1. Haberler
  2. Genel
  3. Kuzey Ege’nin son sulak alanı yok olmasın

Kuzey Ege’nin son sulak alanı yok olmasın

Ege Bölgesi’nin kuzeyindeki son sulak ekosistem olan Akçay Sulak Alanı’nda yapılaşma tehdidi, bölgede yaşayanları ve doğaseverleri harekete geçirdi. Akçay Sulak Alanı’nın bir kısmının Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin hafriyat alanı olarak kullanmasını engelleyen doğa severler, 200 villadan oluşan bir inşaatın başlaması üzerine yeni bir dava açarak alanın korunmasını istedi. 165 kuş türünün yaşam alanı olan Akçay Sulak Alanının korunması gerektiğini belirten Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, inşaatın bölgenin doğal güzellikleri kadar turizm değerini de yok edeceğini belirtti. Akçay Sulak Alanının Kuzey Ege’nin nadir ekosistemlerinden biri olduğunu söyleyen doğa koruma politikaları uzmanı Levent Erkol ise, “Sulak alan Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan 165 kuş türü ile nesli küresel seviyede yok olmak üzere olan yılan balıklarının ülkemizdeki önemli yaşam alanları arasında” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Akçay Sultan Sazlığı ve Sulak Alanı’nın imara açılmamalı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi (BBB), Kuzey Ege Bölgesi’nin son sulak ekosistemi Akçay Sulak Alanı’nın bir kısmını hafriyat alanı olarak kullanması çevrecilerin tepkisi üzerine engellenmişti. Edremit Körfezi içinde yer alan bölgeye hafriyat dökümü engellenmesine rağmen bir yıl boyunca dökülen moloz yığınları kaldırılamamıştı. Doğaseverler yüzlerce bitki ve hayvan türüne yaşam alanı olan sulak alandaki molozların kaldırılması için çabalarken başka çevre tehditlerine karşı mücadeleye başladı. Akçay Sultan Sazlığı ve Sulak Alanı’nın imara açılarak hem sanayi hem konut bölgesi yapılacağını öğrenen sivil toplum örgütleri birleşerek dava açtı. Akçay Sulak Alanının bir kısmında, Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi (ETDİOSB) kurulmasının ekosistem üzerinde büyük tahribat yaratacağını belirten Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Edremit Çevre Sağlığı ve Doğayı Koruma Derneği, Doğa Derneği, Doğa Araştırmaları Derneği ve S.S. Proje Evi Üretim, Eğitim, İşletme ve Çevre Koruma Kooperatifi’nden oluşan bileşenler Balıkesir Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı’na başvurdu.

Bölgeye inşaat ruhsatı verilmiş

Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı’nın 111 çeşit kuş türüne ve nesli kritik derecede tehlike altında olan yılan balıklarına (Anguilla anguilla) ev sahipliği yaptığını belirten Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, ulusal öneme haiz sulak alan statüsünün tescillenmesi için bir kampanya yürüttüklerini belirtti. Bölgede Akçay Enginkent Projesi adında bir yapılaşmanın başladığına dikkat çeken Doğan, ulusal ve uluslararası yasa ve sözleşmelere göre sulak alan özelliğindeki 148 hektar büyüklüğündeki alanın korunamadığına vurguladı. Doğan, “Türkiye’de kaydedilen 491 kuş türünden yüzde 33’üne denk gelen 165 kuş türü Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı’nda görülüyor. Sulak alan ayrıca Dünya Doğayı Koruma Birliği‘nin (IUCN) tükenme riski küresel ölçekte yüksek olan yani Kırmızı Liste’de yer alan yılan balıklarının da yaşam alanı. Sulak alanda Türkiye’nin taraf olduğu RAMSAR Sözleşmesi’ne aykırı biçimde inşaat faaliyetleri yürütülüyor. 148 hektar arazinin bir kısmına inşaat ruhsatı verildiğini 200 villa yapılacağını öğrendik. Oysa zengin biyoçeşitliliğiyle ülkemiz için kritik derecede önemli Akçay Sulak Alan ekosistemi, bütünlüğü bozulamaz bir yapı.” dedi.

Sulak alanlar sisteminin anahtar halkası

Doğa koruma politikaları uzmanı Levent Erkol ise, “Akçay Sulak Alanı, Kuzey Ege’nin nadir kıyı sulak alanlarından biri. Burası Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altında 165 kuş türünün yanında nesli küresel seviyede yok olmak üzere olan yılan balıklarının yaşam alanlarından. Türkiye gerek küresel iklim krizi ve yanlış tarım politikaları sebebiyle birçok sulak alanını kaybetti. Yok oluşlar çağında bir sulak alanın, hele ki Akçay gibi nadir bir kıyı lagünün kaybedilmesine ulusal ve uluslararası mevzuatların yanında kamu vicdanında göz yumulamaz. Akçay Sulak Alanı’nı kaybetmek sadece Edremit Körfezi’ni değil Saros’tan Gediz’e tüm kuzey ege kıyı sulak alanlar sisteminin anahtar halkasını kaybetmek demektir.” diye konuştu.

 

Kuzey Ege’nin son sulak alanı yok olmasın
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!