
Selim Ekmekçioğlu, İbrahim Iğnak ve Erman Atamer isimli 3 amatör denizci, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz’de film senaryolarına konu olacak kadar maceralı deniz yolculuğu yapmıştı. Selim Ekmekçioğlu, denizden dünyayı dolaşan az sayıdaki Türk’ten olmak için Sığacık’tan 2 Eylül 2017’te 13 metrelik yelkenli katamaranlarıyla (2 gövdeli tekne) yola çıkmıştı. Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusu’na açılan Murat Reis teknesinde bazen gençlerle bazen arkadaşlarıyla seyahat eden ziraat mühendisi Ekmekçioğlu, pek çok deniz macerası yaşadıktan 2 yıl sonra Malezya’ya ulaştı. Türkiye’ye uçakla dönen Selim Ekmekçioğlu seyahati eşi Şeyda Ekmekçioğlu ile tamamlamak istedi.

28 Aralık 2019 tarihinde Sri Lanka’ya doğru yelken açan Selim-Şeyda Ekmekçioğlu, Hint Okyanusu’nda 14 gün kaldı. Şeyda Ekmekçioğlu’nun rahatsızlanarak Türkiye’ye dönmesi üzerine dünya seyahatini tamamlamak üzere Denizde Arama Kurtarma (DAK/SAR) gönüllüsü İbrahim Iğnak ve usta yelkenci Erman Atamer tekneye katıldı. Dünya seyahatini tamamlamak için 10 Nisan’da geldikleri Mısır’da diplomatik nedenlerle reddedilen denizciler, teknenin yakıtının azalması üzerine dünyanın en karışık ülkelerinden Eritre’ye girmek zorunda kalmışlardı. Koronovirüs nedeniyle karaya çıkmamak şartını kabul eden 3 denizci 25 Nisan’da Eritre’nin Masawa limanında 2 asker tarafından alıkonuldu. Birleşmiş Milletler, 2004 yılında Eritre’yi kaygı verici ülke ilan etmişti. Tekne, küçük adalardan oluşan Kızıldeniz girişindeki alana çekilirken 3 denizciden haber alamayan ailelerin bekleyişi 57 gün sürdü.

Türk denizciliği açısından ilkler barındırıyor
Dünyanın en tehlikeli ülkelerinden Doğu Afrika’da ki Eritre’de sebepsiz şekilde tutulan 3 denizci, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun girişimleri, Türkiye’nin Cibuti Büyükelçisi Levent Şahinkaya ve Eritre Büyükelçisi Eritre Büyükelçisi Aykut Kumbaroğlu’nun çabalarıyla serbest kalmışlardı. Serbest kaldıktan sonra yelkenliyle 23 Haziran’da Cibuti’ye giderek Türk büyükelçiliğinden yardım isteyen 3 denizci yaşadıkları maceralar kadar değişik bir yöntemle Türkiye’ye dönüyor. Hem dünyada etkisini halen sürdüren pandemi hem de güvenlik sorunu nedeniyle yelkenliyle dönmeyen denizciler, büyükelçiliğin hazırladığı özel evraklarla ticari bir Türk gemisiyle yolculuk ediyor. Emekli kaptan ve Denizciler Dayanışma Derneği Başkanı Serdar Argıç’ın girişimleri ve çağrısı üzerine bölgede bulunan Türk bayraklı gemilerin yardıma gelebileceklerin bildirmesi istendi. Kaqtan Argıç’ın çağrısına ilk yanıt veren Kızıldeniz’de ki Cibuti limanında bulunan M/V İnce Kastamonu gemisi oldu. İbrahim Iğnak ve Selim Ekmekçioğlu’na, Dışişleri Bakanlığı’nın onayıyla ticari gemiye binmelerini sağlayan resmi ve özel izin belgesi verildi. Ticari gemilerde acil durumlar dışında gemi adamı ehliyeti olmayanların seyahat etmeleri yasak olduğu için Iğnak ve Ekmekçioğlu özel belgelerle bindi.

Türk denizciliğinde örneğine çok az rastlanan olay böylece pek çok ilki de gerçekleştirmiş olacak. Babası İbrahim Iğnak’ın güvenli bir deniz yolculuğuyla geleceğini söyleyen Ceren Iğnak Karalı, “Sıkıntılı günler geçiren babalarımıza yardım eli uzatan İnce Denizcilik ve geminin kaptanına çok teşekkür ederiz. Gerçek bir denizci dayanışması yaşıyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor. Yine uzun bir yolculuk olsa da güvenle geleceklerini bilmek güzel. Onlar kabul etmeseydi gelmeleri daha uzun sürecekti. Evini onlara açan Cibuti Büyükelçimiz Levent Şahinkaya’ya minnet borçluyuz” dedi. Şeyda Ekmekçioğlu, “yaşadığımız bunca olaydan sonra Türkiye’ye güvenli şekilde döndüklerini bilmek bizi çok sevindiriyor. Bu süreçte yanımızda olan herkese çok teşekkür ederiz” dedi.

“Denizlerdeki Türk bayraklı gemilerin değeri bilinmeli”
TMMDB 2. Başkanı ve İnce Denizcilik Teknik Müdürü Yaşar Canca, “Türk denizciliği için çok değişik bir olayın ardından iki denizcimizi getirme teklifini seve seve kabul ettik. 8-9 gün sürecek yolculuğun ardından İstanbul’a gelecek denizcilerimize destek olmak için elimizden geleni yapacağız. 3 Türk denizcisinin esaretlerinin son bulmasına çok sevindik. İnce Denizcilik’e ait Türk bayraklı İnce Kastamonu gemisinin yardım eli uzatması denizci ruhunun temelindeki yardımlaşma duygusunu kanıtladı. Açık denizler insanlığın ortak malı olsa da orada çalışan gemiler ve denizciler bayrağını taşıdığı ülkenin değeri ve temsilcileridir. Türk denizciliğinin ve Türk bayrağının değerinin bilinmesi gerekli. Açık denizler insanlığın ortak malı olsa da, orada çalışan gemiler ve denizciler, bayrağını taşıdığı ülkenin birer değeri ve temsilcileridir. Bizi yönetenlerin Türk armatörleri neden Türk bayrağından uzaklaşıyor sorusunu milli güvenlik sorusu olarak ele almasında fayda görmekteyiz. İnce Denizcilik olarak Dünyanın neresinde olursa olsun önce Türk insanlarının, sonra da tüm Denizcilerin yanında olduğumuzdan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.



















