SAMSUN-AHVALİ UMUMİYE
Tamam, Sevr paçavrasını düzenledin de,
Adam hasta koyarım önüne, nasıl olsa imzalar, nedir?
Evet, Çanakkale 5 sene geciktirdi kahpe emellerini de,
Eğilmez başı eğmekte direnmek nedir?
Bre zındık, bilfiil işgal ettin aziz vatanın dört bir tarafını da,
Esaret nedir bilmeyeni, esir almaya cüret nedir?
Bilirdik, Anadolu’da düzen bozuktu da,
Bin yıllık Türk’ün toprağını bataklık yerine koymak nedir?

Anladık, bozulan düzen işine geldi, biraz da ben bozarım dedin de,
Sarı saçlı, mavi gözlü bir güneşin doğabileceğini hesap etmemek nedir?
Doğru, vatan yorgun, zulmün ağır, gökler karaydı da,
Vatanın her karış toprağını kan ile sulayacak bir milleti yok saymak nedir?
Bu ahval ki sadece gecenin en karanlık anıdır
Apaçık doğumu umut güneşinin, çok, ama çok yakındır
Muhteris ruhunun gözlerinden dökülen, bu gaflet, bu delalet nedir?
BANDIRMA VAPURU
Karadeniz bir umut denizi, türküler çırpınırdı Türk’ün bayrağıyla,
Milletine inanmış genç bir kumandan yolcusuydu, milletine adanmış ruhuyla,
Mazlumun umudunu taşır, Panderma (*) Türk bayrağıyla,
Bandırma tarihe geçen adıdır, karanlığı parçalayan ışığıyla,

Çare gereken yaralara merhem oldu, 48 metre boyuyla,
Milletin son umudunu sevk ve idare eden, İsmail Hakkı kaptanıyla,
Dağlarda taşlarda yankılanan, özgürlüğün sesinin aksettiği bordasıyla,
Hakkın vaat ettiği güzel günleri getirdi, zümrüdü anka edasıyla,

Hırçın dalgalarla boğuşurken, bir de arkasında İngiliz zırhlısıyla,
Sinop ve İnebolu da nasiplenmişti, tarihin lezzet sofrasıyla,
Bozgunculara kahramanca kafa tuttu balta başıyla,
Ancak engel olamadı sonuna, Bozmacı İsmail’in şalomasıyla.
(*) Bandırma Vapuru’nun ilk ismi
KAPTAN TAMER ÇİÇEKDİKEN




















