Cem Karaca’yı babası Barış Manço’yu annesi getirdi
Ülkemizin ilk caz sanatçılarından ve piyanist şantörlerinden Bozkurt İlham Gencer, Türkçe sözlü batı müzik akımından günümüze kadar uzanan müzik zaman tünelinin yaşayan tanığı. Türkiye’de caz müziğin tanınmasında büyük rol oynayan Gencer, 1923 yılında dünyaya gelmesine rağmen dedesi Nail Öget’in askere geç gitmesi için kendisini 1926 yılında kaydettirdiğini belirtirken, 100’üncü yaşını cumhuriyetin 100’üncü yılında kutlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. 18 yaşında çıktığı sahnelerden 80 yıldır inmediğini belirten ve müzikten hiç kopmadığını vurgulayan Gencer, Tarihi Pera Palas Oteli’nde piyanosuyla yaptığı programında eski ve yeni şarkıları söylüyor. Müzik yaşamının dönüm noktasının 1960 yılında açtığı Şişli Çatı Kulübü olduğunu belirten Gencer, duygularını ve projelerini anlattı.
Gencer, “Çatı Kulübü o dönemin konservatuarıydı. Açtığım yıldan itibaren müzisyen ve bestecilerin ilgisiyle karşılaştım. Metin Ersoy’a Calıpso Kralı ismini ben taktım ve çok tuttu. Kulübe, bir gün Türk Sanat Müziği’nin güçlü sesi arkadaşım Rikkat (Uyanık) küçük oğlu Barış’ı getirdi. Çok güzel piyano çalan 16 yaşındaki lise öğrencisi Barış’ı hemen piyanoya oturttum. Çok beğendim. Tiyatro ustası Mehmet Karaca’da oğlu Cem Karaca’yı getirdi ve güçlü bir sesi olduğunu söyledi. Mehmet Bey, ‘Bu çocuk çok bağırıyor bir şarkı söylet’ dedi. O zamanların çok ünlü şarkısı ‘Unchain My Heart’ şarkısını Cem Karaca ile öyle bir söyledik ki Çatı Kulübü’nün salonları inledi. Gerçekten çok güçlü bir sesti. 1960’ların sonunda vergi rekortmeni olduğum bu kulüp, aslında bir konservatuardı. Eski eşim Ayten Alpman’ın yanında Ajda Pekkan, Emel Sayın, Füsun Önal sahne aldı. Pek çok sanatçı kendi tarzını Çatı’da buldu.” dedi.
“Atatürk’ün cenazesinde ağır yaralandım”
Müzik yaşamına annesi Nihal Türkaydın sayesinde başladığını vurgulayan Gencer, “Annemin beni evdeki piyanoya oturttuğu günden beri kalkmadım piyanodan. Annem sayesinde 80 yıldır sahnedeyim. Beni annemin babası Nail Öget büyüttü. Atatürk’ün cenazesinin 17 Kasım 1938 günü Ankara’ya götürüldüğü sırada izdihamda yaralananlardanım. 15 yaşındaydım ve at arabalarının önünde kalabalığın ayakları altında kaldığımda komutanlar beni çekip kurtardı. Aylarca tedavi gördüm” dedi.
“Ülkeme dönmek istedim”
Tiyatro oyuncusu Sadri Alışık’a da değinen Gencer, “Sadri; 1962-63 yıllarında Sadri film teklifi alamayınca zor durumda kaldı. Benim radyodaki programımda reklam spotlarını okuyarak geçimini sağladı. Çok severdim Sadri Alışık’ı. Emel Sayın ile dostluğum hep sürdü. Yurt dışından çok teklif aldım ama hayatımı hep Türkiye’de, İstanbul’da sürdürmek istedim. 2 yıl paris’te Le Meridyen Oteli’nde sahne aldım. Otel beni ABD’deki şubeye göndermek istedi ama müzik hayatıma ülkemde devam etmek istedim ve döndüm.” dedi. ABD’li Eartha Kitt‘e ‘Kâtibim’ şarkısını öğrettim ve Türkçe sözcüklerle ‘Üsküdar’a Gider İken’ adıyla şarkı dünya çapında tanındı.” diye konuştu.
“Sanatçılara haksızlık edemem ben müzisyenim”
Kendisini sanatçı olarak tanımlamayan İlham Gencer, “Ben müzisyenim. Çünkü sanatçı diye bir meslek yoktur. Müzik yaparak hayatımı kazanıyorum, sanatçılara haksızlık olmasın isterim. Sanatçı kelimesi günümüzde çok kirlendi. Şimdi mesleksiz ünlülerin kendilerini sanatçı adlandırmasını çok yadırgıyorum. Şimdilerde çok yetenekli bulduğum Kerem Görsev, Kağan Yıldız, İmer Demirer, Engin Recepoğlu, Kamil Özler gibi müzisyenleri takip ederek gurur duyuyorum.“ dedi.
“İstanbul’un bir şarkıya ihtiyacı var”
Kendisini gönüllü turizm elçisi olarak tanımlayan ve halen İstanbul’un tanıtılması için çabaladığını belirten Gencer, İstanbul’un uluslararası bir melodisinin olması gerektiğini belirtti. Gencer, “Newyork Newyork, Arrivederci Roma, I Love Paris, I Left My Heart San Fransisco var. İstanbul’u anlatan bir şarkı, bir melodi olmalı ve herkesin dilinde olmalı. Bu şehrin daha çok tanıtılması için dünya çapında bir şarkıya ihtiyacımız var” dedi.
“Cumhuriyetin 100 yılında 100 yaşımdayım”
“Yıllarca gece çalıştım. Beyoğlu’nda yetiştim ve büyüdüm. Beyoğlu’nen eski günlerini yaşayan bir kişi olarak çok yoruldum. Yine de günde 6 saatten fazla uyumam. Uyanınca Malazgirt Marşı ile spor yaparak ayaklarımı ve bedenimi çalıştırırım. 60 kg ağırlığında ve sağlıklıyım. Az yerim. 70 yıldır oruç tutarım. 100 yaşından sonra insanın yeni dişleri çıkarmış. Benim çıkacak mı çok merak ediyorum. Hayvanları çok seviyorum, sokaktaki kedi ve köpekleri beslemeyi görev sayarım. Onlara yardım etmek isterim. 2023 yılına yani cumhuriyetin 100’üncü yılına ve 100’üncü doğum gününe 1,5 yıl var. Sami Coşkun ile cumhuriyetimiz için Türk Marşı’nı besteledik. Her programımda da katılımcılarla coşku içinde söylüyoruz”
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…