1. Haberler
  2. Genel
  3. KURUCUSUNDAN AKUT’A TEPKİ: ANI YÜKLÜ MİNİBÜSÜ NEDEN SATTINIZ?

KURUCUSUNDAN AKUT’A TEPKİ: ANI YÜKLÜ MİNİBÜSÜ NEDEN SATTINIZ?

Bugün Türkiye'nin en büyük arama kurtarma gönüllü ordusuna sahip olan Akut Arama Kurtarma Derneği'nin kurucusu Nasuh Mahruki, vakfın zaman tünelinde büyük iz bırakan minibüsün satılmasına tepki gösterdi. 1996 yılında birkaç yardımsever gönüllü dağcı arkadaşı ile AKUT'u kuran Mahruki kurumun 1999 yılındaki depremde tüm Türkiye'nin hafızasına kazınacak hayat kurtarma operasyonlarına imza atmasını sağlamıştı. Mahruki, tüm gönüllülere hizmet eden ve AKUT'un kurumsallaşmasında kilometre taşlarından olan aracın ileride kurulacak müzede sergilenmesi gerektiğini belirterek satış işleminin geçmişten günümüze uzanan geleneklere uygun olmadığının altını çizdi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

34 NJ 767 plakalı Fiat Ducato Minibüs AKUT’un ilk aracıdır ve benim yönetimim zamanında, AKUT’taki kullanımı sona erdikten sonra, gelecekte yapmayı düşündüğümüz AKUT Müzesi’ne konulmak üzere saklanmasına karar verilmişti. AKUT’un gezici afet eğitimi projelerinde kullandığı Tırın dorsesinin de park edildiği Samandıra’daki bir Tır garajında bize hiçbir sorun veya masraf da çıkarmadan bekliyordu. Bir yerden sonra üzerine daha fazla masraf yapmaya da işlevsel olarak gerek kalmadığı zamanda da trafikten düşürüldü ve AKUT Derneği’ne hiçbir maddi yükü kalmamış bir şekilde Tır garajında AKUT Müzesi’ne gideceği günü beklemekteydi.

Ancak 15 Mart Pazartesi günü AKUT Derneği Yönetim Kurulu kararlarının paylaşıldığı epostada, aşağıdaki ifade dikkatimizi çekti;

  • Satış kararı alınan 34.NJ.767 Ducato aracın bedeli alıcı tarafından dernek hesabına yatırıldı.

Bunu görür görmez nasıl olur böyle bir şey, o araç hiçbir zaman satılmayacaktı dedim ve hemen kendi araştırmamı yaptım ve çok üzülerek öğrendim ki; AKUT’un ilk aracı, yüzlerce can kurtarmamızda bize eşlik eden, onunla ilgili bir anısı olmayan eski bir AKUT’lunun bile olmadığı, dağda, karda, kışta, dolular, yağmurlar altında, arazi koşullarında, ormanda, depremde, selde, yangında, arazi aramalarında, hayvan kurtarma operasyonlarında her yerde ve her koşulda, gece gündüz demeden memleketin her bir köşesinde kahramanca bizlerle birlikte hayat kurtarmak için çalışan, bizi yolda bırakmadan her yere yetiştiren, tabiri caizse katır gibi tepe tepe kullandığımız ilk göz ağrımızdı bizim.

Gözümüz gibi baktık, içinde yaşadık, uyuduk, sevindik, üzüldük, ağladık ve on binlerce kilometre yol kat ederek yüzlerce hayat kurtardık. O emektar minibüs, AKUT’un genel merkezinin de bulunduğu İstanbul’un en değerli ve en özel aracıydı. Biz o aracı çok sevmiştik ve bağlanmıştık, müzeye konulması fikri de bu haklı temeller üzerine ortaya çıkmış ve herkes tarafından benimsenmişti. 2004 yılında da, AKUT Anadolu Tırı adıyla gerçekleştirdiğimiz gezici afet eğitimi projemiz çerçevesinde, eğitim tırımızla birlikte 126 günde, 81 ilin tamamını dolaşmış, 925.000 yurttaşımız tarafından ziyaret edilmiş ve 55.000 yurttaşımıza da solunum fonksiyon testi yapmamızı sağlamıştı.

 

Neticede AKUT karakterine ve ruhuna çok yakışan bir emektardı. Hurda fiyatına satış kararı, sadece AKUT ruhunu yitirmemiş AKUT’luları değil, içinde vicdanı olan ve eski AKUT’u bilen tüm yurttaşları yaraladı. Sosyal medyadan aldığım destek vermek isteyen, para toplayalım, geri alalım, aman sökülmeden yetişelim diyen, üzülen, sinirlenen, canı yanan insanlardan gelen yüzlerce mesajdaki duyguların gücüne inanamazsınız. AKUT yönetim kurulu böyle yıkıcı, yok edici bir kararı asla almamalıydı. 7500 lira gibi komik bir rakama, AKUT’un operasyonel hafızasının en önemli tanığı minibüsümüzü, hayırsız bir mirasyedi gibi yok etmemeliydi. AKUT eş kurucusu ve 20 yılı aşkın bizzat yönetmiş lideri olarak bu durumu asla kabul etmiyorum ve bunu yapanları şiddetle kınıyorum.

O minibüs gelecek kuşaklara, Türkiye’nin hem dağlarda ve doğada hem de deprem, sel gibi doğal afetlerde, can kurtarma misyonuyla kurulmuş ilk gönüllü ekibi AKUT’un en büyük emektarı olarak ve AKUT’la devrim yaşayan ülkemizin arama kurtarma, afetlere hazırlık ve acil durum yönetimi tarihinin en güçlü tanığı olarak aktarılabilmeliydi. Her süreci büyük özverilerle ve sıra dışı performanslarla yaşanmış ve başarılmış soylu bir geçmiş, yiğit bir tarih yok edildi. Kasıt var mıdır derseniz, bence vardır. Böylesi bir karar, yanlışlıkla alınamayacak kadar önemli ve stratejik bir karardır.

 

NASUH MAHRUKİ

 

KURUCUSUNDAN AKUT’A TEPKİ: ANI YÜKLÜ MİNİBÜSÜ NEDEN SATTINIZ?
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!