Büyükada’da yaşayan ve dünyayı daha iyi tanımak için yürüyerek seyahat eden bağımsız koreograf, performans sanatçısı ve eğitmen Dicle Doğan, 2015 yılında 2 bin 650 km yürüyerek Türkiye’nin ilk yürüyerek ülkeler arası seyahat eden kadını olmuştu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çağdaş Dans Anasanat Dalı’ndan mezun olduktan sonra Çağdaş Dans Anasanat Dalı’nda yüksek lisans yapan 32 yaşındaki Doğan, 2006 yılından beri birçok uluslararası platformda koreograf, yönetmen ve oyuncularla çalışmıştı. Tiyatro toplulukları ve kurumlarında koreograf olarak çalışan Doğan, ‘oyunculukta beden kullanımı, hareket ve farkındalık’ eğitimi verirken 2015 yılında okuduğu Yürümeye Övgü (David Le Breton) isimli kitaptan ilham alarak yürüyerek seyahat etmeye başlamıştı.

Sanatsal çalışmalarının yanında sosyal sorumluluk projelerine destek amaçlı uzun yürüyüşler yapan Dicle Doğan, son yürüyüş rotası için Japonya’yı seçmişti. İçindeki keşfetme tutkusunun peşinden yola çıkan Doğan, 14 Mart’ta Japonya’ya gitti. Dünyayı tehdit eden koronavirüsten az etkilenen ülkelerden Japonya, sınırlarını kapatarak sert önlemler almıştı. 126 milyon insanın yaşadığı Büyük Okyanus ülkesinde, Kovid19 hastalığına 16 bin kişi yakalanırken 700 kişi hayatını kaybetmişti. Doğan, Japonya’da keşif yürüyüşü için otobüsle güneydeki Shikoku adasına gitti. Yürümenin basit hayaller kurmayı öğrettiğini söyleyen Doğan, Japonya’nın Shikoku adasındaki Tokushima bölgesinde 44 gün içinde toplam bin 200 km yol kat etti. Onlarca şehir, kasaba ve köy gezen Doğan, yürüyüş rotasını bittiğinde Shikoku’nun tamamını adımlamış oldu. Budistler için bir hac yolu olan zorlu etaplar kadar dağlardaki tapınakları çıkan binlerce basamağı gören Doğan, adanın Japonya’nın eski geleneklerini günümüzde yaşatan insanlarla tanıştı.

Pandemi yürümeme engel olmadı
Koronavirüs nedeniyle 44 günün sadece 4 gününde kapalı alanda kaldığını, çadır kampıyla doğanın içinde gecelemekten memnun olduğunu söyleyen Dicle Doğan, “Geldiğimde Japonya koronavirüste normalleşme içindeydi. Yürüyüşümün 30’uncu gününde ülkeye olağanüstü hal geldi ve oteller kapandı. Virüs nedeniyle kapalı ortamlara girmediğim için bu süreci çadırımda geçirdim. Son 14 günümde herkesten uzakta ve ormanın içinde çadır kurdum. Olağanüstü hal, dağ bayır yürüdüğüm için seyahatime engel olmadı. Parklarda sokaklarda uyudum. Günde en fazla 35 km yürürken insanları strese sokmamak için günde 40 km’den fazla yürüdüm. Haftalarca duş alamamak, bazen yemek bulamamak sorunları karşıma çıkmaya başladı. Ne gariptir, bu sorunlara rağmen planım aksamadı ve yürüyüşümü tamamladım” dedi. Sanatçı Doğan, “Belirli saatlerde tüm bölgeye duyurulan garip müzikler, sadece gezdiğim bölgedeki eski bir gelenekmiş. Köylerde insanların tavırları hep aynı yani misafirperver, eli açık ve güler yüzlüler. İki gece aç kaldığım gecenin sabahında batonuma asılmış yemek bulmayı hayatım boyunca unutamayacağım” diye konuştu.

“Günde 67 bin adım atarken 47 adıma düştüm”
6 Mayıs’ta Türkiye’ye döndükten sonra Maltepe Mimar Sinan Erkek Öğrenci Yurdu’nda 14 günlük karantinada kalan Doğan, “Benim için en zor kısmı karantina süreci oldu. Günlük adım sayım 67 binlerden 47’lere düştü. Yıllardır toprakla ilişki içinde yaşayan doğa ile bütün biriyim. Bu sert geçişin bitmesini bekledim. Yürüyerek seyahat ederken teslimiyet duygusunu öğrendim. O yüzden söylenmekten çok, bu sürecin bana ne öğreteceğine odaklanıyorum. Yaşadıklarımı sindirmek için bana verilmiş bir hediyedir. Ben hayatın bilinmezliğine teslim olmayı, akışa bırakmayı ve onun getirdikleriyle hayatıma devam etmeyi değerli buluyorum. Yürüyerek seyahat etmek zor bir eylem. Ayakların parçalanması, vücudunda ağrılar, coğrafi koşulların zorlaması yaşamla mücadeleye dönüyor. Her yürüyüşümde kendime dair yeni şeyler keşfediyorum aslında. Basit bir hayatın getirdiği mutluluklara şahit oluyorum. Bir bardak suya sevinmek kolay kolay başımıza gelmez” dedi.

Performans sanatçısı Doğan, seyahatlerine 2015 yılında İtalya- Fransa arasındaki 650 km’lik yürüyüş rotasıyla başladı. 8 ülkede (İtalya, Fransa, Norveç, İspanya, Avusturya, Yunanistan, Türkiye ve Japonya) toplam 4 bin km yürüyen Doğan, yürüyerek seyahat etmenin güzelliklerini şöyle tanımlıyor. “En güzel tarafı adını dahi duymadığınız onlarca hatta yüzlerce köye uğramanız. Ve bu sayede daha önce kimsenin yazıp çizmediği yemeklerle ve geleneklerle tanışıyorsunuz. İtalya’yı boydan boya yürürken pizza yerine şakşukasını tatmak gibi diyebilirim.





















