
Bathonea kazıları uzun yıllar şaşırtacak
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi adına Şengül Aydıngün’ün yürüttüğü kazıların başkan yardımcılıkları Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ülkü Kara ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Şeniz Atik tarafından yapıldı. Dr. Ülkü Kara, kazıların seramik uzmanı olarak dünyanın değişik yerlerinden gelmiş ürünlerin ve amforaların tespitini yaparken, uluslararası alanda tanınmış bir antik cam uzmanı Dr. Şeniz Atik çıkan tüm cam eserleri değerlendiriyor. Dr. Şeniz Atik, “Cam antik çağlarda üretimi çok zor ve pahalı bir maddeydi ama burada çok fazla sayıda cam eser bulduk. Varlıklı bir dönemin izleri demektir ” dedi. 5 bin yıl önce Karadeniz ve Ege üzerinden Bathonea üzerinden yapılan denizcilik faaliyetleri araştıran Dr. Haldun Aydıngün ise, “Küçük Liman bu yıl bizi şaşırttı kazı açmalarından Neolitik döneme tarihleyebileceğimiz taş aletler bol miktarda ele geçirdik” dedi.


Polonyalı Uzman Prof. Dr. Stanisławski
“Geç Roma’ya ait sağlık merkezi bulduk”
Polonya Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnoloji Enstitüsü Geç Antik ve Erken Ortaçağ Araştırmaları Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Błażej Stanisławs ise, kadim İstanbul kentine bu kadar yakın bir limanın Bathonea’da bulunmasının önemine değindi. Prof. Dr. Stanisławs, “Akdeniz havzasında benzerlerine çok az rastlanan bir liman. Bu büyüklükteki ve hacimdeki liman İstanbul’un zengin kültürel mirasının en güzel örneği. Atina ve Roma kentlerinde bu yakınlıkta liman bulunmaz. Konstantinin en lüks, en gösterişli binalarıyla yolların kesiştiği kavşaklara eriştik. Dönemin sağlık merkezi olan tıbbı aletler kadar ilaçların yapıldığı Nosocomeion(Tıp Merkezi) buluntularının da çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Stanisławski, “Bu tür merkezlerde üretilen ilaç ve tıbbı malzemelerin şehre ulaşması için liman yakınında olması gerekirdi. Bathonea’daki buluntular bizi alandaki binanın tıbbi üs olduğu kadar dini merkez olduğunu da anlatıyor” dedi.


En önemli buluntu Martyrium
Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkan Yardımcısı ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Şengül Aydıngün, “Dine hizmet ederek şehitlik mertebesine erişen kişiler için yapılan bir Martiryon olduğunu düşündüğümüz yapıya ulaştık. Bu yapı çok özel planlanmış sekizgen planlı ve nişlerden oluşuyor. Tabanı tamamen opus sectile (mineral parçaları) tarzı renkli mozaiklerle dekore edilmiş. Yapının duvar ve kubbesinin de tessera yani küçük boyutlu mozaiklerle süslü olduğunu anlıyoruz. Çok sayıda cam, mermer, renkli taştan tessera parçası bulduk. Her renkten ve küçük boyutlu tesseralar, duvarların ince işçilikli süslemeleri olduğunu anlatıyor. 40 yaş üstü erkek bireye ait iskelet bulduk. İskeleti Medeniyet Üniversitesi’nden ve Adalet Bakanlığı İstanbul Adli Tıp Kurumu Kemik ve Diş İnceleme Şubesi Müdürü Dr. Ömer Turan değerlendirdi. Doğmadan önce annesinin iyi beslendiği ve sağlıklı yaşadığı kemik yapısından anlaşılan bireyin incelemesi sürüyor. Fakat, birey söz ettiğimiz aziz olamaz. Yapının içine çok sonradan gömülmüş. Ancak yapının içine gömülebilmesi onun toplumda saygın ve önemli biri olduğunu gösteriyor” dedi.




Doç. Dr. Şengül Aydıngün
“Çok disiplinli araştırmamız sürüyor”
Kazı Başkanı Şengül Aydıngün, kazıda çok sayıda bilim insanının gayretle çalıştığını çalışmaların geri planında ise büyük bir laboratuvar desteğinin olduğunu belirtti. Aydıngün, “Tübitak MAM’dan Dr. Turhan Doğan, karbon ve harç örnekleri analiziyle kesin tarihlemelerimizi sağlayacak. Veterinerimiz Dr. Hasan Değirmenci ise bölgedeki fauna ile ilgileniyor. Böylece geçmişte hangi hayvanların yaşadığını ve kasaplık, av ya da yaban ayrımını yapacak. Ayrıca pek çok Mimar ve Restoratör kazıda görev alıyor. Ayrıca Alman Arkeoloji Enstitüsü Dr. Alkiviadis Ginalis başkanlığında küçük bir heyet ile liman yapıları inceleniyor.” dedi.





















