Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesinin (NOAA) yayımladığı küresel verilere göre, kuzey yarımkürede temmuz sıcaklıkları, ay ortalamasının 1.54 derece üzerine çıkarak 142 yılın rekorunu kırdı.

Asyalılar temmuz ayında kayıtlara geçen en sıcak ayı yaşarken, Avrupa’da temmuz sıcaklığı 2018 yılının gerisinde kalarak ikinci oldu.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi yöneticisi Rick Spinrad, temmuzun genellikle yılın en sıcak ayı olduğunu belirterek, “Ancak bu rekor, iklim değişikliğinin dünyayı soktuğu rahatsız edici ve yıkıcı yolun göstergelerinden biri oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi, aylık raporlarının Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) geçen hafta yayımlanan iklim raporunda belirtilen uzun vadeli değişiklikleri yansıttığını kaydetti.
IPCC raporunda, önlem alınmadığı takdirde 21. yüzyılda 2 derecelik küresel ısınmanın aşılacağı konusunda uyarıda bulunulmuştu.
Öte yandan, ABD, uzmanların iklim şartlarının yol açtığı sıcaklık ve kuraklığa bağladığı orman yangınlarıyla mücadele ediyor. ABD Ulusal Kurumlar Arası Yangın Merkezi, bu yılın başından beri ülke genelinde çıkan 37 binden fazla yangında 3 milyon dönümü aşkın alanın kül olduğunu açıklamıştı.

Atmosfere saldığımız gazlar yüzünden sera etkisi giderek artıyor. Sadece yabancı bilim insanları değil, biz de grafikler yayınlıyoruz. 2015’te 29 ülkenin oy birliğiyle Uluslararası Enerji Ajansı icra direktörü pozisyonuna seçilen ve enerji konusunda dünyanın önde gelen otoriterlerinden biri olan Fatih Birol’un 8 Ekim 2018’de paylaştığı grafik her geçen gün dikkat çekmeye devam ediyor.

Öte yandan hava kirliliği, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın en büyük nedenleri olan kalabalık nüfusa sahip ülkeler doğanın yok olmasında rol oynayan başlıca sorumlular olmaya devam ediyor. Ayrıca dünyayı en çok kirleten ülkeler şöyle gösteriliyor.

Her bir vatandaşın önemli göreve sahip olduğu ülkemizde sel, orman yangınları gibi büyük afetlerin önüne geçmek için ise en başta iklim krizini ve küresel ısınmayı tetikleyen bazı adımlarda üstümüze düşen görevi yapmalıyız. En basit olarak CO2 salınımı artıran ve sera gazını tetikleyen sarı ampullerden vazgeçmeliyiz. Çöpleri ayrıştırmalı ve Karbon ayak izimizi en aza indirmeliyiz.

Eğer hiçbir önlem almadan yaşamaya devam edersek dünyamızın sonu kendi elimiz ile yakın bir tarihte gelecek. Her geçen yıl kuraklığın artmasıyla, doğal afetlerin daha belirgin etkilerine maruz kalmamız kaçınılmaz…
Yazı : Emirhan Taştan
İletişim İçin Twitter: @DenizinKartalI – @emrhntstn



















