Çin’in biyolojik çeşitliliğine ilişkin güncelleştirilmiş yeni bir veri bankası, “Catalogue of Life China 2022 Annual Checklist” adı altında açıklandı. Söz konusu bilimsel gelişme, Çin Bilim Akademisi tarafından da paylaşıldı. 2022 yılı envanterine 10 bin 343 adet yeni tür eklendi. Yeni eklenen türlerle birlikte Çin’deki biyolojik tür sayısı 138 bin 293’e yükselmiş oldu. Yeni envanterdeki türlerden 68 bin 172 adedi hayvana, 46 bin 725 adedi bitkiye ve 17 bin 173 adedi mantara ilişkin.
Çin, her yıl biyolojik türlerle ilgili bir envanter açıklıyor. Söz konusu veri bankası, yalnızca biyolojik çeşitlilikle bağlantılı bir dizi bilimsel araştırmaya, doğanın korunması politikasının oluşturulmasına ve bu alanda bilimin yaygınlaştırılmasına destek sağlamakla kalmıyor; ayrıca Birleşmiş Milletler’in biyolojik çeşitlilik konusundaki sözleşmelerinin ve diğer Çin’in taraf olduğu uluslararası anlaşmalara ait gereklerin yerine getirilmesi açısından da büyük önem taşıyor.
BIMCO Deniz Gücü İş Gücü Raporu’nun en son verilerine göre, dünya genelindeki deniz ticaretinin sürdürülebilirliğinde kilit rol oynayan denizcilerin milliyet dağılımları netleşti. Küresel deniz ticaretinin yüzde 90’lık kısmının deniz yoluyla taşınmasını sağlayan profesyonel iş gücü, dünya genelinde yaklaşık 1,89 milyon denizciden oluşuyor. Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 90’lık kısmının deniz yoluyla taşınmasını sağlayan profesyonel iş gücü, dünya genelinde yaklaşık 1,89 milyon denizciden oluşuyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.