1. Haberler
  2. Genel
  3. KAHRAMAN 57. ALAY’IN YENİ GERÇEKLERİ VE İŞGALCİ DÜRBÜN

KAHRAMAN 57. ALAY’IN YENİ GERÇEKLERİ VE İŞGALCİ DÜRBÜN

18 Mart 1915 günü Çanakkale’yi denizden geçemeyen işgal kuvvetleri, 24-25 Nisan 1915 tarihinde kara harekatı için geldikleri Çanakkale’de yine beklemedikleri bir direnişle karşılaşmıştı. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı gençlerden oluşan Anzak güçlerini Arıburnu’nda durduran 57. Piyade Alayı Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’i anlatan aynı isimdeki kitap pek çok tarihi gerçeği açığa çıkartıyor. Hüseyin Avni Tanman ve Ahmet Yurttakal’ın yazdığı kitapta bilinenin aksine 57. Alay’ın tamamının bir gecede şehit olmadığı sağ kalan subay ve askerlerin Kurtuluş Savaşı’na katıldığı belirtiliyor. Dedesiyle aynı ismi taşıyan Tanman, “25 Nisan günkü Anzak çıkartmasının ilk esirlerinden 4. Anzak Tugayı 16. Tabur Komutan Yardımcısı Ronald Tracy Alexander McDonald’ı, büyük dedem Hüseyin Avni Bey sorgulamış. O günlerden kalan dürbünü 30 yıl sonra 1945 yılında ziyaret için Çanakkale ve Ankara’ya gelen Mcdonald’a dedem göstermiş. Şimdi bu dürbün bende. Kaderin bir cilvesi olan bu büyük tesadüf bile Çanakkale’deki kahramanlıkları unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anzak güçlerini durduran 57. Alay

Birinci Dünya Savaşı sürerken önce İstanbul’u ardından Anadolu’yu işgal etmek için deniz yoluyla Çanakkale’ye kadar gelen itilaf devletlerinin donanmaları beklemedikleri bir direnişle karşılaşınca karadan harekat yapmak zorunda kalmıştı. 1915 yılının 25 Nisan sabahında yüz binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı’yı taşıyan çıkarma gemileri Çanakkale’nin Gelibolu kıyılarına geldiğinde denizdeki direnişin benzeriyle karşılaştı. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden oluşan Anzak güçlerini Arıburnu’nda durduran 57. Alay ile ilgili pek çok bilgi günümüze kadar gelirken ilk kez komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey için bir kitap yazıldı. 57. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Hüseyin Avni Tanman ve deniz tarihçisi Ahmet Yurttakal’ın yazdığı kitapta, Mustafa Kemal Atatürk ve alaya verdiği ‘Ben size ölmeyi emrediyorum’ emri de anlatılıyor. Pek çok kahramanlığa imza atan Yarbay Hüseyin Avni Bey’in dedesi Hava Orgeneral Tekin Arıburun’un babası olduğunu belirten Tanman, “8 yıl önce eski evrakları, belgeleri ve harp raporlarını incelediğimde gerçeklerin anlatılmasını hedefledim.” dedi.

Atatürk 57. Alay’ın harp tarihimize geçmesini istedi

Yurdunu savunmak için canını hiçe sayan Yarbay Hüseyin Avni Bey’in Çanakkale savunması sırasında Sağ Cenah Komutanı olduğunu belirten Tanman, “Başkumandan Vekili Enver Paşa’nın takdir ettiği büyük dedem 3 alayın komutanlığını yapmış. 57. Piyade Alayı Arıburnu’nda gösterdiği kahramanlıkla tarihe ‘Şehitler Alayı’ olarak geçti. Mustafa Kemal’in, ‘Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum’ sözleri sonrası askerler 57. Alay canlarını vererek mücadele etmiş, binlercesi şehit olmuştu. 25 Nisan 1915 günü çıkarma haberi alan Yarbay Mustafa Kemal’in emriyle cepheye yetişen 57. Alay, Conkbayırı’na saldıran Anzak askerlerini durdurmuştu. Arıburnu’nda da uzun süre dayanmışlardı. Atatürk, 57 ve 27. Alayların fedakarlıkların harp tarihimize geçmesini istemişti” dedi.

Hepsi şehit olmadı kurtulanlar Kurtuluş Savaşı’na katıldı

Seferberlik ilanıyla Yarbay Mustafa Kemal’in 19. Piyade Tümen Komutanı olarak atandığını, Hüseyin Avni Bey’inde 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ Yarçeşme barakalarında kurulan 57. Alay’ın komutanlığına getirildiği öğrenildi. Ahmet Yurttakal, “23 Şubat Salı günü Alay Sancağı bir törenle 57. Alay’a verilir. 57. Alay, Reşitpaşa, Millet ve Halep vapurlarıyla Tekirdağ’dan Eceabat’a gitmişti. 25 Nisan sabahı Anzak askerlerinin Conkbayırı’nı ele geçirmesini engelleyen 57. Alay Komutanı Hüseyin Avni Bey hep en öndeydi. Alayın mevcudu 500’e kadar düştü ama geri çekilmediler. Günümüzde sancak denilince akla ilk 57. Alay sancağı gelir. Sancağın Çanakkale’de esir olduğu iddia edilir. Ama Genelkurmay’ın Avustralya Melbourne Müzesi’ne sormasıyla 57. Alay sancağının Avustralya’da olmadığı ortaya çıkar. Ayrıca 57. Alay’ın tamamının şehit olduğu da doğru değildir. Bu sözler şanlı 57. Alay’a yapılmış saygısızlıktır. 57. Alay’da görevli birçok subay Kurtuluş Savaşı’nda görev almıştır” dedi.

Kaderin cilvesi bir buluşma ve hatıra dürbün

Büyük dedesi Yarbay Hüseyin Avni Bey’in İkinci Anzak çıkartmasının yaşandığı 13 Ağustos 1915 günü şehit olduğunu belirten Hüseyin Avni Tanman, 108 yıldır ailesinin koruduğu Anzak dürbününün tarihini anlattı. Tanman, “25 Nisan günü esir alınan Anzaklardan 4. Anzak Tugayı 16. Tabur Komutan Yardımcısı Ronald Tracy Alexander McDonald’ı Hüseyin Avni Bey sorgulamış ve ifadesini almış. Esirlere iyi davranılmış. Hüseyin Avni Bey, Yüzbaşı McDonald’ın dürbününü hatıra olarak almış. Yüzbaşı McDonald ise önce İstanbul’a ardından Afyon’daki esir kampına gönderilmiş. 1918’de ateşkesin ardından Avustralya’ya dönmüş. Yüzbaşı McDonald, 30 yıl sonra 1945 yılında savaştığı toprakları görmek istemiş. Askeri bölge olan Gelibolu Yarımadası için Genelkurmay Başkanlığı’na başvurmuş. O günlerde Hava Harp Akademileri’nde eğitmen olan dedem Hava Yüzbaşı Tekin Arıburun, Mcdonald’a yardım etmiş ve evinde misafir etmiş. Mcdonald, dedemin evinde Hüseyin Avni Bey’in fotoğrafını görünce çok heyecanlanmış ve ‘İşte bu bizi esir alan komutan’ demiş. Dedemin babasından kalan dürbünü göstermesiyle kaderin cilvesi ortaya çıkmış. 30 yıl sonra kendisini esir alan Türk subayının oğlunun misafiri olan McDonald’ın ve Yarbay Hüseyin Avni Bey’in hatırası olan dürbün artık bana emanet” dedi.

Hüseyin Avni Bey’in askerine örnek olmak için en önde savaştığı, bir baba olarak ince ruhlu ve sevgi dolu olduğu öğrenildi. Kitapta ailesine yazdığı mektupların yanında iki güftesi dikkat çekiyor. Be­şinci dereceden Mecidî Nişanı (1894), Yunan Harp Madalyası (1898), Gümüş Liyakat Madalyası (1906), Gümüş Muharebe Liyakat Madalyası (1915) gibi madalyaları olan Hüseyin Avni Bey’in üniforması ve Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’nda sergileniyor.

Anzak, Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu (Australian and New Zealand Army Corps) kelimelerinin ilk harflerinin kısaltılmasından oluşuyor. Anzaklar 1915’te Çanakkale’de, daha sonra da Orta Doğu ve Avrupa’da müttefikleri adına savaştı. Anzak Günü ise Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerin 25 Nisan 1915’te Gelibolu’da karaya çıkışının yıl dönümü olarak anılıyor.

 

 

 

KAHRAMAN 57. ALAY’IN YENİ GERÇEKLERİ VE İŞGALCİ DÜRBÜN
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!