1. Haberler
  2. Genel
  3. Anadolu Arkeolojisinin Dayanılmaz Ağırlığı

Anadolu Arkeolojisinin Dayanılmaz Ağırlığı

3 kıtanın ortasındaki coğrafi konumuyla tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’da bilim insanlarının arkeolojik keşifleri dünyada ilgiyle izleniyor. 2021 yılında da dünyayı şaşırtacak arkeolojik keşiflere ev sahipliği yapan Anadolu’nun zenginliğini Prof. Dr. Şengül Aydıngün girişimiyle 71 uzman derledi. Prof. Dr. Rüstem Aslan, Prof. Neşe Atik, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Doç. Dr. Berkay Dinçer, Doç.Dr. Thomas Zimmerman, Doç. Dr. Hakan Öniz, Doç. Dr. Şahin Yıldırım, Nezih Başgelen, Dr. Alpay Pasinli gibi isimlerden oluşan heyet, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Eylül ayında tanıttığı Taş Tepeler Projesi içindeki Şanlıurfa Karahantepe’de insan başlı kült odasını en önemli arkeolojik keşif ilan etti. Şanlıurfa Sayburç’ta bulunan leoparlı insan kabartması ikinci, Aydın Magnesia Antik Kenti’ndeki Zeus Tapınağı keşfi ise üçüncü seçildi. Türkiye'de ilk kez alanlarında uzman 71 bilim insanı yıl boyunca gerçekleşen arkeolojik kazıları değerlendirdi.

featured
SANLIURFA'DA BULUNAN GOBEKLITEPE'DEKI DIKILI TASLARLA BENZERLIK GOSTEREN VE ILK BELIRLEMEYE GORE NEOLITIK DONEME AIT T SEKLINDE 250 DIKILITASIN BULUNDUGU KARAHANTEPE TURKIYE’NIN YENI YUZU OLMA YOLUNDA. KULTUR VE TURIZM BAKANI MEHMET NURI ERSOY, KATILDIGI BIR TELEVIZYON PROGRAMINDA “GOBEKLITEPE'YI GEZDIYSENIZ BILIRSINIZ ORADA T SUTUNLARIN ICLERINDE HAYVAN FIGURLERI VARDI. KARAHANTEPE'DE ISE INSAN FIGURLERI VAR. DUNYADA TEKRAR SES GETIREN YENI BIR KESFIMIZ OLACAK.”ACIKLAMASINDA BULUNMASI KENTTE HEYECAN YARATTI. FOTO:ALI LEYLAK-SANLIURFA-DHA
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. Şengün Aydıngün

“İlk kez uygulanan anket çok başarılı oldu”

Ülkemiz; UNESCO Dünya Mirası listesine giren Çanakkale Truva Antik Kenti, Nevşehir Göreme Millî Parkı ve Kapadokya, Çorum’daki Hitit başkenti Hattuşa, Adıyaman Nemrut Harabeleri, İzmir Efes Antik Kenti, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, Kars Ani Arkeolojik Alanı gibi 19 tarihsel zenginliğe sahip. Tarih boyunca medeniyetlerin kesiştiği Anadolu’daki en önemli keşiflerden Şanlıurfa’daki Göbeklitepe insanlık tarihini bilinenden çok daha eskiye 12 bin yıl öncesine kadar götürerek arkeoloji dünyasının dikkatini ülkemize çekmişti. Prof. Dr. Şengül Aydıngün, ülkemizin tarihsel değerlerini bir kez daha anlatmak için alanlarında söz sahibi 71 uzmana danışarak 2021 yılının en önemli keşif ve kazılarını bir araya getirdi. Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengün Aydıngün, “İlk kez uyguladığımız bu anket meslektaşlarımız arasında büyük ilgi gördü. Bizim çalışmamız genellikle 1-2 danışmanın karar verdiği değerlendirmelerle açıklanan sonuç değil. Bu nedenle çok daha sağlıklı değerlendirme yapıldığını düşünüyorum. Ülkemizin tarihsel zenginliklerinin anlatılması için çabalamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Tartışmasız ilk sırada: Karahantepe Neolitik Dönem Ören Yeri Kazıları

Bu yıl Türkiye’deki arkeolojik çalışmalar içinde Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesindeki Karahantepe Kazıları, çarpıcı sonuçlarıyla listenin ilk sırasına yerleşti. Kazılarda, Göbeklitepe ile çağdaş olan özel yapılar ve sırtında leopar taşıyan insan heykeli ortaya çıkmıştı. Bulunan birbirinden ilginç neolitik dönem eserleri ve heykeller Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenirken Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı törenle dünyaya tanıtılmıştı. Bu yılın arkeolojik açıdan çok verimli olduğunu söyleyen Karahantepe Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, kazılarla çapı 23 metreyi bulan bir kayaya oyma yapının açığa çıkarılmasıyla büyük bir mühendisliğin izini bulduklarını belirtmişti. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan, Karahantepe’nin insanlık tarihinin anlaşılmasında dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Aslan, “Karahantepe bulguları insanoğlunun, mimarlık, tasarım ve inanç dünyasıyla iç içe geçmiş serüvenin anlaşılmasında bir dönüm noktasıdır. Karahantepe, hiç kuşkusuz önümüzdeki kazı sezonlarda bizleri şaşırtmaya devam edecek.” dedi.

Düşüncel ve kavramsal bir Rönesans gibi uzanıyor: Sayburç

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç kırsalında bir evin bahçesinde bulunan Cilalı Taş Devri’ne (Neolitik Çağ) ait ören yeri listenin ikinci sırasına yerleşti. Bahçe duvarlarındaki dikilitaş parçalarında insanlar, leoparlar ve boğadan oluşan beş figürlük sahne ortaya çıkartıldı. Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ yerleşimi Sayburç, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Taştepeler projesinde yer alıyor. Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, tarih boyunca kabartma kültüründe konu anlatımının çok az olduğunu Sayburç’un bu yönüyle dünya tarihindeki yerini aldığını söyleri. Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, “Kabartma kültüründe şimdiye kadar genellikle tekil olaylar ve görseller verilirdi. Tarih boyunca konu anlatımı kabartmalarda çok enderdi. Sayburç’ta ise duvar boyunca panorama gibi giden o dönem için düşüncel ve kavramsal rönesans diyebileceğim bir tablo gibi uzanıyor. Yani kabartmadaki işçiliğin dışında sahnenin anlatımı çok müthiş. Kabartmadaki boğa, aslan ve insan şekilleri çok önemli. Düşüncel bir olay sahnelenmiş ve çok heyecan verici. Bunu bir evin bodrumunda bulunması beni Göbeklitepe kadar heyecanlandırdı.” dedi.

En büyük iyonik tapınaklardan biri: Magnesia

Aydın’ın Germencik ilçesindeki Magnesia Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda ortaya çıkartılan yaklaşık 2250 yıllık Zeus Tapınağı üçüncü sırada yer aldı. Zeus Tapınağı, antik kentin 26 bin metrekareye yayılan kutsal agorasında(meydanda) 4 metrelik dolgunun altında bulundu. Magnesia’daki Artemis Tapınağı, Efes, Didim ve Sardes’tekinin ardından Anadolu’da bilinen en büyük dördüncü İyonik tapınağı.

İşte Anadolu’nun diğer zenginlikleri

Muğla’nın Datça ilçesindeki Knidos Antik Kentinde Roma Dönemi’ne tarihlenen mermer heykel başları, Gümüşhane’deki Satala Antik Kenti’nde Urartulara ait savaşçı kemeri, İstanbul Beşiktaş’taki 46 adet kurgan mezarı ve M.Ö 5000’li yıllara ait çömlekler, Kütahya Çavdarhisar’da Aizanoi Antik Kenti’nde mitolojideki aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite ile şarap tanrısı Dionysos heykellerine ait başlar, Muğla Milas’taki Euromos Antik Kenti’nde Arkaik dönem için önemli Kuros heykelleri, Diyarbakır Ambar Höyük kazılarındaki Gre Fılla’nın da mezarlık işlevi, İzmir Dikili’deki mağarada Geç Yontma Taş Devri’ne ait 14 bin yıllık taş aletler ve kemik buluntuları, kazı başkanları, müze müdürleri ve arkeologlar tarafından seçildi.

Arkeolog Nezih Başgelen, “Diyarbakır’daki Ambar barajından etkilenecek vadideki üç höyükte Prof. Dr. Tuba Ökse yönetiminde yapılan titiz kurtarma kazıları çok ilginç sonuçlar verdi. Ambar Çayı’nın yukarı havzasının MÖ 9. binden itibaren Göbeklitepe kültürü benzeri bir yerleşim bölgesi olduğu anlaşıldı. En eski yerleşimin Gre Fılla’da Çanak-Çömlek Öncesi Neolitik dönemde başladığı, Erken Seramikli Neolitik dönemde Ambar Höyük ve Kendale Hecala’ya da yerleşildiği tespit edildi.   Gre Fılla IV’ te MÖ 9300-7550 yılları arasında kullanılan yaklaşık 3.5 m kalınlıkta arkeolojik dolguda oval ya da köşeleri yuvarlatılmış dörtgen planlı çukur yapılar ve bunları çevreleyen dörtgen planlı konutlar açığa çıktı. Oval yapılarda bulunan ilginç insan ve hayvan heykelleri dikili taşlar, havanlar, falluslar ile üst üste her tabakada yenilenmiş sıvı ve katı madde sunakları, bu yapıların ritüel etkinliklerinde, topluluk tarafından ortaklaşa kullanıldığını göstermekte” dedi.

 

8 kez gömülen cenazeler, Beşiktaş kurgan mezarlığı, Tunç çağı Avrasya göçebeleri

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Tuba Ökse, çalışmamızda listeye giren Diyarbakır Gre Fılla buluntuları, İstanbul Beşiktaş kazıları ve İzmir Dikili’deki mağarayı değerlendirdi. Prof. Dr. Ökse, “Diyarbakır’da Ambar Barajı’ndan etkilenen Gre Fılla’da, MÖ 9300-7500 yıllarında kullanılan oval planlı çukur yapılar, dört payenin taşıdığı ahşap çatı ile kapatılmış, içlerine steller, phallus heykelleri, oturma sekileri, çeşitli taş sunaklar ve insan betimleri yerleştirilmiştir. Bu yapılar, çevrelerindeki konutlarda yaşayan topluluğun ortak alanlarıdır ve kolektif olarak sekiz-on kez gömülüp tekrar inşa edilmiştir. İstanbul’da Beşiktaş’taki metro istasyonu kazısında ortaya çıkan kurgan mezarlığı, şimdiye kadar Marmara Bölgesi’ndeki varlıkları bilinmeyen Tunç Çağı Avrasya göçebelerinin Marmara bölgesindeki varlığını ortaya çıkaran yeni bir keşiftir. MÖ 3500-1200 yılları arasına tarihlenen kurganların en yakın benzerleri Kafkasya ve Kuzey Karadeniz steplerinde yaşamış göçebe topluluklara aittir. İzmir’in Dikili ilçesinde bulunan mağara, Ege Bölgesi’nde ilk yerleşik yaşamın Eski Önasya’da olduğu gibi, MÖ 12. Binde başladığını ortaya çıkarmıştır. İnsanlığın, dünyayı etkileyen uzun süreli kurak ve soğuk iklim dönemine uyum sağladığı Epi-Paleolitik dönemde yerleşik yaşama geçtiği bölge sadece Doğu Akdeniz ve Kuzey Mezopotamya ile sınırlı olmayıp, Ege bölgesinde de eşzamanlı olarak yaşanmıştır.” dedi.

 

Listeye girmese de önemiyle dikkat çeken çalışmalar

Ayrıca, Kadıköy’ün M.Ö. 5. yüzyıldan erken Cumhuriyet dönemine kadarki tarihine ışık tutan Haydarpaşa kazıları, Uşak Blaundos Antik Kenti, Mardin Dara Antik Kenti, Diyarbakır-Mardin karayolu üzerindeki Zerzevan Kalesi, Aydın’daki Alabanda Antik Kenti, Van Edremit Pers nekropolü, İzmir Tisna Antik Kenti, Karabük’teki Hadrianapolis Antik Kenti, Muğla Beçin Kalesi, Muğla Bodrum Halikarnassos Surları, Burdur Gölhisar’daki Kibyra Antik Kenti, Muğla Milas’ta Latmos Dağı’nın önemine değinildi.

Ankete katılan Bazı Müze Müdürleri, Kazı Başkanları ve akademisyenler

Çalışmayı Prof. Dr’lar Rüstem Aslan, Göksel Sazcı, Mehmet Özdoğan, Daniş Baykan, Mehmet Tekocak, Engin Akdeniz, Yücel Şenyurt, Neşe Atik, Zeynep Erdem, Ertekin Doksanaltı, Tuba Ökse, Doç. Dr’lar Thomas Zimmermann, Berkay Dinçer, Thomas Zimmerman, Şahin Yıldırım, Hakan Öniz, Davut Yiğitpaşa, Akın Temur, Ahmet Bilir, Abuzer Kızıl, Dr’lar Alpay Pasinli, Nezih Başgelen, Ahmet Boratav, müze müdürleri Rahmi Asal, Rıdvan Gölcük, Serkan Gedük, Seher Türkmen ile İstanbul Arkeologlar Derneği Başkanı Gülbahar Baran Çelik gibi uzmanlar yaptı.

İşte Türkiye’nin 2021 Arkeolojik Keşif Listesi

Şanlıurfa Karahantepe Kazılarında insan başlı kült odası,  Şanlıurfa Sayburç’ta ele geçen leoparlı insan kabartması,  Aydın Magnesia Antik Kenti’ndeki Zeus Tapınağı’nın keşfi, Muğla Knidos antik kentindeki mermer heykel başları, Gümüşhane Satala Antik Kentinde ele geçen Urartu Bronz Kemeri, İstanbul Beşiktaş Kazılarındaki Kurgan Mezarlar, Kütahya Aizanoi  Afrodite ve Dionisos heykel başları, Muğla Euromos Arkaik Dönem Kuros heykelleri, Diyarbakır Gre Fılla kutsal alanı, İzmir Dikili’de Paleolitik Mağara’nın keşfi.

Anadolu Arkeolojisinin Dayanılmaz Ağırlığı
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!