Belki de hayatın en müthiş deneyimine hazırlanmak için, ne kadar naif olsan da en güçlü, en teknik olabilme çabası demek….En önemlisi de aldırmamaktır aslına bakarsanız, süreçte bir şeylerin ters gittiğini düşündüğünüzde, telaşsızca kendine meydan okumak…Bazen kalbin yerinden çıkacak gibi hızlı atarken, kafan deli gibi uğuldarken, trans haline geçtiğin bedeninle başladığın o yarışta, sadece iyi teknik ve hızla hata yapmadan, kendine odaklanarak, kendine hakim olmak ve hedefe varmak…Tüm bunları bir arada oldurabilmek müthiş bir başarı. Senin verdiğin emeğin yanında, senin için verilen emekleri düşününce asla bırakmayacağın o yarış sonunda kazanacağın madalya heyecanı başka olsa gerek…
Sonuçta; bir sporcunun varabileceği en keyifli noktadır Olimpiyat. Hele dereceye girebilmek… Düşünmesi bile heyecanlı, ama orada olduğuna, aynadaki görüntüsüne de inanamaz insan😊… Start alana kadar yaşanan o büyülü anlar… Tüm o olimpiyat köyü yaşantısı…Baktığın her yerde olimpiyatlarda olduğunu anımsatan detaylar, ömrün boyunca aklından çıkmayacak şekilde en ücra köşelere kazınır. Ve yarış zamanı yeni başlangıçlar bitişler… İstikrarla devam etme hali ve zihninde bütün olmak en önemlisi.
Usein Bolt’un dediği gibi ‘’9 saniye koşmak için 4 yıl çalıştım. Bazı insanlar 2 ayda sonuç alamayınca pes ediyor.’’ Olimpiyatın özeti bana kalırsa…KENDİNE İNANMAK VE İSTİKRAR Anahtar kelimeler. Dünya şampiyonasına Türkiye’yi temsilen katılsam da, yaşamsal şartlar ve tercihlerle, o yolda devam edemedim, ancak kalbim hep sporcularla attı. Bunu bir Olimpiyat sporcusuyla konuşmak isterim bir gün… Hayat koşturmasından spor boyutuna geçiş yapmak enteresan…
Tarihsel akışa ait kısa bir özet yapacak olursak; * M.Ö 776’da Olimpia’da başlar bu şahane serüven. Aslında belki de kayıtları tutulan ilk oyunlar da denebilir. Hiç kesintiye uğramadan 1200 yıl devam etmiştir. Hitit ve Minos uygarlıklarının etkileri ve felsefesi hissedilir. Olimpiyat programında yer alan sporlar, yüzyıllardır yapılan sporlar olup, Mezopotamya Anadolu ve Ege yöreleri yoğunlukta olduğu tarihçiler tarafından özellikle vurgulanmaktadır. Tabi zamanla zenginleşmesi özellikle gençlerin katılımı için de gerekliydi. Eski zamanlarda Olimpiyat şampiyonları yarı Tanrı gibi el üstünde tutulurmuş. Umarım biz de artık bunun bilincinde olur ve tüm branşlardaki sporcularımızı el üstünde tutar ve geçmiş hataları yapmayız. (Voleybolcu kızlarımızın transferinde yaşananlar unutulmayacak.)
Paris 2024 Yaz oyunlarında ilk kez eşit sayıda kadın ve erkek sporcu yarışacak bildiğim. Bu durum bizde farklı; 18 Branşta ülkemizin pek çok yerinden gelen toplamda 54 kadın, 48 erkek sporcumuz bizim için ve kendileri için mücadele edecek. 1924 yılından bu yana katılınan Olimpiyat oyunlarında, Güreş , Judo, Halter, Teakwando da başarıyı yakalarken son yıllarda Okçuluk (Erkekler- Mete GAZOZ) ve boks(kadınlar- Busenaz SÜRMENELİ-2020 TOKYO) ile başarımız devam etti. Daha nicelerini heyecanla bekliyoruz. Paralimpik oyunlarda ise Atıcılık, okçuluk, halter, goalball ve masa tenisinde altın madalya kazandık. Gönülden kutluyorum her birini…
1936 Berlin Olimpiyatlarında yer alan Yaşar ERKEN (Güreş dalı) altın madalya sahibi olan ilk sporcumuzdur. İlk kadın sporcularımız ise Halet ÇAMBEL (Eskrim dalı) ve Suat Fetgeri Aşeni’dir (Yüzme dalı). Halet ÇAMBEL aynı zamanda çok başarılı, tarihte de iz bırakan genç bir arkeologdur. Bu sene ilk defa bir kadın kürekçimiz, sevgili Elis ÖZBAY (FB) temsil edecek Olimpiyatlarda, Türk Bayrağını dalgalandıracak kürek parkurunda, Atatürk’ün cesur, fedakar, güçlü kızı…
O kadar güzel bir coğrafyada yaşıyoruz ki…Büyük zenginlik…Tüm bu sporların hepsini yapabiliyoruz, çok şanslıyız gerçekten. Yeteri kadar bilgi ve ilgi var mı? Hayır. Ama biliyoruz ki bilginin çoğu ilgiden kaynaklanıyor. Konuya farkındalığımız gittikçe artıyor ve milletçe daha çok seviyoruz suyu, denizi, rüzgarı kısacası doğayı… Öğrendikçe seviyoruz, sevdikçe de uluslararası alanda daha görünür oluyor, yarışmalarda bayrağımızı daha çok dalgalandırıyor, daha çok başarı madalya kazanıyor, Ülkemizi farklı disiplinlerde daha iyi temsil ediyoruz.
En büyük temennilerimden biri, daha çok deniz spor kulüpleri açılması, daha özenli ve kaliteli bakışla işletilmeleri. Gençlerimizin buluşma noktalarının cafeler, publar değil de spor alanları olması…Onlar da olsun pek tabi, ama önce spor yapsınlar sonra ne isterlerse… Spor ortak bir amaç verir, ruhen ve bedenen zenginleştirir 😊 Zenginleşelim hep birlikte….
O zaman Can YÜCEL Baba’ya selam edelim onun sözleriyle…
‘’Zenginlik, varlığından mutluluk duyduğun her şeydir.’’
Rekabetin heyecanını, aylarca yıllarca çalışmanın azmin gücünü, gözlerinizdeki umut ve mutluluğu yaşamak için sizlerle ekran başında olacağız.
Sevgilerimle⚓…
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…