
Türkiye’nin En Az Yüzde 92’si Kirli Hava Soluyor!
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) 2016 yılından bu yana düzenli olarak hazırladığı, Türkiye’deki hava kalitesi ve hava kirliliğinin insan sağlığına etkilerini inceleyen Kara Rapor 2024 yayımlandı. Çalışmanın sonuçlarına göre, hava kirliliği sonucu gerçekleşen ölümler hem sayısal hem de orantısal olarak önceki yıllara göre daha fazla. Temiz hava politikalarıyla Türkiye’de 68 bin 440 kişinin hayatını kaybetmesinin önüne geçilebilirdi. Türkiye’de nüfusun %92’sinden fazlası hala Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor. Havası en kirli olan ve buna bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il ise Hakkari.

Türkiye Yenilenebilir Enerji Alanında Çok Daha Yüksek Hedefler Koyabilir
Climate Analytics ve NewClimate Institute tarafından yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, Türkiye, 2023 yılında Avrupa’nın en büyük ikinci kömür yakıtlı elektrik üreticisi haline geldi. Türkiye’de rüzgar ve güneş enerjisinin yaygınlaştırılması için büyük bir potansiyel olsa da, elektrik sistemini ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan bir sisteme dönüştürmek için daha fazla adım atılması gerekiyor. Rüzgar ve güneş enerjisine geçişi 2023 yılında yavaşladığını belirten analiz, rüzgar enerjisi üretimi ilk kez düştüğünü ve Polonya’nın güneşten elektrik üretiminde Türkiye’yi geçtiğini ortaya koydu.

Çanakkale’deki Maden Atık Barajına Yurttaşlardan Veto: “Daha Fazla Zehirlenmek İstemiyoruz!”
Çanakkale Lapseki İlçesi Çataltepe köyü yakınlarında 33 yıldır faaliyet gösteren Marmotek A.Ş.’nin Çataltepe, Çinko, Kurşun Bakır (kompleks) Yeraltı Maden İşletmesi Kapasite Artırımı, Kırma Eleme Tesisi, Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi Projesi’nin ÇED olumlu kararının iptali için açılan davada bilirkişi keşfi yapıldı. STK’lar Nusratiye, Dişbudak köylüleri ve muhtarları ile diğer civar köylerin muhtarları keşif alanında hazır bulundu. Mevcut madene ait tesisin girişinde başlatılan keşfe davacılar dışında yöre halkı alınmadı.

İnceleme sırasında projeye ait alanlar tek tek dolaşıldı ve davacılar tarafından ÇED raporunun eksik ve hataları bilirkişilere ve hâkime anlatıldı. Keşfin sonuna doğru, suyu tükenmiş olan Nusratiye Göleti yakınlarında yöre köylüsü kadınlar da söz alarak, “Biz köyümüzün yanına atık barajı istemiyoruz. Zehirlenmek istemiyoruz. Bu projeye razı değiliz” dediler.

BM’de Gelecek Paktı Kabul Edildi: Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Çağrısı da Yer Aldı
BM Genel Kurulu, Gelecek Paktı’nı, ekleri olan Küresel Dijital İlkeler Sözleşmesi ve Gelecek Nesiller Bildirgesi ile birlikte oybirliğiyle kabul etti. Kapsamlı anlaşma, küresel yönetişimi güçlendirmeyi ve sürdürülebilir kalkınma, uluslararası barış, teknolojik yenilik, gençlik ve gelecek nesiller ve küresel yönetişimin dönüştürülmesi dahil olmak üzere insanlığın karşı karşıya olduğu temel zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlıyor. Anlaşma aynı zamanda bu zorlukların üstesinden gelmek için ayrıntılı eylem planları da öneriyor. Pakta aynı zamanda fosil yakıtlara da değiniliyor ve enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir şekilde uzaklaşmak, bilime uygun olarak 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmak için bu kritik on yılda eylemleri hızlandırma çağrısı yapılıyor.

IEA: Küresel Yenilenebilir Enerjiyi 2030’a Kadar 3 Katına Çıkarma Hedefi Ulaşılabilir
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) yeni yayımladığı bir raporda, küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 2030’a kadar üç katına çıkarma ve fosil yakıt kullanımını azaltma hedefinin ulaşılabilir olduğunu, ancak izinler ve şebeke bağlantıları gibi darboğazların ortadan kaldırılmasının büyük bir çaba gerektireceğini ortaya koydu. Rapor, hükümet ve iş dünyasından liderlerin New York İklim haftasında iklim değişikliğine karşı eyleme geçmeyi teşvik etmek için bir araya geldiği bir dönemde geldi. Geçen yıl Dubai’de düzenlenen COP28 iklim zirvesinde neredeyse 200 ülke, 2050’ye kadar enerji sektöründe net sıfır emisyona ulaşmayı kabul etti. 2030’a kadar ise rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma sözü verdi. IEA, yenilenebilir enerji hedefinin “olumlu ekonomi, geniş üretim potansiyeli ve güçlü politikalar sayesinde ulaşılabilir olduğunu” belirtti ancak daha fazla yenilenebilir kapasitenin tek başına fosil yakıt kullanımını azaltmayacağını ve tüketiciler için maliyetleri azaltmayacağını ekledi.




















