Güney Deniz Saha eski Komutanı Emekli Koramiral Kadir Sağdıç’ın tespitleri:

Bardağın DOLU Tarafı:

- Türkiye Cumhuriyeti, Gambot Diplomasisi’nde son derece başarılı olmuştur. Fransa ve Yunanistan ikilisi Türkiye’ye karşı kuvvet kullanmayı göze alamamışlar, Türkiye milli gücüyle caydırıcı olabilmiştir.
- Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e deklare ettiği Doğu Akdeniz- kıta sahanlığı gerginliğin azalmasıyla cebinde kâr kalmıştır. Bu durum ileride MEB ilanını kolaylaştıracaktır.
- AB ve ABD; Meis Adası’nı esas alan ve Türkiye’yi Antalya körfezine hapseden SEVILLE haritasının geçersizliğini kabul etmişlerdir.
- Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın politik güçleri AB’de Türkiye’ye karşı etkili bir yaptırım kararı çıkarmaya yetmemiştir. Bu durum, sonrasında AB içinde bir iç hesaplaşmaya yol açacaktır. Bu çerçevede Almanya ekonomik liderliğin yanında politik liderliğini de pekişmiştir.
- Kriz Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Üs Anlaşması ve ABD’nin Ambargoyu kaldırması’ taraflılığı etkisinde, Kıbrıs sorunu daha da polarize olmuş ve Türk tarafının KKTC ile MAVİ VATAN bütünlüğü içinde yer alması gereği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yangından mal kaçırırcasına karşı cephe oluşturan 7 ülke Türkiye’nin diyalog ve Doğu Akdeniz konferansı çağrılarına cevaplarını Doğu Akdeniz Gaz Forumunu’nu kurarak ve Türkleri dışlayarak vermişlerdir. Kıbrıs’ta bırakın federasyonu, iki egemen devletin Avrupa Birliği çatısı altında olması seçeneği de çökmüştür. Tek seçenek Türkiye ile güvenliğini pekiştirerek KKTC’nin ilanı ve tanıtılmasıdır.
- Her iki taraftan hiç can kaybı olmadan gerginliğin düşüş trendine girmesi husumet arttırma riskini ortadan kaldırmıştır.
- Her iki ülke yönetimi kendi kamuoyularına kazanan taraf argumanı sunmaya çalışacaktır.

Bardağın BOŞ Tarafı:
- MTA Oruç Reis, Libya mutabakatımızın yapıldığı sularda araştırma yapamamıştır. Bu durum Yunanistan ve destekçileri tarafından mütabakatın iptali ve o suların Yunanistan’a bırakılması yönünde baskı oluşturacaktır.
- Kriz tırmanırken Fransa, Yunanistan ve ABD’nin hasmane tutumlarının ve Kıbrıs’ta 1960 anlaşmasını ihlallerini BM Güvenlik Konseyine şikâyet şansı kaçmıştır. Aynı şekilde bu ülkelerin NATO, NAC Konseyinde uyarılmaları şansı kaçmıştır.
- Yunanistan Ege’de Türk tarafından geçmişte muhtemelen kopardığı tavizleri ve ihlalleri sürdürmek üzere istikşafi görüşme ipine sarılmıştır.
- Türkiye’nin gerginliğin ikinci yarısındaki yapıcı diplomatik tavrı kısmen tezlerini revize edeceği ve Doğu Akdeniz’e geri adım atma beklentileri yaratabilecektir.




















