
EKOKIRIM SUÇU
Etkisi geniş coğrafyalar ve nesiller boyunca devam edecek, geri döndürülemez tahribata yol açan doğa katliamlarının “ekokırım suçu” kapsamında değerlendirilmesi için iki yıldır mücadele ediyoruz. 28 Kasım 2023 tarihinde 28.000 ıslak imzalı dilekçe ile yurttaşın hazırladığı “Ekokırım Yasa Teklifi’ni, ceza hukukumuzun bir parçası olacak şekilde meclis dilekçe komisyonuna sunduk. Aynı gün mecliste bulunan siyasi partiler ve milletvekilleriyle görüşmeler yaptık. Mecliste heyetimizi CHP ve TİP genel başkan düzeyinde, DEM Parti ve Saadet Partisi grup başkan vekili düzeyinde, DEVA, İYİ Parti ve AK Parti milletvekilleri düzeyinde karşılayarak destek sözleri verdiler. CHP ve DEM Parti genel başkanları, yurttaşın hazırladığı ekokırım yasa teklifini mecliste destekleyeceklerini grup toplantılarında yaptıkları konuşmalarda kamuoyuna açıkladılar. Ocak ayından itibaren; hazırladığımız bu teklifin, mecliste yasalaşması için imza toplamaya devam ederek, partilerden aldığımız destek sözlerinin takibi yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Mart 2024’te yapılacak yerel yönetim seçimlerinde yer alacak adaylardan, kendi başına doğanın ve doğada yaşayan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyan ve doğanın yararına olan tutum ve uygulamalar sergileyeceklerini taahhüt ve beyan etmelerini isteyeceğiz.

Ekokırımın 5. Suç olarak kabul edilmesi
İklim Krizinin girdabı içinde, yeryüzündeki bütün halkların yeni normlara, değişimi tetikleme gücüne sahip yeni ve uygulanabilir kavramlara ihtiyacı var. Ekokırım Yasası ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde Ekokırımın 5. Suç olarak kabul edilmesi bu ihtiyaç için oldukça yaşamsal. Hem Türkiye’de hem de dünya genelinde yaşam savunucuları ve uluslararası dayanışmanın sonucu geçtiğimiz Kasım ayında, Avrupa Birliğinin 27 ülkesi, ekokırıma benzer suçların, her bir üye devletin iç hukukunda yasalaştırılması amacıyla karar aldı. İki yıl içinde, doğaya karşı sonucu bilinerek icra edilen, ağır tahribatlar yaratan, geniş alana yayılmış ve bir sonraki kuşakları etkileyecek şekilde geri döndürülemez nitelikli faaliyetlere sebep olan kişiler ceza hukuku kapsamında yargılanacak. Atılan bu adımın tüm dünya ülkelerine ve Türkiye’ye örnek olmasını umuyor, yasaların yazılı birer belge olarak kalmaması uygulamada etkili sonuçlar doğurmasını umut ediyoruz. Anayasa Mahkemesinin kararlarının hiçe sayıldığı bir coğrafyada, herşeye rağmen umudumuzu, toplumsal düzeyde desteklenen ve doğanın korunmasını esas alan bir mücadeleyi yasalaştırma irademizi beyan ediyor, hukukun üstünlüğüne inancımızı koruyoruz.
2024 yılında geniş coğrafyaları ve gelecek nesilleri olumsuz etkileyen, geri döndürülemez şekilde tahribata yol açan doğa katliamlarının son bulmasını istiyoruz.
Bu bağlamda;
Doğaya karşı işlenen suçların ekokırım yasalarıyla tanınması ve doğanın kendi haklarının korunması için mücadeleye devam edeceğimiz 2024 yılını Ekokırım Suçuna Karşı Mücadele Yılı ilan ediyoruz.
Şimdi yaşamı savunmak için mücadele zamanı, doğanın hakları var!



















