisiklet, kent içi ulaşım problemlerinde en önemli çözümlerden biri olarak görülmektedir.

Trafik sıkışıklığı, metropollerde yaşam kalitesini ve ekonomik üretkenliği olumsuz etkiler. Yaşam kalitesi genel olarak kişinin yaşadığı hayattan memnun olması, kendini iyi hissetmesi olarak tanımlanabilir. Trafik sıkışıklığı,sadece büyük kentlerin değil, araç sayısı ve hareketliliği artmış pek çok kentimizin önemli bir sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Trafik sıkışıklığının çevre kirliliği, gecikme, akaryakıt tüketimi gibi olumsuz ekonomik sonuçlarıyla birlikte, sürücü- yaya-yolcu olarak tüm kentlilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sonuçları da söz konusudur. Trafik sıkışıklığının, yaşam kalitesini %60,24 oranında azalttığını düşünmektedir
Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü (ISGlobal)’in yapmış olduğu çalışmada, 749 Avrupa şehrinde araç kaynaklı gürültünün sağlık üzerindeki etkisini inceledi. Yaklaşık 60 milyon yetişkinin sağlıksız seviyelerde araç kaynaklı gürültüye maruz kaldığını gösterdi.
Berlin’de, 40µg/m3’lük AB yıllık hava kalitesi sınır değeri, 1990’dan 2020’ye kadar olan dönemde yoğun trafiğe sahip birkaç ana yol üzerinde aşılmış ve aşımlara neden olan emisyonların %75’i karayolu trafiğinden sorumlu olduğu ortaya çıkmıştır.

Araştırmalar, büyük şehirlerde motorlu taşıt kaynaklı hava kirliliğinin, toplam kirlilikteki payının %70‟leri aştığını ve ısınma kaynaklı hava kirliliğinden en az 2 kat daha fazla kirliliğe neden olduğunu göstermektedir . Ulaşım kirlililiğinin %74’ünü ise karayolu kullanan fosil yakıtlara bağlı yük ve yolcu taşımacılığı gerçekleştiriyor.
Trafik sıkışıklığına takılan bir otomobil, normal trafik koşullarına kıyasla 2,5 kat daha fazla karbon emisyonuna sebep oluyor. Aynı zamanda, kliması açık olan bir otomobil olmayan bir otomobilden %7 ila %20 daha fazla karbon emisyonuna sebep oluyor.

Kapsamlı bir kent içi ulaşım ağı sayesinde, kent için önem taşıyan toplu ulaşım koridorlarının yanı sıra mahalleleri çevreleyen kent içi bisiklet yolları için de fırsatlar yaratılmalıdır. Bisikletli ulaşımın yaygınlaşması ve güvenli hale gelmesi, insan sağlığı, çevre ve yaşadığımız dünya açısından büyük öneme sahiptir.
Doğayı koruma konusunda duyarlılık yaratmayı, küresel boyutta yaşanan çevre sorunlarına dikkat çekmeyi, giderek artan çevre sorunlarına karşı uluslararası işbirliği sağlamak, halkı bilinçlendirmek amacı ile 1972 yılındaki BM Zirvesi’nde 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. Her yıl 5 Haziran tarihinin bulunduğu hafta “Türkiye Çevre Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Trafikte Ortak Akıl Derneği




















