

Doğum gününde yelkenlisi önünde anıldı
22 Ağustos 1965 günü Caddebostan’dan dünya seyahatine çıkarken aynı zamanda o dönem için pek çok bilinmezliğe yelken açan Sadun ve Oda Boro, 15 Haziran 1968 günü İstanbul’a döndüklerinde Türk denizciliği önündeki aşılması zor bir engeli aşmıştı. İlk kez bir Türk amatör denizcisi dünyayı denizden dolaşırken arkasından gelecek onlarca denizseverin Sadun Boro rotasını takip etmesini sağlamıştı. 10,5 metre boyundaki Kısmet yelkenlisi Türk denizciliğinin sembol teknesi olurken 2 yıl 10 ay süren seyahati tamamlayan Sadun Boro, İstanbul Valiliği’nin resmi organizasyonuyla karşılanmış Çanakkale Boğazı’ndan itibaren yüzlerce deniz aracı ile İstanbul’a kadar gelmişti. Denizden dünya seyahatini tamamlayan 22 Türk denizciye ilham olan Boro 93’üncü doğum gününde yine denizciler tarafından anıldı. 1 Kasım 1928’de dünyaya gelen ve 6 yıl önce 87 yaşındayken hayatını kaybeden ünlü Türk denizcisi Sadun Boro, dünyayı dolaştığı ve Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen yelkenlisi Kısmet’in önünde anıldı.



Sadun Boro’nun doğum günü anmasına Keyif adlı teknesiyle dünyayı dolaşan denizci Prof. Dr. Selim Yalçın gibi ünlü gezginler ve amatör denizcilerin yanı sıra Klasik Tekneler Platformu, Gezgin Korsan, Deniz Kızları, Denizdeyiz Amatör Denizciler Derneği, Boğaziçi Deniz Kültürü Platformu gibi sivil toplum kurumlarının temsilcileri katıldı. Anne ve babasıyla okyanuslar arası seyahatler yapan Deniz Boro, babasının taktığı büyük papyon ile konuşma yaparken “Karanlık gökyüzündeki mehtap, denizdeki yakamoz ve koca martının kanatlarıdır Sadun Boro. Bu papyonla toplantılara katılır herkesi gülmekten kırar geçirirdi.” dedi.


“Dünyayı dolaştı Gökova’ya cennet dedi”
Kısmet’in güvertesinde ve dedesinin kucağında oynadığı günleri unutamadığını belirten torunu Dilara Polat, “Ahtapot dedemle şnorkel takıp yüzmeye gider, öğrettiği işaret diliyle anlaşarak bilinmez bir dünyayı keşfederdik. Çocukluk korkularımı meraka dönüştürürdü. O’nu teknede izledikçe, hikayelerini dinledikçe öğrendim ki; doğru bilgi ve hazırlıkla hiçbir yer gidilemeyecek kadar uzak hiçbir şey yüzleşilemeyecek kadar korkunç değil. Dedemin dünyanın geri kalanı hakkında bende ve birçok kişide uyandırdığı merak kadar Türkiye’nin kara ve denizlerine olan hayranlığı da bulaşıcıydı. Bir çift dünyayı dolaşır, onca yer görüp de Türkiye’ye döner ve Gökova’ya cennet derse nasıl inanmazsınız?” dedi.


“Bu cesaret onları ufkun ötesine taşıdı”
Sadun Boro’nun Türk amatör denizciliğine ışık tuttuğunu belirten Emekli Amiral Cem Gürdeniz ise, “ Türk denizciliğinin kaderini değiştiren Sadun ve Oda Boro’yu öne çıkaran ve gücünü akıldan tecrübeden ve bilgiden alan emsalsiz cesaretleridir. Öyle bir cesaret ki, küresel arama kurtarma sisteminin henüz kurulmadığı, açık denizde sekstant dışında seyir yardımcısının bulunmadığı, 10,5 metrelik ahşap bir yelkenlide tuvalet dahil en temel konfor unsurunun bile yer almadığı, dış dünya ile irtibatı sağlayacak basit bir telsiz dahil hiç iletişimin olmadığı şartlarda Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanuslarını geçebilmek. Bu cesaret onları en zor şart ve en kısıtlı olanaklarla ufkun ötesine, bilinmeyen yerlere, yerküreyi kaplayan mavi sonsuzluğun değişik rotalarına taşıdı” dedi.





















