
İçerde ve dışarda her cepheden sarılan büyük Mustafa Kemal ve millet meclisi o günkü Türk nüfusun ancak %1’ini teşkil eden 100 bin kişilik orduyu yoktan var etti. Karadeniz ve İnebolu üzerinden savaş meydanlarına Kağnılarla taşınan cephanenin büyük katkısı ile 22 gün süren savaş sonunda Türk ordusu Çanakkale’den sonra batı emperyalizmine en büyük tokadını attı.
Sakarya subaylar savaşı olarak tarihe geçti. Atatürk savaş için şöyle demişti: “Subaylarımızın kahraman atikliği, ölüme meydan okuyan asil karakterleri hakkında söz bulamıyorum…

Bu savaş subaylar savaşıdır. Ön safta savaşan genç subaylarımızın %80’i erlerimizin %60’ı şehit düştü ve yaralandı” Sakarya ruhu 102 yıl sonra yaşadığımız bunca ihanete, yozlaşmışlığa, uygarlık ve akıl düşmanı karanlığa, koyu cehalete rağmen yüzde birden çok daha büyük bir enerji ile milletin sinesinde yaşıyor. Sakarya askeri tarihte sadece bir zamansal dönemin değil aynı zamanda sosyo genetik kodlarımızdaki bir durumun ifadesidir. Bir kere kazandık. Yine kazanırız. Bu büyük zafer kutlu olsun. Bu zaferi yaşayanlara ve yaşatanlara selam olsun.




















