1. Haberler
  2. Genel
  3. SULAK ALANLAR DOĞANIN BÖBREĞİDİR

SULAK ALANLAR DOĞANIN BÖBREĞİDİR

İklim değişikliğiyle birlikte önemi daha çok artan sulak alanlardaki hızlı kayıp sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. Kuraklığın her geçen yıl kendini daha çok hissettirdiğini belirten Akdeniz Sulak Alanlar Birliği üyesi 32 sivil toplum kuruluşu, 2022 yılında aniden ortaya çıkan sıcak hava dalgaları, kuraklık, tarım ve ormancılık alanlarındaki kayıplarla sulak alanlardaki tehlikenin arttığını belirtti. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, "Biyoçeşitlilik ve ekosistem kayıplarının daha önce hiç olmadığı kadar büyük olduğu günümüzde, sulak alanların korunması ve restore edilmesi acil bir ihtiyaç." dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de 95 sulak alan bulunuyor

Çok uluslu sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Akdeniz Sulak Alanlar Birliği, 2022 yılının sulak alanlar için kötü geçen bir yıl olduğunu belirterek, 2022 de de iklim değişikliği gibi insansal etkilere karşı önlem alınmadığını belirten bir açıklama yaptı. Türkiye’de 14’ü uluslararası sözleşmelerle korunan 14 Ramsar Alanı, 59 Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan, 22 Yerel Öneme Haiz Sulak Alan olmak üzere toplam 95 sulak alan olduğunu hatırlatan Doğa Derneği, Akdeniz Sulak Alanlar Birliği’nin açıklamasının ülkemiz için de geçerli olduğunu vurguladı.

Akdeniz Sulak Alanlar Birliği, ” Gıda güvencesi, iklim değişikliği, su kaynakları ve biyoçeşitlilik kayıpları gibi sorunların daha önce hiç olmadığı kadar büyük olduğu günümüzde, sulak alanların korunması acil ihtiyaç. 2022 yılında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarım, enerji, ormancılık gibi pek çok alanda öngörülemeyen kayıplarla etkisini gösteriyor. Göller ve sulak alanlar, tarım ve enerji sektöründe istediğimiz gibi kullanabileceğimiz sınırsız kaynaklar değildir. İklim değişikliği ve biyoçeşitlilik- kayıplarına karşı sulak alanlar acilen korunmaya alınmalı.” şeklinde açıklama yaptı.


Kılıç:
“Su sıkıntısı gerçeğini kabul etmeliyiz”

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, ” Havzalar arası su transferi, yanlış tarım ve su politikaları, hidroelektrik enerji santralleri, nükleer santrallerin soğutma sistemleri, evsel veya endüstriyel su kullanımındaki yanlışlar nedeniyle artık ekosistemlerin ihtiyaçlarının karşılanması için yeterli su bulunmuyor. Acil olarak su sıkıntısı gerçeğini kabul etmeliyiz. Üyesi olduğumuz Akdeniz Sulak Alanlar Birliği, biyoçeşitlilik ve ekosistem kayıplarının daha önce hiç olmadığı kadar büyük olduğu günümüzde, sulak alanların korunmasının acil ihtiyaç olduığunu vurguladı.” dedi.

Dünya nehirleri tehlike altında

32 sivil toplum kuruluşu ortak açıklamayı Kanada‘nın Montreal kentinde BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin (UNCCD) Taraflar Konferansı (COP15) sürerken yaptı. Akdeniz Sulak Alanlar Birliği, “1970’ten bu yana dünyadaki omurgalı tür sayısı yüzde 69 azaldı. Bu sayı tatlı su türleri için ise yüzde 83’e ulaştı. Ren, Loire ve Po’nun yanı sıra Yangtze ve Parana gibi geçmişte çok güçlü olan birçok nehir bu yaz güneşten çatlamış tortulların üzerinde adeta birer hayalet gibi kaldı. Gittikçe artan su ihtiyacının yanı sıra suya ulaşma konusunda sıkıntılar yaşadığımız bu dönemde suyun kullanımına ve paylaşım şekline yeniden şekil vermek zorundayız. Göller ve sulak alanları tarım ve enerji sektöründe istediğimiz gibi kullanabilecek bir sınırsız kaynak değildir” denildi.

SULAK ALANLAR DOĞANIN BÖBREĞİDİR
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!