Geldikleri gibi gittiler. Bugün Çanakkale’nin işgalden kurtuluşunun yıldönümü. Çanakkale ilinin kurtuluşu 1922 yılının 18 Eylül tarihinden 26 Kasım tarihine dek sürüyor. Bu gün merkez ilçe ve Gelibolu’nun kurtuluşu. Sonuç olarak tüm ilin kurtuluşu tamamlanmış oluyor. Kutlu olsun..
18 Eylül 1922 Çanakkale / Biga
20 Eylül 1922 Çanakkale / Bozcaada
20 Eylül 1922 Çanakkale / Bayramiç
21 Eylül 1922 Çanakkale / Ayvacık
22 Eylül 1922 Çanakkale / Ezine
23 Eylül 1922 Çanakkale / Çan
25 Eylül 1922 Çanakkale / Lapseki
17 Ekim 1922 Çanakkale / Gökçeada
26 Kasım 1922 Çanakkale / Çanakkale
26 Kasım 1922 Çanakkale / Gelibolu
Mustafa Kemal Atatürk’ün, İstanbul’un işgal edildiği 13 Kasım 1918 tarihinde, güvertesinde; “Geldikleri Gibi Giderler!” diyerek Kurtuluş Savaşı’nın ilk işaretini verdiği 107 yaşındaki Kartal istimbotu 4 yıl önce hurda halinde Tuzla’da bulundu. Kartal İstimbotunu Kurtarma ve Yaşatma Platformu tarafından birebir yenilenen tarihi istimbot, 2021 yılında İstanbul Beşiktaş’ta müze gemi olarak tarihe tanıklığa devam edecek.
Bu bölgenin yani Türk Boğazları’nın yakın tarihimizde aslında üç ayrı zafer yani kurtuluş günleri var. Birincisi 9 Ocak 1916, yüz yıl önce Çanakkale Muharebelerinin sonunda en son İngiliz birliklerinin çekildiği gündür. İşgalcilerin saldırdığı çıkarma yaptıkları günler bilinir de bu pek bilinmez ve kutlanmaz. Hatta Çanakkale’de yenildiğimizi söyleyenler bile vardır. İkinci olarak; bu zafere, vatanı ve payitahtı korumak için düşmanı İstanbul’a geçirmeyen binlerce şehit ve gazilere rağmen Mondros Mütarekesi (ateşkesi) sonucunda işgal edilen vatan toprağını kurtarmak için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk ulusunun topyekun orduya dönüşmüş hali olan ulusal kuvvetlerce (kuvveyi Milliye) yapılan Türk Bağımsızlık Savaşı (İstiklal Harbi) ile bölgenin işgalcilerden bir kez daha kurtarıldığı yukarıda sıraladığım bu tarihler ve bugünün tarihi 26 Kasım 1922 (ile daha sonra 6 Ekim 1923 İstanbul’un Kurtuluşu da) vardır. Üçüncüsü ise silahsızlandırılan ve Boğazlar Komisyonuna teslim edilen Türk Boğazları Bölgesine Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi ile Türk askerinin tekrar girebildiği tarih olan 20 Temmuz 1936’dır. Bunlar zaman zaman birbirine de karıştırılıyor. Hatta 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferini Çanakkale’nin kurtuluşu ile karıştırmak gibi yanılgılar oluyor. Hepsi zaferdir, hepsinin kutlanmaları unutulmamaları gerekir.
ALİ CÖMERT
KILAVUZ KAPTAN
98 yıl önce bugün Anadolu’yu terk ettiler…Ali Cömert’in Kaleminden
Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl XV. (15.) kez düzenlenecek olan Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması’nın detayları belli oldu. Türk denizcilik sektörünün tasarım gücünü artırmak ve endüstriyel tasarıma olan ilgiyi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın bu yılki ana konusu “Römorkör Tasarımı” olarak belirlendi. Sektörün geleceğine yön verecek özgün projelerin yarışacağı organizasyon için son başvuru tarihi 4 Eylül 2026 olarak açıklandı.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.