“Avcılık değil, yaşamı korumak teşvik edilsin”
Foto: BİRTAN GÖKERİ
Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 1931 yılında, 4 Ekim’i Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak ilan ederken, küresel çapta yaban ve evcil hayvanlarının yaşam haklarının korunması için etkinlikler yapılmasını istemişti. Artan insan nüfusuyla yaşam alanları hızla daralan ve hem popülasyon hem türlerinde büyük azalmalar görülen yaban hayvanlarının korunması için avcılığın tamamen yasaklanmasını isteyen 230 sivil toplum kuruluşu bir açıklama yaptı. Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği, Simurg Kuş Yuvası Derneği, Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği, Buğday Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, ÇEKÜL Vakfı, Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER), Greenpeace Türkiye, Halfeti Doğa ve Su Sporları Derneği, HAYTAP, Kartal Hukukçular Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu, Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu, WWF-Türkiye, kent konseyleri ve Slow Food Birlikleri gibi farklı alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşları, “Dünyayı diğer canlılarla paylaşıyoruz. Haklarını bizim dilimizde ifade edemeyen tüm canlıların sesiyiz. Yalnızca diğer canlıların değil, insanların da yaşam hakkının korunması için avcılık yasaklanmalı. Spor, turizm veya hobi amaçlı yaban hayvanları öldürülemez ve yaşam hakları ihaleye açılamaz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın avcılığı yasaklaması için binlerce doğa severin desteğiyle imza kampanyası başlattık. 16 yılda 500 bin kişi avcılık sertifikası alması bizi endişelendiriyor. Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre, her hayvanın yaşam hakkına saygı duyulması gerekir” dedi
Foto: CENGİZ KAYACILAR
“Çocuklarımız üveyik sesi duymadan büyümesin”
Ülkemizin ilk yaban hayatı uzmanlarından Tansu Gürpınar; “Türkiye, eski dünya kıtaları Asya, Avrupa ve Afrika arasında doğal bir köprüdür. Dünyanın en büyük kıtası Asya’nın özelliklerini kendi ölçeğinde sergilediği için Küçük Asya ismini almıştır. Türkiye doğası tam anlamıyla emsalsiz, yaşadığımız coğrafya bitki ve hayvan varlığı yönlerinden zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Ülkemiz aynı zamanda karnımızı doyuran kültür bitkilerinin yabani atalarının yer aldığı dünyanın en önemli gen merkezlerinden biridir. Bu zenginliğimiz dikkatle ve özenle korunmalıdır. Orman yangınları, sulak alanların kurutulması, çarpık yapılaşma, zirai zehirlerin aşırı kullanımı biyolojik çeşitliliğimize zarar vermektedir. Özellikle sayıları azalmış olan hayvan türleri üzerindeki avlanma baskısı zaten yaşama alanları daralmış olan bu varlıklar üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu baskının büyük kısmının yasalara ve kurallara uymadan avlananlardan kaynaklandığı biliniyor. Düşünün ki çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir. Böyle bir şeyi bu ülkede bir kişinin bile isteyeceğini sanmıyorum. Bir araya gelen 230 kurum arasında konularında uzman birçok kuruluş ve kişiler var. Bilimsel verilerle ortaya konan bu gerçeklerin göz ardı edilmeyerek Türkiye doğasının daha iyi korunması için mevcut Kara Avcılığı Kanunu’nda gereken yeni düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir” dedi.
Fotoğraf: ALİ ŞENEL
Tehlike altındaki türler vuruluyor
2020-2021 Av Sezonu için tehlike altında türlere de izin verildiğini belirten Gürpınar, “Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan kırmızı listede dünya ölçeğinde tehlike altında üveyik ve elmabaş patka kuş türleri de var. Avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, yaban keçisi, melez yaban keçisi, kızıl geyik, yaban domuzu gibi memeli türlerde bulunmakta. Bu türlerden 798 canlının yaşam hakkı para karşılığında ihaleye açılıyor. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen Kanun Teklifiyle yabancı diplomat ve üst düzey misafirler ücretsiz avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip etmesi kesinlikle kabul edilemez” dedi.
Kampanya linki: change.org/vurmabeni
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…
Bilim insanları, El Nino ve La Nina’yı 15 ay önceden yüksek doğrulukla öngörebildiği öne sürülen yeni bir model geliştirdi. 2026'nın…
Araştırmacılar, 15 eski ahtapot fosilinin çene yapısını inceleyerek bu canlıların geçmişte ne kadar büyük olabileceğini ortaya çıkarmaya çalıştı.Yaklaşık 100 milyon…
2023 yılında Alaska açıklarında denizin derinliklerinde keşfedilen ve uzun süre “gizemli altın küre” olarak anılan nesnenin sırrı nihayet çözüldü. ABD…