18 yıldır Türkiye’nin çevre ve ekoloji hareketlerinin içinde olan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, 2020 yılına damga vuran küresel salgında çevre adına başarılar elde edildiğini açıkladı. Dernek, beslenme ve toplumsal alışkanlıklarını değiştiren koronavirüs pandemisinde kurumların birlikte hareket edebilme başarısını gösterdiğini vurguladı. 2020 yılında ekoloji alanında gıdadan yaban hayatına kadar pek çok konuda hak ihlalleri ve yıkım tehditleriyle karşılaşılmasına rağmen sivil toplum kuruluşlarının birlikteliğinin doğa ve çevre adına başarıya dönüştüğü açıklandı.

Toplum tarım ilacı pestisitlerin farkına vardı
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde 100’den fazla paydaşın oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın insana ve çevreye zarar veren tarım zehirlerinin yasaklanması için başlattığı kampanyanın ilk başarılardan biri olduğu öğrenildi. 2019 sonunda başlatılan Zehirsiz Kampanya’nın kamuoyunda yankı bulması ve 146 bin kişinin imzasıyla TBMM’ye 3 soru önergesi ve 1 araştırma önergesi verildiği açıklandı. Kampanya sonunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 25 pestisit etken maddenin yasakladığı, 7 etken maddeyi de kısıtlanması başarı olarak değerlendirildi. En büyük kazanımın ise gerçekte tarım ilacı olan pestisitlerin zehir olduğunun toplum tarafından anlaşıldığı ortaya çıktı.

Türkiye Organik Ağı
Organik tarımı geliştirmek için çalışan kurum ve kuruluşların Türkiye Organik Ağı’nda buluşması güvenli gıda adına atılan büyük adımlardan biri oldu. 14 kurum ve kuruluşun oluşturduğu TORA, organik tarım öncelikli ulusal ve uluslararası farkındalığı artırmak için çalışmaya başladı.

Gıdada sansür içeren kanun maddeleri geri çekildi
Gıdayla ilgili yayınlarda sansür içeren yönetmeliğin gündeme gelmesiyle Gıda Hareketini Birlikte Büyütmek oluşumu bir kampanya başlattı. TBMM gündemine gelen ‘Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ başlıklı torba yasa kampanya ile geri çekildi. 80 kurumun imzasıyla geri çekilen torba yasanın geçmemesi için 28 bin kişi imza verdi. Kampanyayla gıdada sansür içeren maddeler torba yasadan çıkarıldı.

Doğa için tehdit olan madde çıkarıldı
Ekim ayında TBMM’ye getirilen Elektrik Enerjisi Kanunu ve Bazı Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı 107 kuruluş harekete geçerek imza kampanyası başlattı. Şirketlere ruhsat sahası dışında geçici tesis kurma izni veren Madde 6’ye karşı orman ve tarım alanlarının korunması için 43 bin kişi imza verdi. Madde 6 yasadan çekildi.

Keçi, kızıl geyik, ceylanlar avlanmaktan kurtarıldı
Nesli tehlike altındaki kuş türlerinin av listesinden çıkarılmasını için başlatılan Yaşasın Kuşlar Kampanyası, avcılığın tamamen yasaklanmasını hedefleyen kampanyaya dönüştü. Avcılık Yasaklansın hareketine 234 kurum ve 72 bin kişi destek verdi. Tunceli, Isparta ve Antalya’daki keçi, Eskişehir’deki kızıl geyik, Şanlıurfa’da ceylan avı ihaleleri iptal edildi; yaban hayvanları avlanmaktan kurtarıldı.

5 Kömürlü termik santral kapatıldı
Temiz Hava Hakkı Platformu, Temiz Hava Haktır kampanyası başlattı. 100 bin imza toplanırken toplam etkileşim 1 milyonu geçince Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez birlikte bir açıklama yaptı. Sivas, Zonguldak, Kütahya ve Kahramanmaraş’ta bulunan 5 kömürlü termik santralin kapatıldığı duyurulurken çevre yatırımı yapmayan kömürlü termik santrallerine çalışma izni verilmemesi hedeflendi.

Son yılların en kurak günleri yaşanırken aşığı yağış ve fırtına gibi iklim anomalileri tarımsal üretimi etkiledi. Yağışsız geçen kış ve kurak yaz yüzünden yeraltı su seviyesi düşünce tarım ürünleri kaybedildi. 12 Aralık 2015’te kabul edilen Paris İklim Anlaşması’nın 5. yıldönümünde Türkiye’de iklim alanında çalışan sivil toplum örgütleri ortak bir açıklama yaparak Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onaylamasını ve ulusal katkı hedeflerini iyileştirmesini talep etti. Türkiye 2021 yılına, Paris Anlaşmasını imzalamasına rağmen hala onaylamayan 7 ülkeden biri olarak girdi.
Koronavirüs ekmek yapmayı öğretti
Küresel pandemiyle insanların çekilmesiyle doğanın kendini kısa sürede yenileyebileceği görüldü. İnsanlar evlerinde ekmek ve yoğurt yapmaya mutfak atıklarını gübreye dönüştürmeye hatta saksıda domates yetiştirmeye başladı. Gıda bilgilerine ve deneyimlerine ilgi artarken güvenli ve sürdürülebilir gıda için farkındalık oluştu.




















