
Sayın Işın Hekimoğlu kendinizi tanıtır mısınız?
1973 yılında Bursa’da doğdum. Öğrenim hayatımın tamamı İstanbul’da geçti. Üniversiteden mezun olur olmaz MSC’de işe başladım. Annem, denizcilik sektöründen geldiği için çocukluğumdan beri hep denizle iç içeydim. Son 28 senemi, neredeyse ömrümün yarısından fazlasını MSC ile geçirdim. MSC, büyümemi, olgunlaşmamı, hayatı öğrenmemi sağladı. Şubat 1996’dan beri her gün hep aynı heyecan ve MSC’li olmaktan duyduğum gururla geldim ofise. MSC Gemi Acenteliğinde 1996 yılında İthalat Müşteri Temsilcisi olarak başladığım iş hayatıma, İstanbul ve Tekirdağ bölgesiyle ilgili sorumluluklar aldığım Bölge Müdürü rolünde devam ettim. Yıllar süren lojistik ve deniz taşımacılığı tecrübelerimden sonra bir diğer grup şirketimiz olan MSC Cruises’ta 2023 Eylül ayı itibarıyla Türkiye Ülke Müdürü olarak çalışmaya başladım. Her ne kadar lojistik ve turizm sektörü birbirinden ayrı olsalar da MSC Grubu’nun bir parçası olarak şirket kültürünü yakından tanımamın verdiği rahatlık ve sosyal hayatımda da görevmiş gibi her fırsatta geziyor olmamdan kaynaklı kruvaziyer/turizm sektörüne hızlıca adapte olabildim. İkisi de dünya markası, ikisi de Türkiye’ye büyük değerler sunan markalar. Bu yüzden, kendimi şanslı hissettiğimi söyleyebilirim. Uzun süren bir kargo deneyiminin ardından daha farklı bir dünyaya adım atmanın verdiği heyecanı yaşıyorum ve bu sektörde, Türkiye pazarı ile ilgili geleceği şekillendirme şansımın olmasından dolayı çok mutluyum.

“Cruise tatilinin ulaşılabilir olduğunu anlatmak istiyorum”
Her sabah o günün bana neler öğreteceğini, nelerle karşılaşacağımın heyecanıyla geliyorum işe. Üniversitede okuyan bir kızım var ve o da benim gibi çocukluğundan beri denizle iç içe büyüdü. Fırsat buldukça kızımı da konteyner gemilerimizi yakından görmesi için çağırıp bu farklı dünya ile tanıştırır, limanları gemileri gezdirirdim. Neler yaptığımı görmesi bana hep keyif verirdi. İstanbul’a gelen cruise gemimizi de ziyaret etme şansı oldu. Yaptığım işin detaylarını hem kızımla hem de çevremle paylaşmak beni her zaman mutlu etmiştir; fakat cruise gemilerinin herkes tarafından bilinmemesi, merak edilmesi, herkeste heyecan uyandırması sebebiyle detaylarını anlatmaktan, çevremi bilgilendirmekten ve onları da cruise ile seyahate teşvik etmekten çok keyif alıyorum. Görüyorum ki cruise tatilinin rahatlığı ve sunduklarıyla ilgili çok da farkındalık yok, fiyat anlamında ulaşılabilir olduğunu, destinasyonlar kadar gemide yapılacakların da fark yarattığını ve yalnızca belli bir yaşın üzerine değil, her yaşa özellikle de çocuklu ailelere ne kadar hitap ettiğinin aktarılması gerekiyor.
Denize bakış açınızı paylaşır mısınız?
Okul yıllarım boyunca İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nde lisanslı olarak su topu oynadım. Zorluklarla baş etmeyi, dünyanın en zorlu sporu olarak nitelendirilebilecek bir sporu yapmış olmama borçluyum. Denizle ilgili hikayelerime bir yenisini eklemekten büyük mutluluk duyuyorum. Görünen o ki, denizle bağım hiç kopmayacak.

Dilimize gittikçe güçlü yerleşen “Gemi-Otel” ne demektir? Cruises deyiminin dünyadaki genel geçer anlayışını bize özetler misiniz?
Kruvaziyer gemi, içinde pek çok konaklama, yemek ve eğlence opsiyonları olan, yüksek standartlarda hizmet veren, önceden programlanmış belli başlı rotalar üzerinde, turistik amaçlı olarak seyahat eden yolcu gemilerine verilen isimdir. CLIA (Cruise Lines International Association) – Uluslararası Kruvaziyer Hatları Birliği’nin belirlediği standartlara göre kruvaziyer gemileri en az 100 yolcu kapasitesine sahip olmalıdır ve açık denizlerde en az iki günlük program düzenlemeleri gerekmektedir. Kruvaziyer gemileri ile yapılan seyahatler, oldukça konforlu, bol eğlenceli ve güzergah açısından herkese hitap eden seçenekler sunmasının yanında standart tatillere kıyasla oldukça uygun bir alternatif olmasıyla dikkat çekiyor.

Farklı özelliklerde gemiler olmasına rağmen büyük çoğunluğu 4-5 ve 6 yıldızlı otellere eş değer hizmetler sunulmaktadır. Gemilerde, her yaştan misafir için eğlence ve aktiviteler, alışveriş imkanı, barlar, restoranlar, kafeler, casino, tiyatro salonu, spor salonu, spa, basketbol/futbol sahası, tenis kortu, havuzlar gibi alanların yanı sıra, çocuklu aileler için çocuk kulüpleri de bulunmaktadır. Bu yüzden, kruvaziyer gemilere yüzen oteller demek mümkün. Her yaştan ve zevkten misafire hitap ederler. Farklı yaş gruplarından aile bireylerinin aynı tatilde farklı alanlarda kendilerine ait zaman geçirebilecekleri kadar geniş olanaklara sahiptir. Birden fazla kabin tipi, rota seçeneği, deneyim alternatifleri bulunması sebebiyle de her bütçeye hitap eder.

MSC olarak ‘Cruises’ turizmindeki deneyim ve anlayışınız ile MSC’nin gelecek vizyonunu anlatır mısınız?
MSC Grubu, 300 yıllık bir denizcilik geçmişine sahiptir. Öncelikle deniz taşımacılığı üzerine geliştirilen uzmanlık, 1988 yılında MSC Cruises’ın kurulmasıyla kruvaziyer sektöründe de büyük oyuncular arasına girmesine ve bugün dünyanın 81 ülkesinde 30.000’den fazla çalışanıyla dünyanın en büyük kruvaziyer firmalarından biridir. Kapasiteye göre, dünyanın en büyük üçüncü, Avrupa’da ise en büyük kruvaziyer şirketidir. Dünyanın her yerine gerçekleştirdiği programlarıyla yerel zevkleri daha iyi tanımış ve bu zevklere göre hizmet verme anlamında lider konumdadır. Üstün konfor, her yaştan misafir için sınırsız eğlence, gurme lezzetler ve dünyanın dört bir yanına gerçekleştirdiği programlarıyla kusursuz bir deneyimi misafirlere sunar. Bu da MSC’yi dünyanın önde gelen markalarından biri yapıyor.
Evimiz dediğimiz denizlerimizi, global 2050 hedefleri doğrultusunda korumak amacıyla sürdürülebirlik tüm çalışmalarımızın merkezinde. Yeni nesil gemilerimiz, tamamıyla sürdürülebilirlik standartlarına göre tasarlanıp son teknolojilerle geliştirilirken, mevcut gemilerimiz ise optimum seviyede sürdürülebilirliğe hizmet eden geliştirmelerle denizlerde seferlerini sürdürüyor. 2022 Kasım ayında suya indirdiğimiz World sınıfı gemilerimizin ilki MSC World Europa’da mevcut şartlarda kullanılabilen en temiz yakıt olan Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) kullanılmaktadır. Yeni nesil gemilerimizden MSC Euribia ise yine sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızı gövdesindeki eşsiz tasarımı ve “Save The Sea” mesajıyla destekliyor. Sektöre sürdürülebilirlik anlamında yön vermemiz, gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmaya olan bağlılığımızdan geliyor.

Filonuzu merak ediyoruz. Kaç gemi ile küresel pazarda rekabet ediyorsunuz? Pazardaki yerinizi anlatır mısınız?
Misafirlerimize yalnızca daha fazla güzergah seçeneği sunmak için değil, aynı zamanda gittikleri her yerde son teknolojilerle tasarlanmış bir seyir deneyimi sunmak için filomuzu sürekli olarak geliştiriyoruz. Bu kapsamda filomuz, 6 farklı sınıfta 22 farklı modern gemiden oluşuyor ve yatırımlarımız devam ediyor. 2027 yılında filomuzda bulunan gemi sayısı 25 olacak. Pazar payı anlamında Kuzey Avrupa, Akdeniz, Güney Afrika ve Güney Amerika’da lider konumdayız. Dubai, Abu Dabi bölgelerinde ise sunduğumuz programlarla sektöre liderlik ediyoruz. Kuzey Amerika bölgesinde bulunan gemilerimiz ve yaptığımız liman yatırımlarıyla en hızlı büyüyen kruvaziyer markasıyız. Aynı zamanda Japonya ve Çin’de ofislerimiz ve sezonluk gemimiz bulunuyor. Sadece filomuz ve hizmetlerimizle değil, liman ve ada yatırımlarımızla da misafirlerimizin deneyimlerini ve varış noktalarını çoğaltmaya devam ediyoruz.

Bahamalar’da endüstriyel atık bölgesi olan Ocean Cay adası, MSC’nin inisiyatifiyle 2050 yılına kadar kiralanarak doğaya kazandırıldı. Bugün Kuzey Amerika programı olan tüm gemilerimizin rotalarında yer alarak sadece MSC misafirlerimize hizmet veriyor.

MSC Türkiye limanlarına nasıl bakmaktadır? 2024 ve sonrasında MSC gemilerini limanlarımızda görebilecek miyiz?
Türkiye, liman sayısı, limanların kapasitesi ve sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi yerleriyle yabancı misafirlerimiz için ilgi çekici bir destinasyon. Bu da Türkiye’yi kruvaziyer şirketleri arasında eşsiz bir güzergah yapıyor. MSC Cruises, ilk kez 2003 yılında Türkiye limanlarını destinasyonlarına ekledi ve 2005’te temsilcilik faaliyetlerine başladı. 2015’te 3 gemiyle seferlerini artırarak her sene daha fazla yolcuyu Türkiye’ye taşıdı, 2018 de ise Türkiye ofisini yapılandırdı. 2022 yılı öncesinde sadece acenteler üzerinden yapılan rezervasyonlar için destek veren Türkiye ofisi, 2022 Aralık ayı itibarıyla direkt satış da yapmaya başladı.
MSC Cruises’ın yüksek standartlarda sunduğu hizmetleriyle Türk misafirleri ev konforunda ağırlama hedefinde Türkiye ofisi büyük rol oynuyor. Türk misafirperverliğini de örnek alarak geliştirilen hizmetler arasında hoşgeldiniz toplantısı, farklı departmanlarda Türk çalışanlar, Türkçe asistanlık hizmeti, Türkçe menüler, Türk kahvaltı tabağı, günlük Türkçe bültenler ve anonslar, Türk televizyon kanalları, Türk Kahvesi gibi detaylar bulunuyor. Böylece, Türk misafirlere seyahatin keyfini çıkarmak kalıyor.
Özellikle, Amerika kıtasında çok popüler olan kruvaziyer turizminin Türkiye’de de gelişmesi için önemli yatırımlar yapan MSC Cruises, Türk misafirleri için avantajlı fiyatlar ve erken rezervasyon kampanyalarıyla misafirlerinin sayısını artırmayı hedefliyor. 2023 yazında İstanbul ve Kuşadası limanlarına gerçekleştirdiği 83 sefer sonrasında 2024 yaz sezonu için İstanbul ve İzmir limanlarından başlayacak programlarıyla Türk misafirlerine Akdeniz’in güzelliklerini sunacak. Kruvaziyere olan ilginin artması, tüm kruvaziyer şirketlerini yeni limanlar ve rotalar geliştirmeye teşvik ediyor. Türkiye, cazibe merkezlerinin kolay ulaşılabilirliğiyle çok önemli bir konumda. Biz de MSC Cruises olarak, artan ilgiye cevap verebilmek için Türkiye’yle ilgili planlamalarımızı geliştiriyor ve benzersiz destinasyonlarla farklı limanlardan kalkacak daha fazla gemi getirmeyi hedefliyoruz.
Türk gemi-otel turistleri en çok hangi ülkeleri seçmektedir? Türk turistin profili nedir?
Türk misafirler için kruvaziyer deneyiminin başlangıç noktası Yunan Adaları oluyor. Öncelikle daha yakın bir coğrafyaya seyahat ederek bu deneyimi yaşamak istiyorlar. Ardından, Akdeniz’de bulunan İtalya, İspanya, Fransa’yı içeren rotalar ilgi çekiyor. Deneyimli yolcular ise farklı kültürler keşfedebilecekleri Kuzey Avrupa ve Karayipler gibi bölgelere seyahat etmeyi tercih ediyor.
Türkiye’de kruvaziyer seyahati ile ilgili bilinmeyen çok fazla nokta bulunuyor. Kruvaziyer seyahatinin belli bir yaşa hitap etmesi, erişilemeyecek kadar pahalı olması ve sadece rotanın önemli olması gibi birçok yanlış algı bulunuyor. Kruvaziyer gemileri özellikle çocuklu aileler, genç çiftler, yalnız seyahat edenler gibi farklı profillerin hepsine deneyimler sunan, herkesin kendi zevkine göre alternatif bularak keyifli bir tatil geçirmesini sağlayan bir seçenektir. Örneğin, gemilerimizde her yaş grubu için tasarlanmış çocuk kulüpleri bulunuyor. Aileler çocuklarını kendi yaş gruplarıyla keyifli zaman geçirmeleri için kulüplere bırakırken kendilerine özel zaman ayırabiliyor.

Özellikle İstanbul ve İzmir’de yaşayan misafirlerimiz hiçbir ulaşım masrafı olmadan gemiye binerek 5 yıldızlı bir otel konforunda keyifle dopdolu vakit geçirip leziz yemekler tadıyor. Her akşam tiyatro gösterileri ve partilere katılıp ertesi sabah gözlerini başka bir şehirde açtıktan sonra tüm günü o şehri keşfederek geçirebiliyorlar. Ayrıca, bu deneyime, alternatiflerine kıyasla çok daha uyguna sahip olabiliyorlar. Örneğin, 9 gecelik İstanbul kalkışlı gemimiz kişi başı 799€’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Tüm aldığınız hizmetleri düşündüğünüzde, bir yurtdışı seyahatinde harcayacağınızdan çok daha avantajlı oluyor. Üstelik sadece birkaç günde 3 farklı ülke, 5 veya 7 farklı şehri valiz taşıma derdi olmadan ziyaret edebilme şansına sahip oluyorsunuz.
Türk misafirlerimize, tatillerini planlarken harcadıkları paranın, zamanın ve eforun karşılığını fazlasıyla alabilecekleri bu seçeneği de değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz. Kruvaziyer seyahati yapan misafirlerin %60’ı tekrar tercih edeceğini vurguluyor. Bu da yüksek memnuniyet oranının bir göstergesi. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevriliyken ve cruise seçeneğimiz varken, herkesi en azından bir kere de olsa bu deneyimi yaşamaya davet ediyoruz. Üstelik, 29 Şubat’a kadar yapılacak olan tüm rezervasyonlarda kişi başı 50€ ön ödeme imkanı sunuyoruz. Böylelikle misafirler, seyahatleri yaklaşana kadar rahatlıkla ödemelerini gerçekleştirebiliyor. Türkiye kalkışlı gemilerimiz de bu promosyondan faydalanabiliyor. Dolayısıyla, Türk misafirlerimizi erken rezervasyon avantajlarını takip etmelerini öneriyoruz.

MSC olarak rakiplerinizden farkınız nedir? Hangi sürpriz ve deneyimlerle turistleri kendinize çekiyorsunuz?
Akdenizli bir şirket olarak, bölgenin sıcaklığını ve enerjisini gemilerimizde misafirperverliğimizle sunuyoruz. Gemiye bindikleri andan inişlerine kadar kusursuz bir seyahat yaşattığımızdan emin olmak istiyoruz. Hizmetlerimizi, bulunduğumuz bölgeler için adapte etmeyi önemsiyoruz. Örneğin, dil problemi nedeniyle çekince yaşayan Türk misafirlerimiz için sunulan imkanlar, seyahatlerini sorunsuz gerçekleştirmelerini sağlıyor. Uluslararası bir marka olarak Türk misafilerimize sunduğumuz hizmetlerden dolayı gurur duyuyoruz.
MSC, aynı zamanda 22 gemisinden 15’inde lüks segmentte hizmet veren, “gemi içinde gemi” olarak tanımladığımız MSC Yacht Club’ı barındırıyor. Uçaklardaki business veya first class olarak düşünebileceğiniz MSC Yacht Club’ta konaklayan misafirler limanda kendilerine yolculukları boyunca eşlik edecek kişisel yardımcıları tarafından karşılanıyor ve kendilerine özel ayrılan bölümde eşsiz bir deneyim yaşıyor.

Sayın Gianluigi Aponte ve Aponte ailesinin sektöre ve mümkünse Türkiye’ye bakışı nedir?
Özellikle MSC Türkiye, jeopolitik konumu ve ticari potansiyeliyle MSC’nin güçlü ofislerden biri. Güzel bir örnekle açıklamak gerekirse, Cumhuriyetimizin 100. yılında suya indirilen dünyanın en büyük konteyner gemisine MSC TÜRKİYE adı verildi. Gemi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirilmek için yola cıktı ve 30 Ekim tarihinde Tekirdağ Asyaport’ta düzenlenen özel törenle Cumhuriyet kutlamalarının bir parçası oldu. Bu bizim için çok büyük bir gurur. Dünyanın konteyner taşımacılığında lider şirketinin incelikle 100. yılına özel olarak en büyük gemisine TÜRKİYE ismini vermesi, Aponte ailesinin Türkiye’ye duyduğu bağlılığın en çarpıcı örneğidir. Ayrıca, MSC Cruises şirketi Türkiye’de gelişme aşamasında olsa da Türkiye, en önemli noktalardan biri olarak rotalarda yer alıyor. Bunun yanı sıra gelecek yıllarda rota, liman ve gemi sayısının artışıyla yatırımlarına devam edecek.


















