Mavi Vatan kavramının isim babası olmasının ötesinde uygulanması ve doktrin olarak yayılması için çabalayan Cem Gürdeniz, 9’uncu kitabı olan Kültürü ve Görgüsüyle Denizcilik’i çıkarttı. Türk denizciliğinde ilk kez yapılan bu çalışmayla denizciliğin gelenek ve göreneklerinden küresel deniz kültürünün detaylarına pek çok konu anlatılıyor. Türkiye’nin denizcileşmeye ihtiyacının önemini tarihsel, toplumsal, kültürel, siyasal, askeri ve psikososyal boyutlarıyla geniş bir perspektiften ele alan kitapta edebiyattan arkeolojiye, gemi modelciliğinden, sualtı sporlarına kadar deniz kültürünün her aşaması değerlendiriliyor. Gelenek, nezaket kuralları, bayrak disiplini, marina, usturmaça kültürü, denizcilerin tutum ve davranışları gibi konularda amatör denizciliğin kaynak eserlerinden biri olacak.
Kültürü ve Görgüsüyle Denizcilik adlı kitabın ilk imza günü Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleşti. Çok sayıda deniz tutkununun katıldığı törende konuşan Cem Gürdeniz, “Merhum Sadun Boro, denizi kalbi, akli ve ruhu ile seven nadir denizcilerden biriydi. Klasik ama bir o kadar yeniliklere açık denizci kişiliğe sahipti. Pupa Yelken isimli efsane kitabının 7. Baskısının son bölümünde yazdıklarını okurken heyecan duymamak mümkün mü?
‘Eskiden uzun yolculukların en heyecanlı anları, üzerine rota tutulan adaya yaklaşırken yaşanırdı. Güneş, ay ve yıldız gibi sonsuzluktaki cisimlerden alınan rasatlara güvenerek binlerce mil yol kat eder veya bir okyanusu aşarsın. Rüzgar altında kalan adalara yaklaşırken ekseriye hava bozar, rüyet düşer ve sağlıklı rasat yapamazsın. Hele gece geliyorsan, hesaplarına göre belli bir mesafeye gelince yelkenleri indirip havanın aydınlanmasını beklersin. Akıntılar bilinmez. Haritalar eski ve eksiktir. Acaba karaya yakın mı düştün korkusu ile sabaha kadar geçen saatler bir ömür törpüsüdür. Ama bütün bu zorluklardan sonra o adayı patta onun en yakın burnunu istediğin zamanda bulduğun an, o çektiğin heyecan ve endişe yerini hiçbir şeyde bulunmayacak apayrı bir duyguya bırakır. Sanki o adayı ilk defa sen keşfetmiş gibi hissedersin. Bugün elinizdeki GPS bu heyecanı yok etti. Uzun yolculuklarda önemli bir yardımcı olmasına rağmen en büyük bir tatmin duygusunu yitirmiş olduk.’
Ben de bu kitabı yazarken gerek kültürü gerekse görgü boyutlarında her geçen gün materyalleşen, duygudan, heyecandan, sevgiden, saygıdan, örf adetten ve görgüden uzaklaşan genelde denizcilik özelde amatör denizcilik dünyasına bir nevi farkındalık kazandırıp sonra kültür ve görgü boyutunda yeni rota çizmelerine katkı sağlamayı hedefledim. En azından denize ve denizciliğe merak saran birinin önce kültür boyutunda ne yapması, kendini nasıl donatması gerektiğinin yol haritasını çizdim. Daha sonra denizcilik dünyasının kendine has dünyasında insan, gemi ve doğa ilişkisinin barış içinde ve mutlu yaşamaya yönelik toplumsal sözleşmesinin kurallarını denizde görgü altında derledim. Kitabın kapağında Savarona’nın kullanılması iki amaca yöneliktir. Türk denizciliğinin ve cumhuriyet donanmasının kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e sözde değil özde sadık olmaktır. İkincisi Savarona’nın beyaz bir kuğu olarak denizde kültür ve görüyü sembolize etmeye layık en değerli gemi olmasıdır. Bu kapsamda her platformda ve ortamda Savarona’nın en kısa zamanda bir müze olarak Dolmabahçe sarayı önünde yerini alması dileğimi vurgulamak isterim” dedi.
Sadun Boro’nun kızı Deniz Kısmet Polat ise, “Türkiye’nin büyük bir denizcilik kültürü var. Sadun ve Odo Boro’nun büyük bir hayali vardı. Evet, kısmet7i inşa ettiler kendi imkanlarıyla. Ama Haldun Simavi onlara sporsorluk yapmasa Necati Zincirkıran abimiz olağanüstü seyahati milyonlarca insana ulaştırmasaydı, özel bir hikaye kalacaktı. Nuh’tan, Argonotlardan, Turgutreis ve Barbaroslardan beri gelen bu kültürün farkında olmalıyız. Kısmet’in bana kattıklarını düşündüm. Anladım ki deniz dinlemeyi öğretir. En büyük fırtına egonuzu yerle bir eder. Uyum gösterirseniz size koskoca bir dünyayı açar.” dedi.
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…