Çin’in biyolojik çeşitliliğine ilişkin güncelleştirilmiş yeni bir veri bankası, “Catalogue of Life China 2022 Annual Checklist” adı altında açıklandı. Söz konusu bilimsel gelişme, Çin Bilim Akademisi tarafından da paylaşıldı. 2022 yılı envanterine 10 bin 343 adet yeni tür eklendi. Yeni eklenen türlerle birlikte Çin’deki biyolojik tür sayısı 138 bin 293’e yükselmiş oldu. Yeni envanterdeki türlerden 68 bin 172 adedi hayvana, 46 bin 725 adedi bitkiye ve 17 bin 173 adedi mantara ilişkin.
Çin, her yıl biyolojik türlerle ilgili bir envanter açıklıyor. Söz konusu veri bankası, yalnızca biyolojik çeşitlilikle bağlantılı bir dizi bilimsel araştırmaya, doğanın korunması politikasının oluşturulmasına ve bu alanda bilimin yaygınlaştırılmasına destek sağlamakla kalmıyor; ayrıca Birleşmiş Milletler’in biyolojik çeşitlilik konusundaki sözleşmelerinin ve diğer Çin’in taraf olduğu uluslararası anlaşmalara ait gereklerin yerine getirilmesi açısından da büyük önem taşıyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı ve Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Recep Düzgit, Gemi Acenteleri Yönetmeliği süreci hakkında kapsamlı bir kamuoyu duyurusu yayımladı. Açıklamada, yönetmeliğin taslak aşamasından yargı sürecine kadar geçen iki yıllık süreçte elde edilen somut kazanımlar vurgulanırken, konunun seçim malzemesi yapılmasına tepki gösterildi.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.