Yazımın konusu Faik Sabri, eşi ve kızının 1933 yılında bir ticaret gemisi ile yaptığı yolculuk. Duran bu yolculuğu ilk kez Akşam gazetesinde haftada iki kez yayımlamış. Kendi deyişiyle kitabı çok takdir edilmiş ve sonunda “bu türlü teşvik ve iltifatların bir mahsulü olarak (kitap) meydana gelmiş. Sonuçta yolculuk 1934 yılında “İstanbul’dan Londra’ya … Şileple Bir Yolculuk” adıyla kitaplaştırılmış.
Kitabı bilinen bir eski kitap satış portalından edindim. 267 sayfalık, tam 86 yaşında bir eser. Eski kitap düşkünlerine duyurulur.
Kitaptan birkaç alıntı yapmak istiyorum;
“Şileple seyahate nasıl karar verdik: 25 Haziran ( 1933) Pazar…Gümrükte eşyalarımızın muayenesini bitirerek rıhtımdan sandala bindiğimiz vakit, çanta ve bavullarımızı vapura çıkarmak için bizimle beraber gelen İstanbullu bir genç hamal hayretle soruyordu:
Muhatabım büsbütün şaşırdı. Rıhtımda sıra ile dizili duran Stella d’Italia, Mede II gibi büyük lüks yolcu vapurlarını göstererek:
-Bu güzel vapurlarla niye gitmiyorsunuz? Bunlarda her akşam muzika var, dans var… dedi.
Adamcağız bize lazım olanın bu olmadığını bilmiyordu. Senelerce süren nihayetsiz çalışmaların sinirlerimize yığdığı yorgunluk yükünü dağıtmak, aylarca rahatsızlıkla geçen uykusuz gecelerin gidişini değiştirmek, başımızı biraz dinlendirmek, bol bol deniz havası teneffüs etmek için bu şilebin rahat ve sakin yolculuğunu, lüks vapurların etiketli salon hayatlarına ve kısa bir deniz seferinden sonra saatlerce sürecek bir tren sarsıntısına tercih etmiştik.
Duran kitabında yolculuk fikrinin nereden doğduğunu şöyle anlatır:
Bu fikri bize, burada işleri bittiği için memleketlerine dönmek isteyen, İngiliz kız mektebinin iki kız muallimi vermişti. Miss H.. ile Miss P.. Onlar koca sandıkları ile bu uzun yolculuğu mümkün olduğu kadar ucuza mal etmek için günlerce araştırmışlar, vapur acentalarını birer birer dolaşmışlar, nihayet Felemenk kumpanyasının bir şilebi ile yola çıkmaya karar vermişlerdi. Bizim de ailece, üç kişi bu tatili geçirmek üzere İngiltere’ye gitmek istediğimizi öğrenince:
Duran Ailesi’nin yolculuk yaptığı şilebin adı: Telamon, süvarisi Hollandalı Kaptan Bakker, baş çarkçısı M. De Berr, şilep 1928’de Almanya’nın Rostock Limanı’ndaki Neptune tezgahlarında inşa edilmiş, şilepte ticari yük mahallerine ilave olarak ikişer yataklı, 4 yolcu kamarası bulunmakta. 98 metre boyundaki geminin derinliği 14 m, makine gücü 1400 beygir, hızı 10-11 knots, dwt ise 3758’dir. ( Gemi 24 Temmuz 1942’de, Trinidad yakınlarında, U-160 tarafından torpillenmiş ve batmış)
Yolculuk 25 Haziran 1933’de İstanbul’dan başlar ve sırayla Dikili, İzmir, Yerakini ( Yunanistan), Pire, Girit, Kalamata, Katakolon, Kefalonya, Patras, Zante, Lizbon’a uğranır ve 24 Temmuz 1933’de Amsterdam’a varılır.
Amsterdam ve civarı gezildikten sonra 29 Temmuz 1933’de Londra’ya geçilir. 27 Ağustos 1933’e kadar yaklaşık bir ay İngiltere’de kalınır. Burada Duran, İngilizlerin kullandığı modern sistemleri kitabına aktarmıştır. Birkaç örnek mi istersiniz: asri yeniliklerle tertip edilmiş bir makascı ( tren) dairesi, yer altı istasyonlarında kendiliğinden inip çıkan merdivenler, kendiliğinden açılan kapılar, köy yollarında bile yer alan ve arıza anında kullanılan telefon kutuları, yaya geçitleri, otomobile takılı seyyar evler, otomatik açılan garaj kapıları, yer altı posta trenleri, radyo sergisinde teşhir edilen “television” makinesi gibi.
Aile geri dönüş yolunda: Paris, İsviçre, İtalya ve Milano yoluyla Venedik’e ulaşır. Venedik’ten 3700 tonilatoluk Abbazia adlı gemiyle Bari, Santi Quaranta (Arnavutluk), Korint Kanalı, Pire, Golos, Selanik, Kavala’ya uğrar ve 2 ay 12 gün sonra 6 Eylül 1933’de İstanbul’a varır.
D.B. Deniz Nakliyatı T.A.Ş.’de stajyer olarak bulunduğum dönemde, kontinant seferinden dönerken, şirket çalışanı bir bey ve ailesi Avrupa’nın bir limanından Konya gemisine katılarak böyle bir yolculuk yapmıştı. Ancak mevsim kış olduğu ve bu tip gemilerin aşırı yalpaları nedeniyle pek de güzel bir yolculuk yapmadıklarını şimdi hatırlıyorum. Aynı şirketin Amerika hattı gemilerinde de yolcular olduğunu duyardık. Günümüzde ticaret gemilerinde sadece gemi personeli için kamaralar tasarlanıyor. Ancak bu eşsiz kitap bize ticaret gemilerinde yolcu olmanın ne kadar da hoş bir şey olduğunu hatırlatıyor. Şimdi bu güzel fikri değerlendirmek de gemi sahiplerine düşüyor.
1930’ların Türkiye’sini, Avrupa’sını ve Türkiye’nin değerli bir coğrafyacısının bir ticaret gemisi ile seyahati ilginizi çekiyorsa bu kitap tam size göre.
Uluç Hanhan
Kılavuz Kaptan- uluchanhan@gmail.com
Kaynaklar
İstanbul’dan Londra’ya … Şileple Bir Yolculuk, Akşam Kitaphanesi, 1934, İstanbul
https://oorlogsgravenstichting.nl/persoon/5673/douwe-bakker
https://www.theshipslist.com/ships/lines/knsm.shtml
https://tr.wikipedia.org/wiki/Faik_Sabri_Duran
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…