Dünya ticaretinde payı her geçen artan ve yüzde 80 oranında potansiyeli ile ticaretteki ağırlığını arttıran deniz yolu, gemi ebatları ve taşıma kapasitesiyle kendini geliştiriyor. 2019 yılında maviliklerle buluşan dünyanın en büyük konteyner gemisi olan MSC Gülsün, Türkiye'nin en büyük konteyner limanı Tekirdağ'daki Asyaport'a geliyor. Tekirdağ Valiliği'nin karşılayacağı MSC Gülsün böylece ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumunu kanıtlayacak.
Güney Kore’de Samsung Heavy Industries tarafından yapılarak dünya deniz ticaretinin en önemli aktörleri arasına giren 400 metre uzunluğundaki MSC Gülsün, 24 sıraya sahip ilk büyük gemi özelliğinde. 61,5 metre genişliğinde 23 bin TEU’luk MSC Gülsün, Mediterranean Shipping Company’nın kırdığı rekorlara büyük katkı sağlıyor. Dünyanın ilk megamax-24 sınıfı ve MSC’nin bu sınıftaki gemilerinin isminin verildiği MSC GÜLSÜN Asyaport’a yanaşacak. Türkiye’nin denizcileşmesi ve deniz ticaretinde daha çok söz sahibi olması için çabalayan isimlerden Ahmet Soyuer’in girişimleriyle Tekirdağ’a yapılan Asyaport Limanı’na yanaşacak MSC Gülsün böylece ülkemizin jeopolitik önemini kanıtlayacak. Törene geminin isim annesi ve MSC CEO’su Diego Aponte’nin kayınvalidesi Gülsün Soyuer’in yanı sıra Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım da katılacak.
Türkiye Kano Federasyonu tarafından 7-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenen Durgunsu Kano Türkiye Kupası, Eskişehir’de başladı. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuları buluşturan şampiyonada Adana, Antalya, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Kahramanmaraş, Muğla, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop ve Şanlıurfa’dan gelen kulüpler, Türkiye Kupası için kürek çekiyor. Doğal güzelliğiyle öne çıkan Sarısungur Göleti’nde, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda ev sahibi Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü sporcuları da madalya mücadelesi veriyor.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Tuzla Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Tuzla Deniz Yıldızı Spor Kulübü iş birliğiyle düzenlenen 3. Tuzla Deniz Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Tersaneler Yarışıyor 2026” Dragon Bot Yarışları tamamlandı. Türk kabotajının 100. yılına özel düzenlenen organizasyonda İstanbul Tersane Komutanlığı şampiyon olurken, Cumhuriyet ve Türk Kabotaj Hakkı’nın 100. Yılı Kupası’nı Sedef Tersanesi kazandı.
Mondros Mütarekesi’nin ardından İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgal edilen İstanbul, sadece askeri ve idari bir tahakkümün değil, aynı zamanda derin bir kültürel hegemonya mücadelesinin de merkezi olmuştur. Britanya işgal yönetiminin şehre kendi kurumlarını, yaşam tarzını ve özellikle modern spor pratiklerini enjekte etme gayreti, işgali meşrulaştırma ve yerel halk üzerinde entelektüel-fiziksel bir üstünlük kurma stratejisinin temel parçasıydı. Sosyolojik açıdan spor, hegemonik güçlerin sömürgeleştirme süreçlerinde kitleleri pasifize etmek ve kendi kültürel mükemmellik illüzyonlarını pekiştirmek adına başvurdukları en işlevsel enstrümanlardan biridir. Nitekim işgal kuvvetlerinin kendi askeri birimleri arasında kurduğu ligler ve düzenlediği turnuvalar, başlangıçta bu emperyal özgüvenin yeşil sahalardaki provası niteliğindeydi. Ancak yerli spor kulüplerinin, bilhassa da milli mücadelenin cephe gerisindeki lojistik ve moral üssü haline gelen Fenerbahçe’nin bu organizasyonlara dahil olması, sahadaki güç dengesini ve müsabakaların ideolojik muhtevasını radikal bir biçimde dönüştürmüştür.
Yorumlar kapalı.