Aksona Mehmet’in 57 yıllık Öğretmeni Denize Seslenişi
15 yaşında bir çocukken girdiğin aşk denilen bu koca deryalar içine ve bu muhteşem güzellikler içine iki dörtlük dizelerle duygularını anlatıp, gelecek nesillere armağan edemiyorsan, doğru tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna gidip duyularını çek ettirmen gerekiyor. Benim 57 yıllık öğretmenim ve okulum koca deryalar söylüyor bunu.! Günümüzde cehenneme çevirmeye çalıştığımız ve hala güzelliğini korumaya çalışan cennet Gökova’nın maviliklerinden selam olsun, güzel ülkemin ve yeryüzünün sevgi dolu yüreklerine.
Acı sularınla yoğurdun bizi ekmeklik hamurlar gibi
Ölü denizlerin arasında sallanıyor nazlı bir gelin gibi. Gökova açmış kucağını şefkatli analar gibi. Yine sen geldin aklıma derya gülleri gibi. Kaybolduk dalgalar arasında öksüz yavrular gibi. Kah dibinde kah yüzünde yunuslar gibi. Güzel nimetlerinle doyurmaktasın toprak anamız gibi. Hey bre koca deryalar, açarsın kucağını evlatların gibi. Bizleri sen var ettin, yaşatırsın çocukların gibi. Bizler senin ayrılmaz bir parçanız et ile tırnak gibi. Acı sularınla yoğurdun bizi ekmeklik hamurlar gibi. Dalgalarınla ninni söylersin bize uyuyan çocuklar gibi. Beyaz köpüklü dalgaların arasında martılarla selamlaşırız eski dostlar gibi.
Aksona Mehmet
Aksona Mehmet’in 57 yıllık Öğretmeni Denize Seslenişi
İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Recep Düzgit, 11 Ekim’de gerçekleştirilen organ seçimlerinin ardından çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Sandıktan çıkan iradeyi değerlendiren Düzgit, meclis üyelerine yönelik irade fesadı ve haksız oy temini iddialarına sert tepki göstererek, konuyu yargıya taşıyacaklarını ilan etti.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.