1. Haberler
  2. Ahmet Aras
  3. TEMA VAKFI “Silahlı saldırı çevresel kaygıları arttırdı”

TEMA VAKFI “Silahlı saldırı çevresel kaygıları arttırdı”

Aydın’ın Çine ilçesindeki Topçam köyünde yaşayan Ali ve Cennet Coşkun çifti evlerine 60 metre uzaklıktaki maden sahasına karşı mücadele ederken 18 Aralık Cumartesi akşamı silahlı saldırıya uğramıştı. Pompalı tüfekle yapılan saldırıda kimse yaralanmazken Cennet Coşkun kaçarken baygınlık geçirmişti. TEMA Vakfı, çevre koruyucusu çifte geçmiş olsun dilerken doğanın korunmasının insanoğlunun varlığı için çok önemli olduğunun altını çizdi. TEMA Vakfı, “Aydın’ın Çine ilçesinde, evlerine 60 metre mesafedeki maden ocağına karşı mücadele eden Coşkun ailesinin kendi evlerinde silahlı saldırıya uğraması ve tehdit edilmesi kaygılarımızı artırdı. Türkiye Anayasası’nın 56. maddesine göre çevreyi korumak sadece bir yurttaşlık görevi değil, herkesin görevidir.” dedi. Vakıf, 2017 yılında Antalya’da ormanı korurken öldürülen Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftini de hatırlattı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

KUVARS MADEN OCAĞINA TEPKİ GÖSTERMİŞLERDİ

Evlerinin çok yakınındaki Eysim Madencilik firmasınca işletilen kuvars madeninde dinamit patlatılmasından dolayı doğanın büyük zarar göreceğini iddia eden Ali ve Cennet Coşkun çifti çevre mücadelesi veriyordu. 19 Aralık akşamı önü çakar lambalı araçtan inen bir kişinin yakın mesafeden kendilerine pompalı tüfekle ateş ettiğini belirten Ali Coşkun, “Adam arabasından çıktı, ‘Nerede senin zararın’ dedi. Burada dedim. ‘Göstereceğim ben sana’ dedi arabasından pompalı tüfeği aldı. İlk bize doğru ateşlediğini gördüm. Ondan sonra arkama bakmadan kaçtım. Eşimle beraber bir taşın arkasına saklandık. Sonra iki el daha ateş etti bize ama biz taşın arkasındaydık açık hedefte değildik. Taşın arkasında biraz bekledik. Biz beklerken bağırıyordu, ‘Öldüreceğim sizi, sizi buraya gömeceğim’ diyordu. Yanında da biri daha vardı onu engellemeye çalışıyordu. Zaten birinci ateşte o adam engellemese bizi kesin vuracaktı, yanındaki yukarı doğru kaldırınca kurşun bize isabete etmedi, kurtulduk.” Şeklinde açıklama yapmıştı. Olayda saçma mermiler kimseye isabet etmezken Cennet Coşkun kaçarken baygınlık geçirmişti. Jandarma tarafından iki tarafında ifadesinin alındığı öğrenilirken pompalı tüfeği kullanan saldırganın serbest bırakılması tepki toplamıştı.

Coşkun Çifti’ne geçmiş olsun

TEMA Vakfı, Aydın’ın Çine ilçesinde evlerine 60 metre mesafedeki maden ocağına karşı mücadele eden Coşkun ailesinin kendi evlerinde silahlı saldırıya uğraması ve tehdit edilmesi kaygıları artırdığını belirtti. TEMA Vakfı, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesine göre çevreyi korumak sadece bir yurttaşlık görevi değil, herkesin görevidir. Yine Anayasa’nın 17’nci maddesi gereği herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Ayrıca bir amaca dayalı ve hedef gözeterek silahlı saldırı düzenlemek sadece suç değil, evrensel hukuka göre insanlık suçudur. TEMA Vakfı olarak 950 bini aşkın çevre gönüllümüzle birlikte, her gün çevreyi korumak ve çocuklara daha yaşanabilir bir ülke bırakmak için çalışıyoruz. 1992 yılından bu yana, her zaman doğadan, yaşamdan ve yaşatandan yana olduk, olacağız. Yetkili tüm kurum ve kuruluşları, Coşkun çiftine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Yargının bu saldırıyı gerçekleştirenlere gereğini yapacağına inanıyor, Coşkun ailesine TEMA Vakfı olarak geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

“Öldürülen Büyüknohutçu Çifti unutulmasın”

TEMA Vakfı, “Gezegenimiz üzerindeki canlı yaşamını bütünüyle tehdit eden iklim krizi, gün geçtikçe derinleşerek etkisini artırıyor. Kalkınmayı yalnızca ekonomi bağlamında dikkate alan politikalar, insanın ihtiyacından fazlasına sahip olmasını merkezine alan sistem ve denetimden uzak üretim-tüketim süreçleri nedeniyle gezegenin sınırları göz ardı ediliyor. Tüm bu sebeplerle bugüne kadar ekosisteme geri dönüşü olmayan zararlar verildi ve verilmeye devam ediyor. Araştırmalar, toplumun en kırılgan kesimlerinin yaşamını sürdürdüğü alanların, enerji, maden, ulaşım gibi projeler sebebiyle en ağır çevresel sonuçlara maruz bırakıldığını ortaya koyuyor. Dünya süregiden sosyal adaletsizliğin, çevre adaletinin de sağlanamamasıyla birleşerek daha da derinleştiğine şahit oluyor. Dünyanın her yerinden çevre aktivistleri ise, iklim krizinin etkisini azaltmak üzere ormansızlaşmaya, arazi tahribatına, kirliliğe ve monokültür tarıma karşı mücadele ediyor. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşu Global Witness, 2020 yılında yayımladığı raporda, 227 yaşam savunucusunun yaşam haklarının elinden alındığını açıklamıştı. Kaybettiğimiz insanların çoğu yerli halklardan ve doğayla uyumlu yaşam sürdüren bireylerdendi. Türkiye’de de 2017 yılında ormanlarını korumak için verdikleri çevre mücadelesi nedeniyle uğradıkları silahlı saldırıda Büyüknohutçu çifti hayatlarını kaybetmişti. Günümüzde artık afet boyutuna ulaşan kazalarla (Şebinkarahisar ve Ayvalık’ta maden atık barajı kazası…) toprağa, havaya ve suya karışan ağır kirleticiler, en temel insan haklarından olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ihlal ediyor. Yerel halk, bir yandan çevre tahribatının yol açtığı sağlık sorunları, can kayıpları ve yoksullukla mücadele ederken bir yandan da yaşam alanlarını korumaya çalışıyor. Çanakkale’de, Bursa Kirazlıyayla’da, Antalya’da, Muğla Akbelen’de, Maraş’ta, Şırnak’ta, Bartın’da insanlar, çevre mücadelesinde yer aldıkları için, ağır maddi ve manevi bedeller ödüyorlar.” şeklinde konuştu.

 

TEMA VAKFI “Silahlı saldırı çevresel kaygıları arttırdı”
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!