“Kirliliğin Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti 138 milyar dolar seviyesinde”
Rapor, hava kirliliğinin yalnızca sağlık değil, ekonomi açısından da büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor. Kirliliğin Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti 138 milyar dolar seviyesinde. Temiz Hava Hakkı Platformu, bu kaybın önüne geçmek için çevre dostu kentleşme, sürdürülebilir ulaşım ve sanayi politikalarının şart olduğunu vurguluyor.

İSTANBUL VE ANKARA’DA DURUM “HASSAS” SEVİYEDE
Kirli hava yalnızca küçük şehirlerle sınırlı değil. Nüfusun büyük kısmının yaşadığı İstanbul ve Ankara gibi metropollerde de hava kalitesi “hassas” kategorisinde yer alıyor. Bu durum, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler için ciddi bir sağlık riski oluşturuyor.
PM2.5 İÇİN HÂLÂ YASAL SINIR YOK
Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, 2024 yılında partikül madde olarak nitelendirilen kirletici nedeniyle Türkiye genelinde 62 bin kişinin yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.
Uzmanlar, en zararlı hava kirleticilerden biri olan PM2.5 (Partikül Madde 2.5) için Türkiye’de hâlâ bir yasal sınır değer bulunmamasına dikkat çekiyor. Bu mikroskobik parçacıklar solunum yoluyla akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaşabiliyor, oradan da kan dolaşımına karışarak kalp-damar ve solunum hastalıklarına yol açabiliyor.
Çevre İçin Hekimler Derneği THHP Temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, konuyla ilgili şu uyarıyı yapıyor:
“Partikül madde kirliliği, dünyada her yıl yaklaşık 7,8 milyon erken ölüme neden oluyor. PM2.5 için bir an önce yasal sınır belirlenmeli. Türkiye, halk sağlığını korumak adına bu konuda daha fazla gecikmemeli.”

HER YIL 60 BİN HAYAT KURTARILABİLİR
Rapora göre, Türkiye’de hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sınırlar içine çekilirse, her yıl en az 60 bin erken ölüm önlenebilir. Bu da hem halk sağlığı hem de ekonomik kalkınma açısından büyük bir kazanım anlamına geliyor.

THHP: ÇÖZÜM MÜMKÜN, YETER Kİ KARARLI OLALIM
Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, sorunun çözülebilir olduğunun altını çizerek şu çağrıyı yaptı:
“Kentleşmeyi planlı ve doğayla uyumlu bir şekilde yönetebilirsek, hava kalitesini hızla iyileştirebiliriz. Bu hem insan hayatını kurtarır hem de ekonomiye olan büyük yükü azaltır. Kararlı adımlarla bu tabloyu değiştirmek elimizde.”



















